Dedim ki:
Özgür Özel Lüleburgaz’da idi.
Mitinge baktın mı? Ufukta ne görüyorsun?
Galiba, sanırsam,
Sorularımdan artık iyice sıkılmış olmalı ki; kendi söylemiyor, şarkılara söyletiyor söyleyeceğini…
Geçen gün,
Bülent Ersoy’dan girdiği için bu kadar uzak ufuklardan ışık saçacağını tahmin etmemiştim doğrusu…
Dedi ki:
“Give me hope Jo’anna…
Joanna'nın parası çok, her kapıyı açıyor; tüm dünya liderlerine servet saçıyor,
Ama her şeyini kaybedecek o gün geldiğinde,
Çünkü adalet parayla satın alınamaz…”
Dedim ki:
Hocam,
Jo’anna kim? Aşık mı oldun; anlamadım, ne diyorsun?
Dedi ki:
Sen zeki adamsın,
Lafın tamamını söyletmez; başından sonunu anlarsın.
Eddy Grant hocam, Eddy Grant…
Araştır; ne anlattığımı anlar hatta güzel de anlatırsın…”
Araştırdım…
Anlatıyorum:
Yıl-1988…
Güney Afrika'da Apartheid/Irk ayrımcılığı rejiminin yarattığı şiddet ve baskı zirvede…
Kimse ağzını açamıyor!
Mandela 26 yıldır hapiste…
Rejim, adeta “kör ve sağır” bir hücreye atarak dış dünyayla irtibatını kesmiş…
Tam bu esnada,
Eddy Grant diye bir adam çıkıyor,
Ve,
Irk ayrımcılığı yapan rejime karşı öyle bir şarkı yapıyor ki; rejimin temellerini sarsıyor.
Hoca bu defa ufukta görünene değil; görülmesi gerekene işaret etmiş:
Give me hope Jo’anna/Bana umut ver Joanna
Şarkı, şarkı değil de adeta bir isyan ateşi…
Oldukça zeki ve ironik…
Ağıt veya hoyrat gibi değil; Reggae tarzı...
Dans ettiriyor ama sözleri politik hiciv içeriyor.
Ritmi ne kadar barışçıl, neşeli ve güneşliyse; sözleri bir o kadar devrimci, sert ve eleştirel…
Şarkı, sistemin baskı ve sansürüne bir Truva Atı…
Protestosunu tezatlıkla anlatır.
Mandela demez ama antik trajedilerdeki "fiziken kör ama geleceği ve hakikati herkesten daha net gören bilge” anlatısından esinle “canını dişine takmış dövüşen kör bir adam” diye ifade eder.
Tıpkı,
Tevfik Fikret’in “Ey köhne Bizans, ey koca fertût-i musahhir/ Ey bin kocadan artakalan bîve-yi bakir (Ey köhne Bizans, ey büyüleyici koca bunak/Ey bin kocadan artakalan el değmemiş dul)” sözleriyle İstanbul üzerinden Abdülhamit devri istibdadını eleştirmesi gibi ırk ayrımcılığı zulmünün başkenti Johannesburg’u “Jo’anna” adında zalim bir kadın olarak kurgular…
Peki, rejim ne yapar?
Tabi ki yasaklar…
Yasak engel olabilir mi?
Tam tersi,
Ters Tepe Sendromu işler…
Hükümetin yasağı, şarkıyı rejime karşı bir milli marş haline getirir.
Şarkı, devletin silahından ve copundan daha hızlı ve daha etkili bir muhalif silaha dönüşür.
Dedim ki:
Vay anasını be…
Dedi ki:
Bak!
Türkiye’de, gençlerin ve diğer dezavantajlı kesimlerin boş lafa karnı tok.
Hamaseta tahammülleri yok.
Özgür Özel ve beraberindekilerin sanatçı dostları çok…
Dijital çağdayız,
Gençler yaratıcıdır; yasak da koyulsa onlar yasağa yasak koyarlar!
Artık dağ başının dumanını salsınlar,
“Yiğidim Aslanım” şarkısını bıraksınlar…
Yazsınlar bir Protest Rap; ruhlara kazısınlar…
Biriken öfkenin, muhalif tepkinin şiddetsiz ateşini meydanlara salsınlar…
Ankara’nın zulmünü, zulmetin bitişini Rap ile anlatsınlar…
Az söyledim çok anla,
Benden bu kadar hocam!
Sağır sultan anladı,
Daha ne anlatsam paşam…”
Evet,
Daha ne anlatsın ki; babanın adı arifse anlamalısın…
Give Me Hope Jo’anna/Bana Umut Ver Jo’anna
Joanna bir ülkeyi yönetiyor,
Bir avuç insanını mutlu ediyor sadece,
Geri kalanı umurunda bile değil…
Siyahi insanları hapsettiği varoşlardan bıkmış,
Çünkü onların her şeyi görebildiğini biliyor.
Canını dişine takmış dövüşen o kör adam bile eninde sonunda özgür kalacak.
Bana umut ver Joanna, Bana umut ver Joanna,
Sabah olmadan önce…
"Apartheid" dedikleri bir sistem kurmuş,
Kardeşlerimizi boyunduruk altında tutan.
Ama o baskı uygulayanların kalbi; asla gün yüzü göremeyecek!
Joanna’nın parası çok, her kapıyı açıyor,
Tüm dünya liderlerine rüşvet saçıyor…
Ama her şeyini kaybedecek o gün geldiğinde,
Çünkü adalet parayla satın alınamaz.
Silahları var, tüfekleri var, ordusu var; gençleri sokaklarda avlayan…
Ama bilmiyor ki bastırdığı o her çığlık; kendi sonunu getiren bir fırtınaya dönüşüyor…
Arkamızda duran o büyük gücü görüyorum; halkın içindeki o sönmeyen ateşi.
O yüzden bağırıyorum avazım çıktığı kadar:
Gecenin en karanlık anı, sabaha en yakın olanıdır!
Bana umut ver Joanna, Bana umut ver Joanna,
Sabah olmadan önce…
Gimme Hope Jo'anna – Eddy Grant (1988)
Jo'anna runs a country, she runs it in Durban and Transvaal
She makes a few of her people happy, oh, she don't care about the rest
She's got a system they call Apartheid, it keeps a brother in a subjection
But maybe pressure can make Jo'anna see there's a body in every collection
Gimme hope, Jo'anna, oh, gimme hope, Jo'anna
Gimme hope, Jo'anna, 'fore the morning come
She's got supporters in high places, who turn their heads to the sun
She got a lot of expensive money, in her South African Union
She buys a weapons in every country, she speaks a language of a big gun…
But she don't know how to change her mind, and she's a-making the young people run…
She even knows how to swing opinion, in every international magazine.
And by the turn of every pages, it's a-lying about the situation
She's got a system they call Apartheid, it keeps a brother in a subjection
But maybe pressure can make Jo'anna see there's a body in every collection…
It's a-well, the blind man in the cage, oh, he's a-making a deal with his life
Because he knows that tomorrow is freedom, and he's a-fighting for his black wife
She's got supporters in high places, who turn their heads to the sun
She got a lot of expensive money, in her South African Union
Gimme hope, Jo'anna, oh, gimme hope, Jo'anna
Gimme hope, Jo'anna, 'fore the morning come