Futbol artık nereye gidiyor?

Türk futbolunda hakemler ne zaman adaletli, tutarlı ve güven veren bir yönetim sergileyecek?
Yıllardır futbolun içinde tartışmalar var. Hakem hataları dün de vardı, bugün de var, yarın da olacaktır. Çünkü futbolu insanlar yönetiyor ve insanın olduğu yerde hata kaçınılmazdır.
Ama artık konuştuğumuz şey sadece “hakem hatası” olmaktan çıktı.

Türk futbolunda ciddi bir güven sorunu var!

2026-2027 futbol sezonu daha yeni başladı. Henüz yolun başındayız. Ama sahadaki futboldan, atılan gollerden, yapılan transferlerden çok hakemleri ve VAR kararlarını konuşuyoruz.
Böyle bir lig olabilir mi?
Milyonlarca taraftar ekran başında, on binlerce insan tribünlerde…
Kulüpler yüz milyonlarca avroluk bütçeler oluşturuyor. Futbolculara, teknik adamlara, tesislere ve transferlere inanılmaz paralar harcanıyor.
Sonra bütün bu yatırım, emek ve mücadele bir hakemin vereceği ya da vermeyeceği düdüğün ucuna takılıyor.

Bunun adı futbol olmamalı!

Fenerbahçe kötü oynadıysa söyleriz, ama...
Fenerbahçe'nin Gençlerbirliği ve Beşiktaş karşılaşmalarında toplam 6 puan kaybettiği bir süreç yaşandı.

Fenerbahçe kötü oynadı mı?
Oynadıysa bunu da açıkça söylemek gerekir. Hiçbir takım kötü futbolunun faturasını hakemlere kesmemeli.

Ama başka bir soru sormak da hakkımız:
VAR sistemi neden var?
Tartışmalı penaltı pozisyonlarında VAR neden devreye girmiyor?
Milyonlarca insanın televizyondan tekrar tekrar gördüğü pozisyonları VAR odasındaki hakemler nasıl değerlendiremiyor?

VAR, hakemin açık ve bariz hatalarını azaltmak için getirildiyse görevini yapacak. Yok eğer kritik anlarda devreye girmeyecekse insanlar doğal olarak soracak:
Bu sistem ne işe yarıyor?

Beşiktaş maçında izlediğimiz hakem yönetimi...
Bir de Beşiktaş maçını izledik.
FIFA kokartı taşıyan bir hakemin böylesine tartışmalı, oyunun kontrolünü ve seyircinin güvenini zedeleyen bir yönetim göstermesi kabul edilebilir değil.
FIFA kokartı sadece formaya takılan bir arma değildir.
O kokart; kalite, standart, soğukkanlılık ve güven demektir.

Tribünlere insanlar bedava gelmiyor kardeşim!
Bilet alıyorlar, kombine alıyorlar, kilometrelerce yol geliyorlar. Ekran başında milyonlarca insan zamanını ayırıyor.

Bu insanlar futbol seyretmek, heyecan yaşamak, takımlarının mücadelesini görmek istiyor.
Hakemin maçın önüne geçmesini değil!

 

Buradan açıkça soruyorum:
Siz kimsiniz ki milyonlarca insanın futbol zevkini birkaç tartışmalı düdüğün arasına sıkıştırıyorsunuz?
Hakem maçın yıldızı değildir.
Hakemin başarısı, maç bittikten sonra adının mümkün olduğunca az konuşulmasıdır.

 

TFF ve MHK kendine gelmeli!

Buradan Türkiye Futbol Federasyonu'na ve Merkez Hakem Kurulu'na açık bir çağrım var:
Lig daha yeni başladı ve biz futbolcuları değil hakemleri konuşuyoruz!
Bu tablo normal değildir.
Fenerbahçe'ye başka, Galatasaray'a başka, Beşiktaş'a başka, Trabzonspor'a veya Anadolu kulüplerine başka standart uygulanamaz.

Benim istediğim herhangi bir takımın kollanması değildir.
Ben adalet istiyorum.
Aynı pozisyona İstanbul'da ne karar veriliyorsa Anadolu'da da aynı karar verilmelidir.
Formanın rengine göre değil, futbolun kuralına göre düdük çalınmalıdır.
Adalet herkese lazımdır.

Bir de eski hakem yorumcuları var!
İşin başka bir garip tarafı da televizyonlardaki eski hakem yorumcuları.
Aynı pozisyon ekrana geliyor.

Biri:
“Kesin penaltı.”
diyor.
Diğeri:
“Penaltıyla ilgisi yok.”
Bir başkası:
“VAR müdahale etmeliydi.”
diyor.
Öteki:
“VAR'ın müdahale alanına girmez.”
diyor.

Kardeşim, futbolun kuralları her televizyon kanalında değişiyor mu?
Ne perhiz bu, ne lahana turşusu!

Elbette yorum farklılığı olabilir. Ancak aynı kural kitabını okumuş, yıllarca profesyonel hakemlik yapmış insanların en temel pozisyonlarda birbirinin tamamen zıddı yorumlar yapması kamuoyundaki güvensizliği daha da büyütüyor.

İnsan ister istemez soruyor:
Kural mı yorumluyorsunuz, reyting için şov mu yapıyorsunuz?

İnsanları futboldan soğutmayın!
Türk futbolunun zaten yeterince sorunu var.
Kulüpler ekonomik olarak büyük yüklerin altında. Avrupa ile rekabet etmek için yüz milyonlarca avro harcanıyor. Taraftar kulübüne maddi-manevi destek oluyor.
Bütün bunların üzerine bir de hakemlere olan güven ortadan kalkarsa geriye ne kalır?

Ben şahsen artık futbol izlerken pozisyonun kendisine değil, hakemin ve VAR'ın ne yapacağına bakar hale geldim.
Bu çok tehlikeli bir noktadır.
Çünkü önce futbol izleme zevki kaybolur.
Sonra heyecan kaybolur.
Ardından güven kaybolur.
En sonunda da ilgi kaybolur.

Türk futbolunun yöneticileri bunun farkına varmalı.
TFF ve MHK, sezonun daha başında gereken tedbirleri almalı; hakem performanslarında şeffaflığı, VAR uygulamalarında standardı ve sahada adaleti sağlamalıdır.

Çünkü futbolun temelinde rekabet vardır.
Ama rekabetin yaşayabilmesi için önce adalete güven gerekir.
Takım kaybedebilir.
Kötü oynayabilir.
Gol kaçırabilir.
Şampiyonluğu da kaybedebilir.
Bunların hepsi futbolun içinde.

Ama milyonlarca insanın zihninde,
“Acaba hakem ne yapacak?”
sorusu futbolun önüne geçmişse, orada çok ciddi bir problem vardır.

Türk futbolunu hakemlerin düdüğüne değil, sahadaki mücadeleye teslim edin.

Biz artık hakemleri değil,
Futbolu konuşmak istiyoruz!

OGÜNhaber