Erzurum'da el sanatları öğretmen Sema Başak, hem doğuştan görme engelli ikiz çocukları hem de engelli vatandaşlara anne şefkati ile yaklaşarak hayata tutunmaları için çaba harcıyor.

Gönül gözünü engelli çocukları ve öğrencilerine açtı

Erzurum'da çeşitli engel gruplarındaki öğrencilere beceri kazandırmak için çabalayan el sanatları öğretmeni Sema Başak, bunun yanında görme engelli ikiz çocuklarına karşı da annelik görevini en güzel şekilde yerine getiriyor.

Erzurum Büyükşehir Belediyesine ait Yakutiye ilçesindeki Engelli Hizmetleri biriminde görev yapan el sanatları öğretmeni Sema Başak, 6 yıl süreyle engelli vatandaşlara eğitmenlik yaptı.

Başak, bu süre içerisinde çeşitli engel gruplarında yaklaşık 80 öğrenciye el becerisi kazandırarak meslek sahibi olmalarını sağlamanın yanı sıra sevgi ve ilgiyle yaklaştığı bu vatandaşların öğretmeni değil, anne, abla veya kardeşi oldu.

Buradaki görevinin ardından akşam evine dönerek "annelik" görevini devralan Başak, yemek hazırladıktan sonra eşi Hikmet ile görme engelli ikiz çocukları Berrak ve Burak ile yakından ilgileniyor.

Çocuklarına ders çalıştırarak boş vakitlerinde el becerilerini artırmak için kağıt katlama sanatı (origami) ile çeşitli el sanatları ürünleri yapan Başak, ailesini de öğrencileri gibi "anne şefkati" ile kucaklıyor.

Sema Başak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, engelli vatandaşların topluma kazandırılması için onlarla çalışmayı daha uygun bulduğunu belirtti.

İş yerinde öğretmenden çok "anne, abla, kardeş" veya yeni geldiğinde öğretmen olduğunu dile getiren Başak, şöyle devam etti:
"Engelli annesi olunca, öğrencilerine de biraz daha katkın olsun istiyorsun. Onlarla oyunlar oynayıp gün yapıyoruz. Oradaki bir ev ortamı. Tabii ki el becerisi de veriyoruz. Bedensel, zihinsel ve işitme engelli öğrencilerin becerilerine göre iş yaptırıyoruz. Orada işaret dili öğrendim. Sadece ben onların öğretmeni değilim. Yeri geldiğinde onlar da benim öğretmenim oluyor. Ben oradan çok öğrenci mezun ettim. Yaklaşık 80 öğrenciye beceri kazandırıp gönderdim."

"Dünya bir yana çocuklarım bir yana"

Başak, mesaisinin ardından vakit kaybetmeden evine döndüğünü ve gündelik işlerini yaptığını anlattı.

"Ben bir anneyim, çocuklarımla ilgilenmem gerekiyor" diyen Başak, "Elimden geldiği kadar derslerinde veya sosyal aktivitelerde onlara destek olmaya çalışıyorum. Dünya bir yana çocuklarım bir yana. Mesleğimi de çok seviyorum." ifadesini kullandı.

Erken doğumla 2003 yılı ocak ayında dünyaya gelen ikiz çocuklarından kızı Berrak'ın tamamen, oğlu Burak'ın ise kısmen görme yetisini kaybettiğini aktaran Başak, engelleri dolayısıyla çocuklarının ilgi ve sevgiye muhtaç olduklarını belirtti.

Başak, vakit buldukça çocuklarıyla çeşitli aktiviteler yaptıklarını dile getirerek, şöyle dedi:
"Hem öğretmenlik hem de annelik yapmak hiç zor olmuyor. Ben seve seve işime gidiyorum, aynı şekilde akşam evime geliyorum. Hafta sonlarını çocuklarıma ayırıyorum. Beraber dışarı çıkıyoruz. Babaları da bacak ülseri hastalığı olduğu için onunla çok fazla sosyal aktivite yapamıyorlar. Yorulduğumu hiç hissetmiyorum, hayat güzel. Çocuklarla ve öğrencilerle geçip gidiyor."

"O, kendisini seven herkesi sever"

Sema Başak'ın kızı Berrak Başak da annesinin sevgi dolu bir insan olduğunu bildirerek, "O, kendisini seven herkesi sever. Hayvan sevgisi de çok fazla. Canlı cansız her şeyi sevdiğini biliyorum. İnsanlar yetmiyor, yaptığı maketlerle konuşuyor sanki." diye konuştu.

Başak'ın öğrencisi bedensel engelli Gülçin Bentoğlu ise, Sema öğretmenden bilmedikleri çok şey öğrendiklerine işaret ederek, "O bizim öğretmeniz değil. Bize arkadaş, anne ve abla." değerlendirmesinde bulundu.
OGÜNhaber