Tanrıyı oynamak, Tanrıyı İktidara zorlamak..!

Bilir misin Troyalı…

Milattan Önce ortalık tanrıdan geçilmiyordu.
Antik Mısır Tanrıları,
Yunan Mitoloji Tanrıları,
Lidya Tanrıları,
Putperestlerin Tanrıları,
Babil ve Kenan'lı Tanrı ve Tanrıçalar,
Arap Tanrıları…

Hani İslam'dan önce vardı ya; Lat, Menat, Uzza, Hubal gibi tanrılar…
Bu "Çok Tanrılılık/Tanrıcılık"ın ortak özelliği neydi, biliyor musun Troyalı...
Oluşturulmuş, bulunmuş ve insanlarca tanrılaştırılmış olmalarıdır.
Ne garip değil mi…

Hani Hz. Ömer'den anlatılır ya…
"Tanrı diye helvadan put yapar, onlara tapardık.
Uzun bir yolculuğa çıktığımızda karnımız acıkınca, yaptığımız putları yerdik.
Bunları hatırladıkça gülerim…

Komik değil mi…
Peki o zamandan bugüne ne değişti, Troyalı…?
-Oooo…. Bence çok şey değişti…
Tanrı yapan insandan Tanrılaşan insana gelindi.
Yaptığı tanrıya tapandan Tanrıyı Oynayan insana…
Bugün dünden beter gibi, sanki…
Ama her ikisi de "Tanrıyı İktidara Zorlama" konusunda adeta müttefik ve büyük çaba içinde…
Ne yazık ki öyle, Troyalı…
Hristiyanı mı dersin,
Yahudisi mi,
Paganı mı,
Ve hatta Evanjelik olanı mı,
Katolik olan mı,
Ortodokslar mı…
Hepsi ama hepsinden var…
Ya İslam olana, "Müslüman" olana ne demeli…
Tanrıyı Oynayan İslamîlere ne demeli..!
Ki, laf zamanı; koca koca cümlelerle, yüksek seslerle, deruni ve efsunkar sözlerle ölüm ayetleri okur, hadisten bahsederler.

Peygamber bile öldüyse, bu dünya fani derler.
Ama öyle ezeli ve ebedi bir kudret sahibi gibi davranırlar ki; ölümlülük sanki ümmetin "zavallı ve ortalama" fertleri içindir…

Allah ne yapsın size..!
Biri çıkıyor seçilmiş ve kutsanmış aileyiz, dünyayı biz yönetmeliyiz, diyor.
Başka birileri (Evancelikler) Tanrıyı Kıyamete Zorlamayı inançsal gereklilik görüyor.
Bir diğeri, dün Musa'ya ne yaptıysa şimdi daha beteriyle, tedavülde…
Son dinin mensupları ise; söz başka fiil başka; tam bir riyakarcalıkta…
Keramet var, mübarekiyet var, kutsallık var, kutsanmışlık var…
Güya, Allah "el vermiş, yetkilendirmiş, ölümden muaf kılmış" gibi.
Kerameti kendinden menkul,
Söz başka, ruh başka, kalp başka, eylem bambaşka…
Yani…

Allah ne yapsın ki, bize…
İyi ki Allah, sabırlıların en sabırlısı…
Da..; çok zorlamıyor muyuz Sabr-ı İlahiyi…
İktidara zorlamıyor muyuz Tanrıyı…
Acziyet akıyor paçamızdan,
Bir nefesle yaşayıp bir nefesle biteniz, halbuki…
Yahu, ne olduğunu bile, henüz bilmeye "muktedir" olamadığımız bir virüs dünyayı kasıp kavuruyor.
Ve sen ey insan; muktedirmiş gibi "Tanrıyı Oynamaya" devam ediyorsun…
Nemrut da Tanrıyı oynamıştı.
Kendini Tanrı yapmıştı.
Dağlar büyüklüğünde odun yığıp ateş yakmıştı.
Ateşe söz geçirebildi mi,
Yakabildi mi  İbrahim'i…
Bir sivrisinek, sivrisinek…
Hem de en zayıf ve topal olanı…
Yoketmedi mi, Nemrut ve ordusunu…
OGÜNhaber