Bakın bakın; Rusya kazanıyormuş!..

Dikkatinizi çekiyordur,
Rusya'nın Ukrayna işgali ülke gündemlerinde ve medyada ikincil/üçüncül haber haline geldi ve sanki rutinleşti.

Belki hatırlarsınız,
Savaşın başlarında/ateşli anlarda, haber bültenleri "flash haber" olarak verirken de, durumun bu noktaya geleceğine işaret etmiştim.

Böyledir,
Güç ve Akıl kimdeyse; gündem de onun istediği gibi şekillenir ve onun öngördüğü gibi ilerler.

Ama insanız işte,
Hele de, olayların görünen boyutuna odaklanmayı tercih edip, vitrin kısmına takılı kalan bir mantalite ve bakış açısı içinde isek; arka planı/gidişatı ve hangi sonun planlandığını öngörmemiz mümkün olmaktan çıkar.
Yorumsal bir körlük ve diplomatik bir öngörüsüzlük yaşarız.
Ki, yaşanan da böyle oldu maalesef…

Şimdi farklı ve daha önemli olan bir hususa parmak basmak istiyorum.
Bir savaşın/işgalin/harekatın, askeri ve siyasi hedefleri olur.
Siyasi hedeflerin ana konusu ise ekonomik boyut ve gücün el değiştirmesi kısmıdır.

Bu bağlamda Ukrayna işgaline bakarsak;
İşin askeri kısmı hedefine ulaştı denebilir.
"Ama hala işgal-savaş devam ediyor/çatışma sürüyor, sen bunu nasıl söylüyorsun" diyebilirsiniz.
Görüntüye göre, evet haklısınız.

Arkadaşlar,
Evet, bir askeri hareket devam eder/ediyor gibi olur/biter veya bitecek gibi olur; Bunlar, işin görünen yüzü ve planın, kamuoyunu meşgul edip algı oluşturma kısmıdır.
"Aslında ne oldu/oluyor ve olacak" sorusuna odaklanırsak; asıl gerçeği, işte o zaman görürüz.

Gelin, bu açıdan bir durum tespiti ve gelecek simülasyonu yapalım.
"…Hemen biter/Rusya vurur geçer/Zelensky kaçar gider veya Ukrayna'da, tıpkı Belarus'daki gibi Putin'in peyki konumunda bir yönetim oluşur ve bu iş sona erer…" deniyordu.
Ama olmadı,
Ne Ukrayna yenildi, ne de Rusya kazandı…
Fakat savaş, organizasyonunu yapanların istediği evreye geldi.
İşgal başlamadan başlayan, işgalle birlikte hız kazanan ve an itibariyle de zirveye ulaşan bir görüşmeler silsilesi/arka kapı diplomasi olduğu kanaatindeyim.
Kimle?
Güç ve Akıl sahipleri ile Putin arasında…
Peki sonuç ne oldu/oluyor derseniz?
Önceki pek çok yazımda, Düzenin Efendileri'nin bu işgalle ilgili amacının Rusya'nın mağlup olması veya Ukrayna'nın galip gelmesi gibi bir şey olmadığını hep söyledim.
Amaç, Putin'i dize getirmek diye tespitte bulundum.
Çünkü "Yeni Düzen" için, Putin kalmış veya gitmiş çok önemli değildi.
Onlar için, istenen ve rotaya giren bir Putin gerekliydi.
Bu olmadığı takdirde ise bunu sağlayacak yeni bir Rus yönetimi en idealiydi.

Önümüzdeki günlerde farklı bir Putin göreceğimizi düşünüyorum.
Özellikle Petrol ve doğalgaz noktasında inisiyatif ve geliri paylaşacak/paylaşmak zorunda kalmış bir Putin.
Ehlileşmiş, "Akıl ve Güce" angaje olmuş bir Putin.
Tıpkı, Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrası Haydar Aliyev zamanında Bakü ve Hazar petrolleri noktasında oluşan/oluşturulan bir konsorsiyum marifetiyle "Güç ve Akıl Sahipleriyle" kurulan işbirliği gibi bir durum oluşacaktır.
Bu ise, Putin'in bir silah gibi kullandığı doğalgaz ve petrol kozunu zayıflatacaktır.

Görünen boyutla ise;
Yakın zamanda Kırım ve Donbass bölgesi üzerindeki Rus etki ve hakimiyeti kaybolmadan,
Yani Rusya'ya da bir parmak bal sürülerek işgal sona eriş evresine girecektir.
Keza, Ukrayna'nın yeniden inşası noktasında, Rusya'ya kayda değer bir fatura kesilecektir.

Emin olun, Putin de buna itiraz edemeyecek ve kabul edecektir.
Ama en önemlisi ise; Rusya/Çin arasında oluşacak derin mesafedir.
Rusya, Çin'den uzaklaşacak ve işbirliğini minimize etmeye başlayacaktır.
Hatta bu uzaklaşma ve kopuş, ilerleyen süreçte "Şanghay Beşlisi" şeklinde isimlendirilen, işbirliği teşkilatının da sonlanmasını getirebilecektir.

Sonuç:
Bir amaç ve plan çerçevesinde Rusya Ukrayna'yı işgal etmek zorunda kaldı mı?
Evet.
Savaş, birilerinin istediği gibi devam etti mi?
Evet.
Kimi yorumcuların dediği gibi, yaptırımlara rağmen Rusya kazançlı mı veya kazançlı çıktı/çıkıyor mu?
Hayır!
Savaşın başlarında da dediğim gibi; bu savaşın galibi de mağlubu da, mağlup olacaktır.
Ve, aynen de öyle oldu, oluyor…

Bu nedenle de;
"Vay efendim, Rusya her ay bilmem şu kadar doğalgaz ve petrol geliri elde ediyormuş,
Avrupa sıkıntıdayken Rusya kazanmaya devamdaymış,
Ruble değer kazanıyormuş,
Filan falan…" gibi yorumların afaki olduğu düşüncesindeyim.

Arkadaşlar,
Görünüşe/zahire göre hüküm vermeyin ve yapılan yorumlara da çok itibar etmeyin.
Uzatmayacağım,
Şunu söyleyip bitiriyorum;
Birkaç ay sonra/Eylül Ekim gibi, Ukrayna işgali ve Rusya'nın pozisyonuna yeniden bakalım ve bu söylediklerimi hatırlayalım.
İşte o zaman, "Ne nedir, nereye evrilmiştir, aslında ne olmuştur ve neler olmaya gebedir" gibi sorulara, daha anlamlı cevaplar verebilir ve daha şaşırtıcı tespitler yapabiliriz.

Son söz;
Diplomasi ve Uluslararası İlişkiler konusunda realiteyi göz önünde bulundurmak ve objektif okuyabilirlik esas olmalıdır.
Kişisel görüşlerle/klişe inanışlarla/akıl ve akılcılıktan uzak romantik hülyalarla yorum yapmak, tespitte bulunmak ve sonuç öngörmek fanteziden öteye geçmez ve analisti/o devleti/yapılan diplomasiyi boşa düşürür!


Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.
OGÜNhaber