Yeter artık, çocuklarımızı koruyalım..


Rabbimiz kimseyi evladıyla imtihan etmesin” diye yakarırız.

Ama yavrularımızla, evlatlarımızla, çocuklarımızla, masmasum günahsızlarımızın başına gelen; kahredici olaylarla sınanıyoruz.

Mahluk bile denemeyecek insan suretli müsveddelerin ciğerparemiz, canımız yavrularımıza kelimelerle bile ifade edilemeyecek iğrençlik ve vahşetleriyle yüzyüzeyiz.

Lanetlemek, kınamak, tükürmek yetmiyor, yetmiyor, yetmiyor.

Polatlı’da yavrumuz Eylül her türlü iğrençliğe maruz kalarak, canice öldürülüyor.

Ağrı’da kuzumuz Leyla aç bırakılarak katlediliyor.

Vali açıklıyor; “Leyla açlıktan ölmüş, taciz izine rastlanmadı

Sözüm asla valiye değil; neredeyse taciz olmadan ölmüş diye teselli olacağız.

Yok arkadaş yok.
Beni hiçbir şey teselli edemez.
Kelimeler yetmiyor infialimi anlatmaya.
Gitti yavrucuklar.

Yetkililer açıklıyor; “devlet gerekeni yapacak, Meclis tatil dönüşü en zecri tedbirleri alacak

Buradan sesleniyorum.

AK Parti, CHP, MHP, İyi Parti, HDP vekilleri ve parti yöneticileri.

Hepinize sesleniyorum.

Yemin sonrası sakın tatile gitmeyin.

Milletin yüreği yanıyor.
Bir güne bile tahammül yok.
Bundan daha önemli bir konu yok.

Analar ağlıyor, yürekler yanıyor, kızgınlık ve öfke sel olmuş akıyor.

Gitmeyin arkadaş; bu konuyu çözmeden hiçbir yere gitmeyin.

Hepinize, hepimize, herkese tatil matil haramdır.

Ve ben eminim ki; bütün partiler bu konuda tereddütsüz gerekeni yapacaktır.

Ama lütfen meclis tatili sonrası gibi bir sözü, sakın bir daha söylemeyin.

Eğer yemin töreni, başkan seçimi, hükümet kurulması filan diyorsak;

Buradan çocuklar konusunda şefkat ve hassasiyetine sonsuz inandığım Cumhurbaşkanıma sesleniyorum.

Şuanda şartlar gereği, Meclis toplanamıyor ve kanuni düzenleme yapılamıyor ise; hemen diğer partilerle irtibata geçip onlarla da mutabıklaşarak Kanun Hükmünde kararname çıkartalım.

Bu konuda her partinin şeksiz şüphesiz destek vereceğini biliyorum, biliyoruz.

Hadım mı, ilaç mı, müebbet hapis mi; ne olacaksa olsun ve böyle vahşi insan müsveddelerine mani olacak caydırıcı cezaları hemen getirelim.

Bunları tecrit edelim.

Bunların toplum içinde nefes almalarını, çocuklarımıza yaklaşmalarını ve hatta iğrenç bakışlarını yöneltmelerini engelleyelim.

Sürüncemede bırakmayalım.
Zamanla, unutmaya mahkum etmeyelim.
Unutmayalım, unutturmayalım.

İdam konusunda uluslararası ilişkiler ve alınan kararlar nedeniyle uygulamaya geçilemeyebilir.

Gerçi bu aşağılıkların idam edilmesi konusunda tereddütsüz hemfikirim.

Ama bunlara öyle cezalar verin/verilebilir ki; idam yanında hafif kalır ve kalsın.

Cismen ölmeseler bile, yaşarken ölüden farkları kalmasın.

Benzeri sapkın niyeti, emelleri ve iğrençlikleri olup da insan suretinde normal biri gibi aramızda dolaşan aşağılıklara örnek olsun ve yavrularımıza yaklaşamasınlar bile.

Benim oğlum var.
Ahmet’in kızı var.
Mehmet’in oğlu ve kızı var.
Ahmet amcanın torunları var.
Ayşe teyzenin yeğenleri var.

Kısaca herkesin, hepimizin; “Allah benden ömür alıp sana versin yavrucum” diye dualar ettiğimiz canparçamız, göznurumuz çocuklarımız var.

Artık yeter…

Toplumsal sinir uçları kabarıyor.

Kızgınlık ve ahhh’lar feryada dönüşüp arşa ulaşıyor.

Sadece yavrucukların ailelerinin değil; herkesin yürekleri kor oluyor.

Soğumuyor yürekler.

Artık hiçbir şey teselli edemiyor, müteessir ve kızgın yürekleri.

Hemen, acilen, şimdi bir çözüm ve çare lütfen.

Yoksa oluşan gazap, sel olup akacak.

Kontrolden çıkacak, öfkeler.

Delirecek artık, soğukkanlı kişilikler.

Çare bulun ey devletim ve devletlüler.

Anayasa’nın amir hükümleri gereği; koruyalım çocuklarımızı.

Çıkartalım bu sapıklara; en ağır ceza kanunlarını.

Geleceğimizin umudu yavrularımıza sahip çıkalım.

Heder olmasın başka yavrucuklar.

Kanunların yanında, hepimiz uyanık olalım.

Onun bunun şunun çocuğu demeden; hepimizin evladı gibi bakalım tüm masumlara, çocuklara.

Eğitim kurumları, aileler, öğretmenler, vatandaşlar ve kısaca vicdanı kararmamış herkes olarak hepimize iş düşüyor.

Bilinçli, sorumlu ve akıllı olalım.

Pisliğe karşı topyekün kenetlenelim.

Böylesi pislik insan müsveddelerine meydan vermeyelim.

Devlet-millet el ele bu belayı defedelim.

Koruyalım çocuklarımızı; kimse kıyamasın artık kuzucuklarımıza…

Hayatını kaybeden çocuklarımızın ailelerine ve tüm milletimize başsağlığı, sabır ve tevekkül diliyorum. Böyle üzücü olayların olmadığı, daha huzurlu ve mutlu olacağımız günler dilek ve duasıyla;

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.
OGÜNhaber