Bu hafta vizyona giren filmleri sizler için derledik.

Vizyonda bu hafta

İşte o filmler: 

Aile Oyunları, babasının evliliğini engellemeye çalışan genç bir kadının hikayesini anlatıyor. Sloane’nun babası Roan yeniden evlilik hazırlığındadır. İkinci baharını yaşayan Roan ne kadar heyecanlı ise Sloane da bir o kadar mutsuzdur. Babasının evlenmesine karşı olan Sloan bu evliliği engellemeye kararlıdır. Evliliği sabote etmek için sevgili Barret ile birlikte çocukluğunun geçtiği eve geri döner. Roan ve müstakbel eşi Kathryn bu ziyaretten oldukça memnundur. Çift, misafirlerini en güzel şekilde ağırlamak için ellerinden geleni yapar. Fakat bu beklenmedik ziyaret aile sırlarının ortaya çıkmasına ve şaşırtıcı olayların yaşanmasına neden olur.

Suzuya Bobo’nun ilk yönetmenlik deneyimi olan Aile Oyunları’nın oyuncu kadrosunda Megan Boone, Larry Bryggman, Derek Cecil, Alison Fraser gibi isimler bulunuyor. Senaryosunda yönetmen ile birlikte James Kaelan’ın imzasının bulunduğu dram türündeki yapımın görüntü yönetmenliğini Andreas von Scheele üstleniyor. Filmin müzikleri ise Jake Staley’e ait. 

Cesur Savaşçılar

Cesur Savaşçılar, gerçek bir hikayeden uyarlanıyor. MS 754 yılında Kuzey Avrupa iki dünyaya bölünmüş durumdadır. Frizler, Saksonlar ve Danimarkalılar nehirlerin üzerinde yaşarken, Franklar nehrin alt kısmında yaşamaktadır. Onların artık tek bir amacı vardır; o da Romalıların bile başaramadığı şeyi başarmak, tüm Avrupa’yı fethetmek. Yahudi olmayan herkesi köleleştirmek için yeni bir silah bulmuşlardır: Hristiyanlık. Hedefleri ise Frizler’in kralı Aldigisl’in hüküm sürdüğü Avrupa’nın ana ticaret merkezidir. “Black Sails” ve “Inhumans” dizilerinde yönetmenlik yapmış olan Roel Reiné’nin yönetmen koltuğunda oturduğu filmin kadrosunda “Better Call Saul”un yıldızı 5 Emmy adayı Jonathan Banks, bu sene “Suspiria” yeniden çevriminde izleyeceğimiz Renée Soutendijk, Danimarka yapımı “Borgen” dizisinden tanıdığımız Søren Malling, Gijs Naber, Britte Lagcher, Tibo Vandenborre, Teun Kuilboer, Lisa Smit, Huub Stapel, Loes Haverkort, Derek de Lintve Egbert Jan Weeber gibi isimler yer alıyor. Filmin senaryosunda ise Alex van Galen’in imzası bulunuyor. 

Dokunma Bana

68. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı kazanan Touch Me Not / Dokunma Bana bedeni algılama ve kullanma üzerine belgesel kurmaca bir film. Yönetmen Adina Pintilie ilk uzun metrajlı filminde işin içine kendisini dahil ederek oyuncuyla yer değiştiren, oyuncuyla kurduğu mesafenin sınırlarına bedeni de dahil ederek çözüm bulmaya çalışıyor gibi. Film beden ekseninde dönen ama fazlasıyla duygusal septomlar barındıran bir yapım. Bedenin kullanımını seyirciyle beraber aşmaya çalışan oyuncular sundukları her deneyim karşısında seyirciden farklı tepkiler almaya açık bir platform yaratıyorlar.Filmin en ilginç karakteri bana göre Laura. Kimseyle bedensel bir yakınlığa giremeyen ve bunun acısını her daim yaşayan ve takıntı haline getiren Laura bunu aşmak için çeşitli yöntemler deniyor. Geçmişinden taşıdığı travmaları olan Laura izleme, takip, konuşma, dokunmaya çalışma seanslarıyla bunu... 

Eski Evdeki Büyülü Saat

Eski Evdeki Büyülü Saat, gizemli amcasının yanına taşınması ile büyülü bir dünyaya adım atan bir çocuğun hikayesini konu ediyor. 10 yaşındaki Lewis Barnavelt, ailesinin ölümünün ardından gizemli amcası Jonathan’ın yanına Michigan’a gönderilir. Amcasını tanımaya çalışan Lewis, kısa sürede onun bir büyücü olduğunu keşfeder ve büyülü bir dünyaya adımını atar. Lewis de büyücülüğü öğrenmeye başlar ancak bu güç sadece iyi insanların elinde değildir. Kötü bir büyücü olan Isaac Izard, kıyametten sonra neler olacağını merak etmektedir. Bunun için de kıyamete neden olmak ister. Lewis, Isaac Izard’ın bu isteğini öğrenmiştir. Isaac, amacını gerçekleştirmek için kara büyülü bir saat yapar. Saat var olduğu sürece ilerleyecek ve kıyamet gününe gün sayacaktır. Saati Jonathan’ın evine saklayan Isaac, zaman dolmadan önce ölür. Lewis ve amcası Jonathan zaman dolmadan ve saat Isaac’ın karısı Selena’nın eline geçmeden onu bulmak zorundadır.

Komedi filmlerinin sevilen yüzü Jack Black ve iki Oscar ödüllü Cate Blanchett’ı buluşturan filmin başrolünde Owen Vaccaro yer alıyor. Yönetmen koltuğunda "Clown", "Otel" ve "Ayin" gibi filmleriyle tanınan Eli Roth’un oturduğu filmin senaryosunu ise Eric Kripke kaleme alıyor. 

Gece Dünyayı Yuttuğunda

Gece Dünyayı Yuttuğunda, yaşayan ölülerin istilasından kurtulmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatıyor. Şiddetli bir partiden sonraki gece bir apartman dairesinde uyanan Sam oldukça öfkelidir. Olanlar hakkında hiçbir fikri yoktur. Çevresinde, sokaklarda ondan başka kimse yoktur ve Paris sokakları yaşayan ölüler tarafından işgal edilmiştir. Peki sadece bir gecede bu durum nasıl gerçekleşmiştir. Korkunç bir gerçekle yüz yüze kalan Sam ne yapacağını şaşırır haldedir. Korku içerisinde kalan genç adam kaldığı binanın içerisine barikat kurarak kendisini yaşayan ölülerden korumaya çalışır. Fakat bu sandığı kadar kolay değildir. İstilanın yanı sıra sessizlik ve yalnızlık içerisinde ne kadar süre dayanabileceğini düşünen Sam gerçekten istiladan kurtulabilen tek kişi midir?

Dominique Rocher’ın ilk uzun metraj çalışması olan Gece Dünyayı Yuttuğunda’nın senaryosunu yönetmen ile birlikte Jérémie Guez ve Guillaume Lemans kaleme alıyor. Pit Agarmen’in romanından uyarlanan filmin oyuncu kadrosunda Anders Danielsen Lie, Golshifteh Farahani, Denis Lavant, Sigrid Bouaziz gibi isimler yer alıyor. Görüntü yönetmenliğini Jordane Chouzenoux’un üstlendiği filmin müzikleri ise David Gubitsch’e ait. 

Göktaşı

Göktaşı’nda, yağmur duasına çıkan Trakyalılar umduklarından bambaşka bir şeyle karşılaşırlar. Trakya’da Günebakan köyünde yaşayanların en büyük derdi kuraklıktır. Kuralıktan kurtulmanın yollarını arayan köy halkı, yağmur duasına çıkmaya karar verir. Dualar edilir edilmez tüm gözler semaya çevrilir. Herkesin gözü yağacak yağmurdadır. Fakat onlar beklediklerinden bambaşka bir şeyle karşılaşırlar. Gökten yağmur yerine göktaşı parçaları düşer. Herkes şok içerisindedir. Amerikalı, Alman ve Rus ajanlar inceleme yapmak için köye akın etmeye başlar ve incelemek için köylülerden aldıkları göktaşları için ciddi ücret öder. Köyün muhtarı İsmet ise bu işten yararlanmaya kararlıdır ve çeşitli kurnazlıklarla halkın sattıklarından bağış toplar. Halk bir yandan ajanlara yüksek fiyatlarla göktaşlarını satmaya çalışırken bir yandan da muhtarın yaptığı kurnazlıklarla uğraşır. Bu sırada muhtarın şarkıcı olma hayalleri kuran oğlu Bahadır, köye haber yapmaya gelen muhabir Ceylan’a gönlünü kaptırırı. Günebakan köyü bu zamana kadar böyle bir curcuna yaşamamıştır. 
Caner Erzincan’ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği komedi türündeki filmin oyuncu kadrosunda Şafak Sezer, Ayhan Taş, Bülent Çolak, Tuna Orhan gibi isimler yer alıyor. 

Halef

Halef, yaşadığı travma sonucu yıllar önce ayrıldığı evine dönen genç bir adamın karşılaştığı sürpriz sonucu değişen yaşantısını konu ediyor. Mahir, portakal hasadı için Adana’ya yıllardır uzak kaldığı ailesinin yanına gider. Fakat gittiğinde büyük bir sürpriz onu beklemektedir. Abisinin yıllar önce kaybeden Mahir evde abisinin reenkarnasyonu olduğunu iddia eden Halef ile tanışır. Durumu saçma bulan Mahir başlarda Halef’e uzak durmaya çalışır. Fakat Halef’in çocukluklarına dair anlattıkları şeyler Mahir’in kafasının bir hayli karışmasına neden olur.

Murat Düzgünoğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Muhammed Uzuner, Baran Şükrü Babacan, Güler Ökten gibi isimler yer alıyor. Senaryosunda yönetmen ile Melik Saraçoğlu’nun imzasının bulunduğu dram türündeki filmin görüntü yönetmenliğini Şafak Ildız üstleniyor. 

İstikamet: Düğün

İstikamet Düğün, davet edildikleri bir düğünde tanışan Frank ve Lindsay’nin hikâyesini konu ediyor. Frank ve Lindsay davet edildikleri düğüne katılmak zorunda olan iki kişidir. Düğüne dek birbirlerini tanımayan bu kadın ve erkek, ortak bir paydada buluşmaktadır. İkisi de duygusal olarak hasarlı ve aşka küskündür. Daha ilk görüşte birbirlerinden nefret eden Frank ve Lindsay, bütün hafta sonunu birlikte geçirmek zorunda kalır. Bu süreç birbirlerinden hiç hoşlanmamalarına rağmen ikisinin arasında bir çekim oluşmasına vesile olur. Peki edindikleri deneyimlere rağmen yine de umuda bel bağlamak yerinde bir karar mıdır, yoksa tekrarlanan bir hatadan mı ibaret olacaktır? 

Romantik komedi türündeki "Destination Wedding"in yönetmenliğini ve senaristliğini Victor Levin üstleniyor. "Matrix"in Neo’su olarak tanınmasının ardından son dönemde John Wick serisi ile fırtınalar estiren Keanu Reeves ve "Stranger Things" ile yeniden gündeme gelen emektar oyuncu Winona Ryder’ın başrollerini üstlendiği filmin kadrosunda Dj Dallenbach, Greg Lucey, Ted Dubost gibi isimler yer alıyor. Filmin görüntü yönetmenliğini ise Giorgio Scali üstleniyor. 

Karanlıkla Karşı Karşıya

Karanlıkla Karşı Karşıya, kenti ele geçirmeyi planlayan bir örgütü durdurmaya çalışan bir dedektifin hikayesini anlatıyor. Ron Stallworth, Colorado’da yaşayan Afro-Amerikan bir polis memurudur. Ortağı Flip Zimmerman ile birlikte çalışmaktadır. İkili Ku Klux Klan’ı durdurmak için mücadele vermektedir. Ron, örgütün şehri ele geçrime girişimlerini engellemek için gizlice örgütün içine sızmaya çalışır. Grupla iletişime geçen ve aşırı ırkçı biri gibi davranan Ron sonunda amacına ulaşır. Grubun toplantılarına katılmaya başlayan Ron, Klan’ın büyük kurucusu ile yakın ilişki kurar. Genç adam Ku Klux Klan’ına başarıyla sızmakla kalmayıp, yerel bölümün de başına geçer. Bu sırada Stallworth’un kimliğine geçen ortağı Zimmerman, ölümcül bir komployla ilgili bilgilere ulaşır. Peki Afro-Amerikan bir polis memuru, beyaz üstünlüğünü savunan bir örgütün içinde kimliğini gizli tutmayı nasıl başaracaktır? 

Gerçek bir hikayeden uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Malcolm X”, “25. Saat” ve “İçerideki Adam” gibi filmlerle tanınan 2 Oscar adayı Spike Lee oturuyor. Star Wars evreninin Kylo Ren’i Adam Driver ve “Ballers” dizisiyle tanıdığımız John David Washington başrolü paylaştığı filmin kadrosunda Topher Grace, Laura Harrier, Ryan Eggold, Jasper Pääkkönen gibi isimler yer alıyor. 

Kayıp Aranıyor

Kayıp Aranıyor, kaybolan kızını bulmak için bilgisayar üzerinden araştırmaya başlayan bir babanın yaşadıklarını konu ediyor. David Kim’in 16 yaşındaki kızı kaybolunca, yerel soruşturma açılıp davaya dedektif atanmıştır. Dedektiflerin araştırmaya başlamasından 37 saat sonra David kimsenin bakmadığı bir yeri araştırmaya karar verir. Bütün sırların saklandığı yer kızının bilgisayarıdır. Kızının bilgisayarı kurcalayan çaresiz baba, kızının kişisel dünyasına da giriş yapar. Bilmediği sırlarla karşılaşan adam, tamamen yok olmadan önce kızını bulmak için onun geride bıraktığı dijital ipuçlarını takip etmelidir...

Yeni nesil Star Trek serisinin Sulu’su olarak tanınan John Cho’nun başrolünü üstlendiği filmin yönetmen koltuğunda Aneesh Chaganty oturuyor. Senaryosunu yönetmen ile birlikte Sev Ohanian’ın kaleme aldığı filmin kadrosunda Debra Messing, Michelle La, Joseph Lee, Sara Sohn, Dominic Hoffman gibi isimler yer alıyor. 

Küçük Ayak

Küçük Ayak, bir efsane olduğuna inanılan insanların gerçek olduğu keşfeden bir yetinin hikayesini anlatıyor. Migo adındaki genç ve zeki bir yeti, “küçük ayak” olarak bilinen insanların varlığına inanmaktadır. Migo, bu fikrinde diretse de kimseyi kendine inandıramaz. Yeti topluluğu küçük ayakların sadece bir efsane olduğunu düşünür. Ancak günün birinde beklenmedik bir şey olur ve karşısına bir insan çıkıverir. Bir küçük ayak bulduğu haberi sevimli yetimize ün kazandırmanın yanı sıra sevdiği kızın kalbini kazanma şansını da sunar. Ancak bu yeni keşif, sakin yeti topluluğunu, karlı köylerinin ötesindeki büyük dünyada neler olabileceğine dair bir kargaşaya sürükler... Sergio Pablos’un “Yeti Tracks” adlı kitabından uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Karey Kirkpatrick ve Jason Reisig ikilisi oturuyor. Sevimli animasyon filmin orijinal seslendirme kadrosunda Channing Tatum, James Corden, Zendaya, Common, LeBron James, Gina Rodriguez, Danny DeVito gibi isimlerin yer alıyor. Senaryosunu ise John Requa, Glenn Ficarra ve Kirkpatrick’in kaleme aldığı filmin müzikleri Heitor Pereira’ya ait. 

Üç Tepe

Üç Tepe, gerçek bir aile olabilmek için kız arkadaşı ve onun oğlu ile birlikte tatile çıkan genç bir adamın hikayesini anlatıyor. Aaron’ın kız arkadaşı Lea ile birlikte mutlu bir beraberliği vardır. Genç adam, kız arkadaşının 8 yaşındaki oğlu Tristan’a da kendini sevdirmek için elinden geleni yapar. Lea ve Tristan ile birlikte gerçek bir aile olmayı isteyen Aaorn, güzel bir tatil planı yapar. Aaron bu tatilin çocukla yakınlaşmak ve hayatlarında yeni bir başlangıç yapmak için bir vesile olacağını düşünür. İtalya’daki Dolomit Dağları’na giden üçlü bir arada keyifli zamanlar geçirmeye başlar. Ancak kısa süre içerisinde Aaron ve Tristan arasına gizli bir güç oyunu başlar. Çocuğa kendisini sevdirmeye çalışan Aaron, onu Üç Tepe bölgesine yürüyüşe götürür. Zirveye çıktıklarında bastıran sisin arasında Tristan kaybolunca güç oyunu tehlikeli bir boyuta ulaşır. Başrolünü Soysuzlar Çetesi ve Yalan Labirenti’nden tanıdığımız Alexander Fehling’in üstlendiği “Üç Tepe”nin yönetmen koltuğunda Jan Zabeil oturuyor. Senaryosunda yönetmenin imzasının bulunduğu dram türündeki filmde Fehling’e Bérénice Bejo ve Arian Montgomery eşlik ediyor. 
OGÜNhaber