Terörsüz Türkiye süreci… Çerçeve Yasa…
İYİ Parti, ayyıldızlı kaşkollarla salonda,
Ve,
“Teröristleri serbest bırakıyorsuz siz!” diye basbas bağırmakta…
Bir gazetenin köşe yazarı…
“Terörsüz Türkiye’den mi yoksa Terörlü Türkiye’den mi yansınız” diye yazı yazmakta…
Başka bir parti lideri…
“Bana güvenin gerisini merak etmeyin siz” diye arkadaşlarını ikna turunda…
MHP lideri…
“18 saat boyunca konuşacağız ve yasayı çıkartacağız” diyerek salonda oturmakta… Azmi cezmi kast etmekte…
AKP’li vekiller boş kağıda imza atmakta…
Ben ne yapıyorum?
Sahnelenen “Tasarlanmış Doğallığı” gülerek izliyorum!
Aslında öyle komik ki…
Bu “Tasarlanmış Doğallığın” içinde kavga-dövüş-ihtiras-entrika-şehvet; hepsinden var…
Oyunun aktörleri, rolün şehvetine öyle kapılmışlar ve öyle inandırıcı oynuyorlar ki…
Ama,
Son tahlilde ne var; eli mecbur Çerçeve Yasa’nın kabulü var…
Neden?
Çünkü,
Bahse konu Çerçeve Yasa ne ahalinin talebiyle, ne de siyasetçi rolündeki vekillerin ahali talebine muvafık girişimiyle gündeme geldi ve kabul edildi!
Siyaseti siyasetçiye, seçim sonuçlarını da seçmene bırakmayacak kadar önemli görenlerce uygun görüldü ve kabul edildi!
Çünkü,
Anadolu platosunda dizi çekenler, dün Öcalan’ı Teröristbaşı rolüyle diziye dahil etti; bugünse aynı Öcalan’ı farklı bir role büründürme kararı verdi.
Tıpkı,
Kurtlar Vadisi’nde, ilk başlarda gözünü kırpmadan bebek katilliği yapan Muro’nun, sonra sonra farklı bir kişiliğe büründürülüp Alemdar Polat’ın emrinde devletçi bir sempatik emekçiye dönüşmesi gibi..
Geçen gün,
Sosyal Medya’da denk geldim:
Dizinin en popüler döneminde Beyazıt Öztürk Polat Alemdar’ı oynayan Necati Şaşmaz’a yanında oturan en büyük hasmı İskender Büyük’ü işaret ederek ne zaman öldüreceğini soruyor…
Necati Şaşmaz gülümseyerek “…valla senarist bilir” diyor.
İskender Büyük rolünü oynayan Musa Uzunlar ise buna şu ilaveyi yapıyor:
“Bir dizide bir rolün kaderini senarist yazar…”
Bu örnekten hareketle;
Şimdi,
Bir daha düşünün bakalım; siyasetin kaderini siyasetçi rolünü oynayanlar belirleyebilir mi?
Yani neymiş?
2002’de AKP’yi iktidara getiren ekonomik kriz zemini de,
Şimdilerde yaşanan kötü ekonomik koşullar ve hukuksuzluk zemini de
Ve,
Çerçeve Yasa’nın çıkmasını sağlayan “Evet” oylarının şaşırtıcı zemini de “Tasarlanmış Doğallık”tan başka bir şey değilmiş…
Yani neymiş?
Birbirine muhalif, farklı, aykırı hatta bir diğerini yok edici görünen aktörlerin hepsi, aynı elin parmaklarından başka bir şey değilmiş…