Dünya Kupası’nda Siyonist-Evanjelik ittifak gölgesi

“Futbol Asla Sadece Futbol Değildir”
Simon Kuper’in “Football Against the Enemy” kitabının Türkçe çevirisindeki isim.
Kitabın orjinal isminin Türkçesi ise “Düşmana Karşı Futbol”dur.
Kuper, bu ismi seçerken futbolun sadece sahada oynanan bir oyun olmadığını; toplumlar, ülkeler, siyasi gruplar, din referanslı ideolojik yapılanmalardan azade kalamadığını; kronik düşmanlıkların, dinsel çatışmaların, milliyetçilik akımlarının etkisinde kaldığını anlatmak istemiştir.

Bu genel girizgah sonrası devam etmekte olan Dünya Kupasına gelelim:
Zaten başlangıcından itibaren her şey bir olaydı; Dünya Kupasına atfedilen barış-kardeşlik-evrensel dostluk gibi misyona ziyadesiyle aykırı pratiklere sahne oldu.
Misal;
Amerika’da maçlarını oynayacak İran takımına Amerika’nın konaklama izni vermeyip 4-5 saatlik bir Meksika şehrinde konaklatılması gibi…
Amerika’ya maça gelen bazı ülke futbolcularına köpeklerle arama yapılarak köpek muamelesi çekilmesi gibi…
Maçlar ve skorlar ise ne yazık ki izleyici nezdinde politizasyondan uzak kalamadı.
Bugüne kadar zaten tartışılan FİFA Başkanı daha çok tartışılmaya; Dünya Kupası gibi en önemli spor organizasyonu, tıpkı küresel siyasette güçlünün hukukunun hükümran olduğu gibi, lobisel etkiyi ön plana çıkartmaya başladı.
Misal;
Arjantin-Mısır maçı…
Ben de Arjantin futbolu ve Messi’nin oyununu çok beğenir ve takdir ederim ama kimse kusura bakmasın Mısır resmen doğrandı.
Acaba bunda Netenyahu’nun söylediği iddia edilen “Arjantin’i tutma” cümlelerinin bir etkisi var mı?
Acaba, Arjantin Devlet Başkanı Milei’nin bir Siyonist olması ve hatta “devlet başkanı olmasa idim Yahudi olurdum” demesinin payı var mı?
Acaba Mısır’ın Müslüman olması hasebiyle İsrail ve Yahudi diasporasının bir gözdağı mı idi?

Kim ne derse desin; ister komplo teorisi, ister ütopya desin; Mısır’ın Arjantin karşısında hakem kararıyla elenmesinin tesadüf olmadığını iddia ediyorum.
Hatta bir adım daha ileri götürüyor; Evanjelik-Siyonist ittifakın, futbolun da ırzına geçtiği düşüncesindeyim.
Yok işte yıldızları korumak gerekirmiş de,
Vay işte yıldız futbolcu pek yetişmiyormuş da,
Aman işte futbolu güzelleştiren bu yıldız futbolcularmış da; külahıma anlatsınlar bu mavalları…

Epstein dosyasından tutun da Meksika’daki kokain karteline, Infantino’nun FIFA Başkanlığına gelişinden/getirilişinden tutun da, bugün devam eden Dünya Kupasında yaşanan hakem garabetine kadar; hemen her türü manipülasyonun sebebi Siyonist ve Evanjelik sapkınların azgın iştahı ve kaostan beslenme hastalığıdır!

Size söyleyeyim;
Bunlar var ya;
Dünya kupası hakem seçiminden, takımların oynayacağı stadların belirlenmesine kadar ince ince hesapladılar.
Hatta çeyrek finale kalacak sekiz takımın neredeyse altısını en başından planladılar.
Bakın;
Bu turda veya yarı finalde İspanya’yı da doğrarlarsa şaşırmayın.
Neden? Çünkü İspanya başbakanı Sancez, Netenyahu ve Siyonist vahşete en sert karşı çıkan lider olduğu için.

Bu iki ayrılıkçı grup günümüz dünyasının emin olun ki baş belaları!
Ve ben biliyorum ki; Yahudiler Siyonistlerden, Hristiyanlar da Evanjeliklerden çok rahatsız!
Her ikisi de, her iki dine karşı anti-fikir ve karşıtlı tetiklemekten zerre imtina etmemekteler.
Çünkü onların tek besin kaynağı kan, kaos ve kargaşadır!
O yüzden,
Küresel hegemonya oluşturma konusunda gözünü kırpmadan binleri katledebilen, soykırım yapabilen, halkların yurtlarına çökebilen ve küresel ölçekte cereyan eden her türlü siyasal zemini fırsat gören sapkın zihniyetin Dünya Kupası gibi dünyanın en büyük sporsal etkinliğine müdahale etmemesi/parmak sokmaması/karıştırmaması düşünülemez!

Düşünsenize;
VAR var ama yok! Hadi hakem görmedi; peki, VAR neden kör?
Sahada hakem var ama öyle yerlerde öyle ince ayar kararlar veriyor ki; konuya biraz müdahil olmamış olsan doğramanın farkına bile varamazsın.

Açıkça söyleyeyim;
Geçmişte de hakem hataları çok oldu ama sadece hakem hatası idi. Hiç bu kadar sansasyonel şekilde politik malzemeye konu olacak bir gündem oluşturmadı.

Bu noktadan hareketle;
Bu Dünya Kupası bence dünya kupaları tarihine Siyonizm ve Evanjelizm’in oyuncağı olan bir dünya kupası olarak not edilecektir.
Göreceksiniz ki;
Dünya Kupası maçları bundan sonra nerede ve nasıl oynanırsa oynansın; eski tadı vermeyecek, politizasyon gölgesinden kurtulamayacak ve bugün Amerika’da oynanan dünya kupası, lekeli/kirli olarak anılacaktır!


Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

OGÜNhaber