Lider olmak; yüksek sesle konuşmak değildir.
Sert çıkışlar yapmak, hakaret etmek, öfkeyi siyaset zannetmek hiç değildir.
Lider olmak;
En zor anda bile dilini tutabilmek,
Öfkeliyken aklı öne koyabilmek,
Makamın ağırlığını her şartta taşıyabilmektir.
Lider; kalabalıkların önünde yürüyendir ama önce kendini yönetebilen kişidir.
Siyaset; sorumluluk, denge ve akıl işidir.
Özellikle siyasi partilerde liderlik ve genel başkanlık makamında bulunan isimler, attıkları her adıma azami dikkat etmek zorundadır.
Çünkü liderlerin sözleri yalnızca kişisel görüş değildir;
Kitleleri sürükler, yönlendirir, örnek olur.
Her söylem, kendi tabanında karşılık bulur ve çoğu zaman model alınır.
Bir genel başkan;
Duruşuyla, diliyle, üslubuyla liderdir.
Eleştiriye açık olur ama itidalini kaybetmez.
Sahada da kapalı toplantılarda da dijital mecralarda da aynı sorumluluk bilinciyle hareket eder.
Küfür, hakaret ve küçümseyici dil;
Ne siyasete,
Ne lidere,
Ne de genel başkanlık makamına yakışır.
---
Son günlerde Özgür Özel’in, Mesut Özarslan ile WhatsApp üzerinden küfür ve hakaret içerikli yazışmalar yaptığı iddiaları, siyaset adına son derece talihsizdir.
Bir genel başkan;
Bir ilçe belediye başkanıyla mesajlaşarak polemiğe girmez,
Dijital yazışmalarla kendini tartışmanın içine çekmez,
Makamını bu kadar ucuzlatmaz.
Genel başkanın;
Danışmanları vardır,
Yardımcıları vardır,
Milletvekilleri vardır.
Gerekirse telefonu açar, gerekeni söyler.
Ya da hiç muhatap almaz.
---
Siyasette partiler arası geçişler dün de oldu, bugün de oluyor, yarın da olacak.
Bunu inkâr etmek siyaseti inkâr etmektir.
CHP’den İYİ Parti’ye geçenleri de hatırlıyoruz,
AK Parti’den CHP’ye geçenleri de…
Hatta bir dönem Sayın Özgür Özel ve CHP hakkında en ağır ithamları dile getirmiş olup, bugün CHP sıralarında siyaset yapan isimleri de bu millet unutmuş değil.
Böylesi bir geçmiş varken;
Kürsüye çıkıp “Ben demedim, sadece şunu dedim” diyerek meseleyi geçiştirme çabası, bir liderin gücünü değil, zayıflığını gösterir.
---
Daha da vahimi;
Bu dili savunan, “çok iyi yaptı” diyerek alkış tutan siyasilerdir.
Beyler, yarın aynı üslup sizin başınıza da gelebilir.
---
Sayın Özgür Özel’i yakından tanırım.
Meclis kürsüsüne çıktığında sert, saldırgan, hakaret içeren bir dil kullanır; sonra da arkasına bakmadan çekip giderdi.
Bu tarz;
Ne muhalefeti büyütür,
Ne siyaseti güçlendirir,
Ne de liderlik kazandırır.
---
Bu gidiş nereye, Özgür Bey?
Siyaset; öfkeyle değil, hakaretle değil, küfürle hiç değil…
Aklıyla, vakar ile ve sorumlulukla yapılır.