MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kuzey Irak’ta yapılması planlanan referanduma ilişkin, 'Bilinmelidir ki, muhtemel bu referandum Kürdistan provasıdır. Bu referandum Türkiye için gerekirse savaş sebebi sayılmalıdır' dedi.

Gerekirse savaş sebebi sayılmalıdır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekim ayında, Türkiye’nin havadan, İran’ın havadan Kandil ve Sincar’a operasyon düzenleme taahhütlerinin belli çevreleri ürküttüğünü belirten Bahçeli, "Diyoruz ki, Kandil, Sincar, Afrin ve melanetin yerleştiği her nere varsa yok edilmelidir. Kandil dümdüz edilmeli, ihanet söküp atılmalı, hainlerin başına dünya yıkılmalıdır. Afrin-Ayn El-Arab bağlantısını kuramayan terörizm bekçilerine öldürücü vuruş derhal yapılmalıdır. Bunun yanı sıra, Barzani’nin Türkmen kentlerini kapsamına alan referandum hazırlığının sonuna kadar karşısında yer almalıdır. Bilinmelidir ki, muhtemel bu referandum Kürdistan provasıdır. Bu referandum Türkmenlerin, Türkiye’nin tamamen aleyhinedir. Bu referandum Türkiye için gerekirse savaş sebebi sayılmalıdır. Türk devleti sınır ötesinden silah çeken, bomba fırlatan, Türkiye’nin bölünme dinamiklerini harekete geçirmeyi aklından geçiren kim varsa haddini bildirmeli, kafasını koparmalıdır" dedi.

Küresel silah ticaretinin istikrarlı yükseliş halinde olduğunu anlatan Bahçeli, "Sadece 2016 yılında silaha harcanan para 1 trilyon 686 milyar dolardır. En büyük silah üreten ve satan ülkeler sıralamasında ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Almanya’nın ilk beşe girmesi kanlı bulmacanın, çok bilinmeyenli bulanık denklemin çözümü hakkında ipucu vermektedir. Silah satışlarının yüzde 74’ü adını saydığım bu 5 ülke tarafından yapılmaktadır. ABD’nin tek başına silah ticaretinden aldığı pay ise yüzde 33’e dayanmıştır. Almanya’da üretilip satılan, ABD’de üretilip Suriye’de dağıtılan, Rusya’da yapımı tamamlanıp Türkiye’de canilerin önüne atılan kanlı silahlar beşeriyetin ve coğrafyaların mahvına hizmet etmektedir" diye konuştu.

Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:
"Özellikle Alman siyasetçilerin ipe sapa gelmez ve iç siyasetlerini tahkim için yaptıkları değerlendirme hataları, skandal açıklamaları, yanlı ve terör örgütleriyle aynı kareye düşen sorumsuz ve sakat tavırları gözümünden kaçmamaktadır. Almanya yeri gelince demokrat, yeri gelince özgürlükçü, yeri gelince gelişmiş ülke pozunu bürünürken, terör örgütlerine el altından vermiş olduğu örtülemez katkı ve desteklerle de suçüstü yakalanmaktadır. FETÖ, Almanya’dadır. PKK, Almanya’da cirit atmaktadır. Adil Öksüz isimli teröristin Türkiye’den nasıl çıktığı, hangi yol ve vasıtalarla çıkarıldığı, kimlerle telefonlaştığı muammadır, gizemini korumaktadır. Almanya firari sanıkları derhal, beklemeksizin, bekletmeksizin ülkemize iadesini sağlamalıdır."

ALMANYA’YA SESLENDİ
Bahçeli, 24 Eylül’de Almanya’da yapılacak genel seçimler öncesi Türkiye’nin iç siyasete fütursuzca malzeme yapıldığını belirterek, "Korkuya kapılan Merkel dilinin ayarını kaçırmaktadır. Tehditvari bir üslüpla Gümrük Birliği Anlaşmasının güncellenmeyeceğini söyleyerek AB’nin diğer 27 ülke ülkesinin iradesini yok saymıştır. Alman yönetimine sesleniyorum, tehdit korkak ve basit insanların marifetidir. Teröristlerle düşüp kalkanlar, darbecilerle bir olup tezgah kuranlar biraz utanmaları varsa, biraz medeniyet mürekkebi yalamışlarsa girdikleri uçurumlarla dolu yoldan dönmenin çarelerini aramalıdırlar. Türk milleti, Almanya’nın şamar oğlanı, kum torbası, stres topu, canı sıkılınca azarlayacağı tutsak ve aciz bir yığın, kuru bir kalabalık değildir. Herkes haddini bilecektir" şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutuklanmasına ilişkin polemiklerin demokrasi hayatına zarar verdiğini ve siyasi havayı kirlettiğini belirten Bahçeli, "Bilinçli, sistematik, defolu, kara bir kampanya tedavüldedir. CHP ise bundan siyasi çıkar sağlama hevesindedir. Türkiye’yi yabancı ülkelere şikayet eden Sayın Kılıçdaroğlu’nun ortada fol yok yumurta yokken, yalnızca Cumhurbaşkanı’nın anlık bir beyanından anormal sonuçlar üretmesi, muhalefetin güçlenmesini kelepçeye bağlaması bize göre trajikomiktir. Kanunlar önünde herkes eşittir. Mevki ve makanı ne kadar yüksek olursa olsun, bir suça karışmış veya taammüden suç işlemiş birisi varsa elbette her sade Türk vatandaşı gibi hukuki sorumluluğu doğaca ve hakim önüne çıkacaktır. Milletvekilliği dokunulmazlığının hangi hallerde geçerli olacağı ise bilinen bir gerçektir. Bu nedenle, CHP lideriyle ilgili sıcak tartışma ortamının kasten dolaşımda tutulduğunu, bunun iç ve dış ayakları olduğunu açıkça görmek lazımdır" ifadelerini kullandı.

AKŞENER’İN CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞINA YÖNELİK TARTIŞMALAR
"2019 seçim yılı için şimdiden ısmarlama siyasi çalışmalar başlamıştır" diyen Bahçeli, "Ancak başaramayacaklar, amaçlarına asla ulaşamayacaklardır. Türk milleti gösterimde tutulan bayağı senaryonun bilincindedir. Kötü niyetli tarafları tanımakta, bunların kumpas ve komplolarını görmektedir. Son olarak yaşananlarla ilgili Sayın Sezai Karakoç’un şu muhteşem dizelerini duygularımıza tercüman olması bakımından sizlerle paylaşıyorum, ‘Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar" açıklamasında bulundu.
OGÜNhaber