Yeni Çağ..

Korkulan olmadı. 

Gelişen baskı teknikleriyle kitap sayısı gittikçe artıyordu ve birilerinin bu kitaplarda kullanılacak resimler için ahşap kalıplar üretmesi gerekiyordu.

600 yıl önce de hızla değişen iş dünyası günümüzde de değişimine devam ediyor.  

İnsanların işlerini makineler ve algoritmalar devralıyor. 

Endüstriler küçülüyor, var olan mesleki beceriler önemini kaybetmeye başlıyor. 

Yapay zekâ hızla insanın yerine geçiyor. 


Önümüzdeki 20 yılda mesleklerin devrim niteliğinde bir değişime uğrayacağı öngörülüyor. 


Veri bilimciler...

Yapılan araştırmalar, 2020 yılında gezegendeki her bir insanın, saniyede yaklaşık 1,7 megabayt yeni veri üreteceğini gösteriyor. 

Dünyada gittikçe artan veri miktarı, veri analistlerine olan talebi de artırıyor. 

Şu anda da gözde bir meslek olan veri analizi, geleceğin en temel işlerinden biri olabilir.


Teknoloji hukukçuları...

Yeni teknolojiler hayatımıza, daha önce aklımıza bile gelmeyecek sorunlarla birlikte giriyor. 

Ne kadar güvenli olursa olsun, sürücüsüz otomobiller de bazen başarısız olabilir. 

Bir gün sürücüsüz aracınızın frenleri tutmadığında, durmak için beş yayaya mı çarpmalı yoksa bir duvara çarpıp sizin ve ailenizin mi ölümüne neden olmalı? 

Robotların, bunun gibi insani kararları nasıl vereceği hâlâ merak konusu.


Sanal gerçeklik tasarımcıları...

Uzak bir ülkedeki arkadaşınızla aynı odada karşılıklı sohbet etmek... Bir anda oynadığınız video oyununun içine girmek… ve tabii bunların çok gerçekçi olması… 

Sanal ya da arttırılmış gerçeklik insanı cezbeden bir teknoloji ve gelişmelere bakılırsa çok yakında hayatımızda akıllı telefonlar kadar yer tutacak.

Fiziksel olarak denenmesi riskli aktivitelerin test edilmesini kolaylaştıracak olan bu teknolojinin 2020 yılına kadar sağlıktan mimariye birçok alanı yeniden şekillendiren 150 milyar dolarlık bir sanayi haline geleceği öngörülüyor.


3D baskı mühendisleri...

3D baskı, protezlerden insan dokusuna kadar tıpta pek çok alanda ilerlemeyi teşvik ediyor ve yaşam kurtarıyor. 

3D baskı aynı zamanda “drone”lar ve hatta uzay gıdası üretmekte bile kullanılıyor.

Tasarımcılar, tasarladıkları her şeyin baskısını alabilecek olsa da özellikle medikal, havacılık ve yüksek kesinlik oranı gerektiren diğer uygulamalarda, baskı teknolojilerinden iyi anlayan profesyonellere ihtiyaç büyük.


Akıllı ev tamircileri...

Nesnelerin İnterneti, akıllı ev teknolojilerini de ileriye taşıdı. Artık kilometrelerce uzakta olsanız bile evinizin ısısını ayarlamak, havalandırmak, cihazları açıp kapatmak mümkün.

Standart evlerden çok daha farklı bakım ve onarım süreçleri olan akıllı evler, teknolojiye çok daha yatkın uzmanlara ihtiyaç duyacak. Özellikle akıllı ev kurulumunun büyük bir pazar olacağına inanılıyor.

Elektrik-elektronik mühendisi, büyük işletmelerin enerji danışmanı ve yazar arkadaşım Pelin Erdoğan’dan öğrendiklerimi aktardım.

Gelişmeye devam eden dünya bu yönde ilerlerken biz ne yapıyoruz?

Gelişmeye devam eden dünya, Allah’ın onlara verdiği beyni, aklı ve bunlarla ürettikleri bilimi kullanarak dünyanın geri kalanına hükmederken, dünyanın geri kalanı, kendi yapmaları gerekeni Allah’tan bekleyerek, yalnızca dua ederek beklentilerinin gerçekleşeceğini sanıp, Allah’ı kandırmaya çalışarak, onun verdiği en önemli emanet olan beyni kullanmayarak ihanet etmeye devam ediyorlar.

Beyni ve aklı kullananı kafir ilan ediyorlar.

Oysa ki; o beyni ve aklı kullananlar Allah’ın verdiğini en iyi şekilde kullanıp, üreterek ibadetin de inancın da zirvesindedirler.

Evet belki bu üretimler kapital emperyalizm uğruna kullanılıyor olabilir.

Peki kullandırtanda hiç mi kabahat yok?

Ortadoğu, petrol dışında hiçbir katma değer üretmediği için emperyalizmini ancak din üzerinden yürütmekte ve bu da artık günümüzde olumlu sonuç vermemektedir.

Batı, emperyalizmini din üzerinden yürütmekten 200 yüzyıl önce vazgeçti.


Günümüzde bilim, sanayii, teknoloji, dijital teknoloji ve bunlara dayalı üretim emperyalizmin en büyük aracı ve silahı.

1789 Fransız Burjuva devriminden sonra, egemenlerin toplum yönetimi için kullandıkları ve yayılmacılığa araç ettikleri din, yavaş yavaş yerini ideolojiye bıraktı.

21. yüzyıl ise ideolojilerin bittiği ve yerini bilim, teknolojiye bıraktığı yüzyıldır. Hatta bu 20. yüzyılın ortalarında uzay çağıyla başlamış etkileri sonlarına doğru ve 2000’ lerin başında görülmüştür.

Modası geçmiş hamasetten sıyrılıp, beynin ve aklın yolunda izleyip görmeli olan bitenleri.

O zaman ne kendimizi ne de başkasını kandıramıyoruz.

Ha, bu yazdığım yazı siyasi değil sosyaldir. Şimdi bir daha, günlük hayatınıza indirgeyerek okuyun.

Aslında siyasi oluşum ve etkiler, günlük hayatımızı ve davranışlarımızı yönlendirir, biçimlendirir.

Akıllı kalmanız dileğiyle.
OGÜNhaber