Arkadaşlar,
Yapay Zeka konusunda son birkaç yıldır pek çok yazı yazdım.
Özellikle hemen hepimizin kullanım büyüsüne kapıldığını ama yapay zekanın insan zekasının ötesine geçip kontrolden çıktığında ne olacağını düşünmediğimize önemle işaret ettim.
Aslında öyle bir haldeyiz ki;
Neredeyse “üzümü ye bağını sorma” havasında ve adeta Kurtlar Vadisi tadında “sonunu düşünen kahraman olamaz” klişesinde olduğumuzu ve çok yakın gelecekte yapay zeka robotlarının yapay zekayı yapanlara bile tehlike arz edeceğini dile getirdim.
Buyurun size üç tespit:
—Birincisi OpenAI CEO'su Sam Altman’dan:
…daha önce öğle yemeklerinde ciddi olmayan biçimde konuştuğumuz dönemin gerçekten yaşanmaya başladığını düşünüyorum…
—İkincisi Elon Musk’la ropörtaj yapan The Economist’ten:
Binlerce yıldır çabalayarak anlam bulan insanlık, yapay zekanın hükümran olduğu bir ortamda sınırsız boş zamana dayalı bir hayata uyum sağlamakta zorlanabilir.
Kişi kendisini “gereksiz” hissetmek zorunda kalacaktır ve bu durum mutsuzluğa ve ahlaki çürümeye yol açabilir…
—Üçüncüsü ise Yapay Zeka robotu Anthropic’ten:
Antropic, gelişmiş Claude yapay zekâ modellerinin güvenlik testi sırasında kontrolden çıktığını ve üç harici kuruluşu hacklediğini kabul etti…
Şimdi bana göre asıl sorulması gereken soru şu:
Bir şeyi yapabilecek olmamız veya yapabiliyor olmamız, illa ki onu yapmamız gerektiği anlamına gelir mi veya yapmayı gerektirir mi?
Cevaba gelince; işin etik veya insan odaklı veya nasıl bir felakete yol açacağı kimsenin umurunda değil maalesef.
Günümüzün tekno-baronları çağdaş Dr. Victor Frankenstein olduklarını umursamadan sınırsızca tekno-kapitalizm çerçevesinde kâr-güç ve hükümranlık maksimizasyonu içinde…
Demedi demeyin; 10 yıla kalmaz özellikle üçüncü dünya ülke ve halkları yapay zeka robotlarından daha değersiz hale gelecek ve hatta yapay zeka ürünü asker veya saldırı enstrümanlarının ilk test sahası ve denekleri olacaktır.
Arkadaşlar!
Küresel hakimlerin yarattığı Frankenstein’lerin ürettiği canavarlar insanlığı teslim almaya doğru hızla ilerliyor.
Göreceksiniz, doğal denge diye bir şey kalmayacak; insan neslinin anlam ve ehemmiyeti hiçleşmeye başlayacaktır.
Yukarıdaki tespitte gördünüz; yapay zekayı yapanların bile haberi olmadan yapay zeka robotu başka kuruluşu hacklemiş…
Bu ne demektir?
Kontrolden çıkış ve bir nevi başına buyruk bir saldırı…
Üstelik sahiplerinin bile çok sonra haberi oluyor. Peki, bu durum kendini üreten kuruluşu da hackleme potansiyeline işaret eder mi? Kesinlikle evet.
O halde neymiş?
İnsanlık kendi canavarını, canavarca hislerle kendisi yaratıyormuş!
Peki gidişat ne olur? Bu işin sonu nereye varır?
Çalkantı, kaos, kitlesel ölümler, toplu yok oluşlar, yoldan çıkan yapay zekaya paralel şekilde yoldan çıkacak insanlar…
Son tahlilde tarihte örneğine şahit olunmayan kayıplar ve sonrasında ilkel yaşama dönüş…
Ama unutmayın ki;
İlkel yaşama dönüşün bile çok ama çok ağır bedelleri olacak hatta insanlık, yapay zekâ öncesi insanlığa hiç dönemeyecek!
Açık söyleyeyim; kendim için kaygılı değilim. Şunun şurası hayatın son dönemecine girmiş durumdayım. Ama torunlarımız, çocuklarımız için çok kaygılıyım ve bu kaygı her geçen gün içimi kemirip duruyor.
Bunun da ötesinde yanımda-yöremdeki insanların bile, güle oynaya yapay zekâ kullanımlarını görmek beni daha çok dehşete düşürüyor.
Allah sonumuzu hayretsin ama gidişat hiç hayra delalet değil arkadaşlar!
Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.