Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan son açıklamalar, yalnızca günlük ekonomi gündemini değil, Türkiye’nin orta ve uzun vadeli büyüme vizyonunu da doğrudan ilgilendiren tarihi nitelikte mesajlar içermektedir. Özellikle üretim, ihracat, yatırım ve finans alanında verilen yeni sinyaller, Türkiye ekonomisinin yeniden ivme kazanacağı bir dönemin habercisi olarak görülmelidir.
Son yıllarda küresel dalgalanmalar, yüksek maliyetler, jeopolitik riskler ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar sebebiyle hem üretici hem ihracatçı hem de yatırımcı kesim ciddi baskılar altında kalmıştır. Böylesine hassas bir dönemde açıklanan yeni destekler, piyasalar açısından moral verici ve umut aşılayıcı gelişmelerdir.
İstanbul Finans Merkezi Hamlesi Stratejik Bir Adımdır
İstanbul Finans Merkezi ile ilgili açıklanan teşvikler son derece önemlidir. Uluslararası ticaret yapan şirketlerin merkezlerini Türkiye’ye taşımaları halinde vergisel avantajlar sunulması, ülkemizi küresel sermaye açısından cazibe merkezi haline getirebilir.
Bugün dünya sermayesi yalnızca kazanç aramıyor; aynı zamanda güvenli liman arıyor. Son dönemde Körfez coğrafyasında yaşanan gelişmeler, bölgedeki yatırımcıların yeni merkez arayışına girmesine neden olmuştur. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Kuveyt gibi bölgelerde bulunan fonların artık daha güçlü, daha istikrarlı ve daha güvenilir bir merkez arayışında olduğu açıktır.
Bu noktada Türkiye; güçlü devleti, stratejik konumu, genç nüfusu, gelişen sanayisi ve yükselen savunma sanayii ile öne çıkmaktadır.
Dünyanın Sermayesi Türkiye’ye Yönelebilir
Son dönemde Türkiye’ye gelen büyük fon temsilcileri ve uluslararası yatırım çevrelerinin ilgisi tesadüf değildir. Küresel sermaye, önümüzdeki dönemin kazanan ülkelerini önceden belirlemek ister. Türkiye bugün tam da bu noktada dikkat çeken ülkelerin başında gelmektedir.
Yatırımcı bir ülkeye parasını getirirken üç temel unsur ister:
1. Güvenlik
2. Hukuki güvence
3. Vergisel avantaj
Türkiye’nin bu üç alanda yeni reform adımları atması halinde, çok daha büyük sermaye girişleri mümkün hale gelebilir.
İhracatçıya Verilen Vergi Desteği Tarihi Niteliktedir
Cumhurbaşkanımızın imalat yapıp ihracat gerçekleştiren firmalar için kurumlar vergisinin %20’den %9’a düşürüleceğini açıklaması son derece kıymetli bir adımdır. Ayrıca genel ihracatçı firmalar için %14 seviyesine indirilmesi de çok önemli bir teşviktir.
Bu kararın etkileri şunlar olacaktır:
* Üretici üzerindeki mali baskı azalacaktır.
* İhracatçının fiyat rekabeti artacaktır.
* Yeni yatırım iştahı doğacaktır.
* İstihdam desteklenecektir.
* Türkiye dünya pazarlarında daha güçlü hale gelecektir.
Bugün dünya piyasalarında ayakta kalmak isteyen üreticinin yalnızca çalışkan olması yetmez; devlet desteğiyle rekabet edebilir hale gelmesi gerekir. Atılan bu adım tam da bunu sağlamaktadır.
Türkiye Üreterek Büyümek Zorundadır
Bir ülke yalnızca faizle, sıcak parayla, tüketimle büyüyemez.
Kalıcı kalkınmanın yolu:
* Üretimden
* Sanayiden
* İhracattan
* Teknolojiden
* Katma değerli yatırımlardan geçer.
Türkiye’nin geleceği fabrikalarda, organize sanayi bölgelerinde, limanlarda, tersanelerde, atölyelerde ve ihracat kapılarındadır.
Üretimin olmadığı yerde refah olmaz. İhracatın olmadığı yerde güçlü ekonomi kurulamaz.
Önümüzdeki Süreçte Ne Bekleniyor?
Piyasaların daha da rahatlaması için önümüzdeki dönemde şu adımların gelmesi beklenmektedir:
* Faizlerde kademeli gerileme
* Finansmana erişimin kolaylaşması
* Reel sektör destek paketleri
* Yeni yatırım teşvikleri
* İhracat finansmanı kolaylıkları
Bu adımlar atıldığında Türkiye ekonomisi kendi doğal gücüyle yeniden yükselişe geçecektir.
Sonuç
Türkiye çok önemli bir eşiktedir. Dünyada sermayenin yön değiştirdiği, üretimin merkez değiştirdiği bir dönemde ülkemiz tarihi fırsatla karşı karşıyadır.
Doğru adımlar, kararlı yönetim ve üretim odaklı ekonomi anlayışıyla Türkiye yalnızca bölgesel güç değil, küresel ekonomik merkez haline gelebilir.
Biz üreticiler, sanayiciler ve ihracatçılar olarak inanıyoruz ki; Türkiye üreterek büyüyecek, ihracatla güçlenecek ve geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir.