Belirsizlik ve bilinmezlik; Uzaylılar var mı?

40 yaş üstü olanlar bilir; “Evrenin Askerleri” diye bir film vardı.
“Vay be! Amerikan sineması da nasıl hayaller kuruyor” der ve filmdeki askeri fantezi ve derin maceraperestliğe gülüp geçerdik.
Keza Terminatör-1… O da öylesi bir film idi.
Aradan çok zaman değil; sadece 25-30 sene geçti ve bugün ne konuştuğumuza bir bakın:
Yapay Zeka’nın robotlarını ve yapay zeka algoritmalarının hibrit ve nizami savaş teknikleri konusunda etkileri…
Başka?
Uzaylılar…

Gerçekten Uzaylılar var mı?
Belki vardır belki yoktur. Var da diyemem yok da… Çünkü eski ABD Başkanı Obama bile var veya yok diyemiyorsa, “varsa da ben bilmiyorum; 51. Bölgede uzaylılarla ilgili bir şeyler olduğu söyleniyordu ama bana da bilgi verilmiyordu” diyorsa,
Ve dahi bugünün dünyasında, küresel demokratik otokrat Trump’ın ekibinden birileri  yalanlamıyor veya yakında belki bir açıklama yapabiliriz diyorsa; uzaylılar varsa zaten vardır ve yoksa da yokluğunu kimse ispatlayamaz bir noktadayız demektir.

Arkadaşlar!
Güç ve Akıl Sahipleri öyle derin stratejilere sahip ki; olanı olmamış, olmayanı olmuş gibi istedikleri algıyı hem oluşturacak hem de savundurtacak kudrette…
Bence en büyük kozları da bu zaten. Küresel gündemi kendilerinin oluşturması ve bu minvalde her türlü değişimi doğal bir gelişim gibi yapıp kanıksatabilmeleri.
Aklıma neler geliyor neler…
Mesela Venezuela devlet başkanı Maduro’ya yapılan operasyon. Gerçekten birilerinin söylediği gibi yapay zeka destekli bir algoritma veya oluşturulan bir ses eşliğinde mi yapıldı yoksa normal bir askeri operasyondu da; yapay zeka enstrümanlarının devreye sokulduğu söylentisi o birilerinin işine gelip, başka bir şeylere zemin hazırlanması için miydi?

Mesela
,
Yarın-birgün İran’da Hameney odaklı bir operasyon olsa ve Uzaylılar destekli bir süreç oldu dense; birileri bunu yalanlasa ama bazıları da bu konuda sussa ne sonuç çıkar?

Veya Çin’de bazı stratejik kişi ve hedefler vurulsa,
Çin, hemen bunu ABD’nin üstüne atacak olsa ve Amerika da “bizim bir alakamız yok… İnanmıyorsanız bizim Elon Musk’ın uydu görüntüleri bakın… İşte görüyorsunuz; Uzaylı gören masum Çinli… Bakın… Bunlar sanki uzaylılar…” falan dense; mümkün müdür?
Neden olmasın.

Nasıl 1990’larda yapılan bilim-kurgu filmleri bugün gerçekliğin ta kendisi olmanın da gerisinde kalabilecek bir ivme yakalanmışsa; 3-5 ay veya 3-5 yıl sonra bahsettiğim şekildeki olayların vuku bulması ve konuşulması da bence mümkünsüz değil…

Yani, Çin yapay zeka robotlara dans ettirecek/spor yaptıracak/hizmet sektöründe rol verecek ama Güç ve Akıl Sahiplerinin yönetim merkezi olan Amerika sadece izleyecek; öyle mi…
Tabi ki hayır,
Hele de Trump gibi güç narsisti bir adamın başında olduğu bugünün Amerikası’nın en tahammülsüz olacağı anakonu, Amerika’ya güçsüzlük veya başta Çin olmak üzere bazı devletlerin herhangi bir sektörde ABD’nin önünde olması durumudur.
Bu yüzden demem o ki; Amerika denen devlet Uzaylı olmasa da varlığına inandırabilir/Yapay zekayı kullanmasa da yapay zeka ürünleriyle savaş kazandık diyebilir ve bütün dünyayı manipüle etme konusunda sınırsızca davranabilir.
Çünkü Amerika’nın en büyük kozu belirsizlik ve bilinmezliktir…

İşte tam da bu sebepten;
Trump’ın bugün ak dediğine ertesi gün kara, bugün dost dediğine ertesi ay düşman, dün bağımsız bir ülke dediğine bugün bizim olacak topraklar demesini sakın ha sakın Trumpist bir dangalaklık veya megolomani gibi düşünmeyin.
Çünkü Trump’ın bu hali neyi doğuruyor?
Tabi ki belirsizliği ve öngörülmezliği…
Pardon pardon; yazıyı bitiriyorum. Galiba camdan dışarıda insana benzeyen ama insan gibi olmayan bir şey gördüm… Uzaylı mı yoksa ya?


Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

OGÜNhaber