Varlık Barışı, SGK Borç Yapılandırması, Küçük ve Orta Ölçekli Yatırımcıya Destek

Varlık Barışı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Bazıları ve özellikle de muhalefet eleştiri getirse de açıkçası ben olumlu karşılıyorum.
Son tahlilde, Amerika Körfez sermayesine çökerken veya Hürmüz üzerinden petrol fiyatlarını yükseltip cebine doldururken veya Venezuela petrolleri artık benim uhdemdedir derken; yapılan işlem “kara/gri/kırmızı” falan olmuyor da; Türkiye Varlık Barışı çıkartıp ülkeye sermaye çekince mi finansal gri alan oluşuyor.
Sanki ülke ekonomilerini, kayıt dışı veya kayıt içi diye kategorize eden ülkelerin parasal kaynakları sütten çıkmış ak kaşık ve tüm paraları Clean Money/Temiz Para…
Amerika veya Avrupa Birliği kayıt dışı deyince kayıt dışı oluyor; temiz deyince de temiz sayılıyor.
Yok böyle bir dünya!
Keza, bu kanuni pratik sayesinde inanıyorum ki “yastık altı” diye tabir edilen epey bir para veya altının da sisteme girecek olması kesinlikle olumlu bir merhale…

Bu uygulamanın haricinde Türkiye’de kazanılan ama yurtdışına götürülen ciddi miktarlarda paralar var.
Onların da artık hangi yöntemle olur bilemem ama bir şekilde yeniden ülkeye getirilmesi şarttır.

Başka ve bence en önemlisi:
Türkiye’de yatırım maliyetlerinin artmasıyla birlikte sadece yabancı yatırımcılarda azalma olmadı. Aynı zamanda, yerli sanayiciler de yatırımlarını yurtdışına taşımaya başladı.
Bana göre ülke sanayi ve ekonomisi için en büyük tehlike budur.
Bir an evvel alınacak önlemlerle kısa vadede gidişlerin durdurulması uzun vadede ise gidenlerin geri getirilmesi için başta maliyetlerin düşürülmesi ve teşviklerin artırılması gibi özendirici ve ikna edici finansal pratikler uygulamaya sokulmalıdır.

Mesela;

Pek çok kişiden işitiyorum ki özellikle orta ölçekli sanayici, SGK ve vergi borçlarının yapılandırması konusunda oldukça muzdarip.
Maliye Bakanlığı’nın bu konuda bazı kolaylaştırıcı çalışmaları olduğunu duyuyorum.
Ama bir an evvel, bu çalışmaların ete-kemiğe büründürülmesi şart.
Sayın Cumhurbaşkanımız ve Maliye Bakanı Şimşek’in bu konuya olan hassasiyetlerini biliyorum.
O yüzden, özellikle küçük ve orta ölçekli sanayi kesimi daha da sıkıntıya girmeden “Yapılandırma” konusu, en kolaylaştırıcı şekilde bir an evvel pratiğe geçirilmelidir.
Yani, borç yapılandırması talebinde bulunan mükelleften banka kredisi için istenen boyutta teminat istenmesi doğrusu hiç de reel bir durum değil.
Verecek teminatı olan, zaten kredi çeker SGK borcunu öder ve yapılandırmaya ihtiyaç duyacak hale gelmezdi.

Arkadaşlar!
Küresel ekonominin yaşadığı belirsizlik, öngörülemezlik ve İran savaşının oluşturduğu riskler nedeniyle ülke ekonomimiz zaten ciddi sıkıntı içinde.
Hal böyleyken, emin olun ki ülkemizdeki küçük ve orta ölçekli sanayici ve üreticilerimizin sıkıntısı artık dayanılmaz limitlere ulaşmış vaziyette.
Bir an evvel, behemehâl bir çözüm şart.
Yoksa sadece yabancı yatırımcılar veya büyük yerli yatırımcılarımız değil; orta ölçekli yerli ve milli yatırımcılarımız da; ya yurtdışına gidecek veya maalesef yatırım yapamaz hale gelecektir.

Sonuç:
Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın, küçük ve orta ölçekli sanayici ve yatırımcılarımıza gösterdiği özen ve ihtimamı biliyorum. O sebeple yaşanan sıkıntıyı dile getirip; hiç olmasa SGK ve Vergi borçları yapılandırması konusunda yaşanan sıkıntıları ve çözüm gereğini dile getirme gereği hissettim.
İnanıyorum ki, bir-iki ay içinde, konuyla alakalı başlatılan çalışmalar somut kolaylık getirecek şekilde uygulamaya sokulacaktır.


Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.

OGÜNhaber