Adana’da 6 ayrı medeniyete ev sahipliği yapan, dünyada halen kullanımda olan en eski iki köprü olarak bilinen Taş Köprü ve Misis Köprüsü, bin 700 yaşında bile ilk günkü gibi görkemi ile ayakta duruyor.

Adana'nın gerdanlıkları, Taş Köprü ve Misis Köprüsü

Adana’nın ortasından geçen Seyhan nehri üzerinde kurulan, Seyhan ve Yüreğir’i birbirine bağlayan Taşköprü ile 20 kilometre ilerideki Misis ilçesinden geçen Ceyhan Nehri üzerinde kurulu bulunan Misis Köprüsü, geçmişten bugüne Çukurova’nın en değerli iki tarihi mirası olarak dikkat çekiyor. Misis Köprüsü, Lokman Hekim’in ölümsüzlük iksirini düşürdüğü yönündeki efsane ile biliniyor. Roma, Bizans, Abbasi İslam, Haçlı, Ermeni, Ramazanoğlu ve Osmanlı dönemlerine tanıklık eden bu iki köprü, bugün Adana’nın çifte antika gerdanlığı olarak göz kamaştırmaya devam ediyor.
 
Araştırmacı tarihçi Cezmi Yurtsever, Lokman Hekim hikayesinin doğduğu yerin Misis olduğu belirtirken, ”Lokman Hekim Misis Köprüsü’nden giderken, karşısına Cebrail geliyor. Konuşmaya başlıyorlar. Lokman Hekim çok sevinçli ölüme çare bulduğunu düşünüyor, defter ise koltuğunun altında. Cebrail aniden kanat çırpıyor defter ise suya düşüyor. Bir zaman sonra ırmak sahilinde, kitabın kağıt parçaları bulunuyor. Orada yazılı olan sözler bugünkü tıbbın kaynağı diyebiliriz. Ölüme çare bulunan yerin Misis olduğu anlatılır tarihi kaynaklarda" ifadelerini kullandı. 

DÜNYADA HALEN KULLANIMDA OLAN EN ESKİ İKİ KÖPRÜ 

Araştırma tarihçi Cezmi Yurtsever, "Ceyhan Nehri üzerindeki Misis Köprüsü, antik dönem paralarına göre milattan sonra 250’li yıllarda yapıldığı hakkında bilgiler var. Adana Taş Köprüsü ise milattan sonra 380 yıllarda yapıldığı biliniyor. Bu köprüler bin 700 yıldan beri kervanların geçtiği tarihin yaşandığı dünyanın en eski köprüleridir" dedi. 

"TAŞ KÖPRÜ VE MİSİS KÖPRÜSÜ 6 AYRI MEDENİYET GÖRDÜ" 

Taş Köprü ile Misis Köprüsü’nün 6 medeniyete ev sahipliği yaptığını anlatan Yurtsever, "Bin 700 yıllık tarihi boyunca, Roma, Bizans, Abbasi İslam, Haçlı, Ermeni, Ramazanoğlu ve Osmanlı dönemlerinde, bu iki köprü ev sahipliği yapmıştır. Bu köprülerin medeniyetlerin hatıraları vardır, Taş Köprü’nün sırtında 1840 yıllarda tadilat sırasında o zamanki Osmanlı bayrağı taş üzerinde oraya konulmuştur. Bu da bayrak sevgisini anlatıyor" diye konuştu. 

"YERLİ HALK KÖPRÜNÜN DEĞERİNİ BİLMİYOR" 

Adana’da yaşayan Samet Yıldız, "Eski bir köprü, yerli insanlar pek değerini bilmese de, il dışından yırt dışından insanlar gelip gördüğünde güzel diyor. Şehir dışında akrabalarımız geldiğinde bu köprünün hakkını siz veremiyorsunuz diyor. Tarihi değerlerimize zarar veriliyor. Bu topraklarda yaşayan insanlar tarihe sahip çıkma lazım" dedi. 
Çocukluğundan bu yana Yüreğir ilçesine bağlı Misis Mahallesi’nde yaşayan 66 yaşındaki Mehmet Yılmaz, Misis Köprüsü’nün hikayesini şöyle anlattı: 
"Lokman Hekim dağın eteğine giderken, ilaç aramaya çıkıyor. En sonunda ölüme çare buluyor. Bunun üzerine Cenabı Allah, Cebrail Aleyhisselama ölüme çare bulunduğunu söylüyor. Cebrail Aleyhisselam köprünün ortasında Lokman Hekimi yakalıyor. ’Sen nereye gidiyorsun?’ diye soruyor. ’Lokman Hekim ölüme çare bulmuş gidiyorum’ diyor. Sonra Cebrail Aleyhisselam, kanadıyla kitaba vuruyor ve kitap ırmağa düşüyor" dedi. 

"TAŞ KÖPRÜ’NÜN 7 GÖZÜ KENTİN ALTINDA KALDI" 

Adana’nın simgesi olarak kabul edilen Taş Köprü, Roma döneminde yapıldı. Seyhan Nehri üzerinde, Adana kent merkezinde bulunan köprü, Seyhan ile Yüreğir ilçeleri birleştiriyor. Yaklaşık bin 650 yıllık tarihi olan köprü, 21 gözlü ancak 7 gözünün toprak altında kalmasıyla halen 14 gözlü olarak hizmet veriyor. 2007 yılında restore edilen köprü bu tarihte araç trafiğine kapatıldı. 

MİSİS KÖPRÜSÜ 
Ceyhan Nehri üzerinde, Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Misis Beldesinde yer alan Misis Köprüsü ise bin 700 yıllık tarihi ile dikkat çekiyor. Lokman Hekim’in ölümsüzlük ilacını bulduğu ve bu ilacı yazdığı kağıdı Misis Köprüsü üzerinden geçtiğinde Ceyhan Nehri’ne düşürmesi üzerine köprü halk arasında ‘Ölümsüzlük Köprüsü’ adını aldı. Köprü araç ve yaya trafiğine açık şekilde hizmet veriyor.
OGÜNhaber