Çin cezalandırılmalıdır

Zor duruma düşen enerji şirketlerini satın alarak, dünyanın balans ayarlarını elinde bulundurmayı ve tüm devletlerin kendisine bağımlı olmasını hedefliyor.

Çin’in krizi fırsat bilerek küresel çapta enerji kaynaklarını yok pahasına satın almasının gelecekte yaratacağı tehlikenin farkına varmak ve tedbir alınması gereklidir.

Angola, Sudan, Nijerya ve Libya’da petrol şirketlerini satın alan Çin, Avrupa’da ise maden şirketlerini ele geçiriyor.

Tüm bu satın almalar yaşanırken, Çin zor günler yaşayan bankalara da ortak oluyor.

"ÇİN, ÜLKEMİZDE MADENCİLİK, ENERJİ VE PERAKENDE SEKTÖRLERİNE GÖZ DİKTİ"

Peki ülkemizde durumun nasıl bir seyir izlediğine bakarsak, Çinli şirketlerin madencilik, enerji ve perakende sektörlerinde bazı şirketlerimizle ilgilendikleri konuşuluyor. Bir diğer yandan da bir grubun İngiliz fonlarından aldığı güç ile ülkemizde zora düşen firmaları satın almak için görüşmeler yaptığı da fısıldanıyor.

"SOYKIRIM SUÇLUSU OLAN ÇİN DÜNYAYA TAZMİNAT ÖDEMEK ZORUNDA KALACAK"

Virüsün kaynağı olan Pekin yönetimine karşı, Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı avukatlar tarafından tazminat davası açılması sebebiyle Çin’in ceza ödemesi gündemdedir.

20 trilyon dolar değerindeki tazminat davasını açan avukatlar, Çin’in virüs salgınını gizlediği ve dünyaya bulaşmasına yol açması sebebiyle ABD’ye verdiği zarardan dolayı da tazminat ödemesi gerektiğini savunuyor. Tazmin konusunda ABD bu hakkını kullanırken, diğer ülkelerin dava açma hakkını kullanmaması iki süper güç mücadele versin, biz kazanan taraftan yana oluruz şeklinde değerlendiriliyor.

Durum gerçek anlamıyla bu şekilde gerçekleştiyse, Çin ürettiği biyolojik silah ile isteyerek veya istemeyerek dünyada büyük bir soykırım gerçekleşmesine neden olmuştur ve en ağır şekilde bir ceza ödemesi gereklidir. Çin çok büyük bir insanlık suçu işlemiştir.

"İNSANLIK SUÇU İŞLEYEN ÇİN NÜKLEER TEHDİTLERİNE DEVAM EDİYOR"

Tüm bu soykırım iddiaları yaşanırken, Çin’in pandemi sürecinde nükleer tehditlerine devam etmesi dünyaya suçluluk duygusuyla bir gözdağı vermek amacında olduğunu gösteriyor.

Dünyaya yayılan corona virüs küresel ekonomiyi de alt üst ederken, ülkemizde de ekonomik olarak büyük etkisi oldu. Üretim ve ihracat büyük oranda durdu ve ülkemizde neredeyse 4 bin kişinin hayatına neden oldu.

Virüs nedeniyle ülkemizde hayat dondu.  virüsü salgını hem sosyal yaşamı hem de ekonomiyi olumsuz biçimde etkiledi.

Spor müsabakalarından, konferanslara, turizmden üretime kadar tüm etkinlikler iptal edildi. Borsa İstanbul’da ciddi negatif seyir görüldü.

Ülkemizde yaşayan işyerlerinin gelirlerinin düşmesi ve işçilerin de mağdur olmaması nedeniyle corona virüsüne karşı ekonomik önlemler alındı.

"TÜRKİYE‘NİN ÇİN’E KARŞI MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇMASI GEREKLİDİR"

Türkiye’nin corona virüsü ile mücadele için ayırdığı tutar 15.3 milyar dolar olarak açıklandı. Daha sonra ise 100 Milyar TL’lik teşvik paketi de devletimiz tarafından mücadele için ayrıldı. Salgının daha ciddi bir duruma gelmesi sebebiyle hem teşviklere hem yardım tutarlarına her geçen gün yenileri eklendi.

Bu sebeple Türkiye’nin Çin’i tüm dünyayı tehlikeye atması sebebiyle, ülkemizde de yaşanan virüsün ekonomik zarar ve can kayıplarımıza sebep olması nedeniyle en az 250 milyar dolarlık dava açması gereklidir.

OGÜNhaber