​İstikrarsız Almanya

Almanya 'istikrarsız' damgasını yedi!

Dört parti, yani CDU/CSU, FDP ve Yeşiller Partilerinin, Alman tarihinin en bedbaht seçim sonuçları sonunda, mecbur kaldıkları koalisyon seçeneği zaten hiçbir şekilde başarılı olamazdı, zira hem ideolojik hem de pratikte, tabandan tavana birbirine zıt partiler masaya oturmuştu!

Özellikle isminde Liberal olmasına rağmen, kökten kapitalist parti FDP ile çevreciliği isminde bulunduran Yeşiller Partileri, tamamen hasmane ilişkiler yürüttüğünden, bu koalisyon modeline zaten kimse şans vermemişti! 

Ancak, seçimlerden, ağır ve tarihi yenilgiler ile çıkan iki eski koalisyon ortağı CDU ve SPD özellikle de SPD’nin ‘bir daha asla’ demesi üzere, başka bir koalisyon modeli de kalmamıştı! 

Olan oldu! Olması gereken oldu ve 70 sene sonra bir genel seçimlerin ardından Almanya’ da hükümet kurulamadı. Geriye kalan tek seçenek ise yeniden veya erken genel seçimler! 

İsterseniz bu duruma nasıl gelindi bir hatırlatayım..

Düne kadar Almanya, iki dönem peş peşe ‘büyük koalisyon’ diye bilinen ve CDU/CSU ile SPD’nin yürüttüğü hükümet ile yönetilmişti, aslında yönetilmemiş, idare edilmişti!

Bu iki parti, Almanya’nın iki Ana Partisi olduğu için, parlamento da çok geniş bir çoğunluğa sahip olsa da, aslında biri merkez sağ, diğeri ise merkez sol partileri oldukları için, ortada muhalefet kalmamıştı. Bu eksiklik o kadar hissedilmişti ki, koalisyon ortakları zaman zaman birbirleri ile didişmeye mecbur kalmışlardı! 

Yurtiçi sıkıntıların hemen hepsine kulak tıkayıp göz kapatan bu hükümet, son olarak ve günümüze kadar süren mülteci politikasının altında ezilmişti. Yurtdışın da ise, her hadiseye ille de bulaşan özellikle bir Merkel vardı. İç siyasetteki beceriksizliğini ve talihsizliğini, güya dış politika ile ekarte etmeye çalışsa da, bu çabalar onu geçen seçimin büyük kaybedeni olmaktan kurtaramadı! 

Geçen yıl Almanya da meydana gelen Terör olayları ve Alman güvenlik güçlerinin inanılmaz ve affedilmez hata ve ihmalleri de, direkt olarak hükümete fatura edildi. Pek çok iç ve dış skandallar ile dolu özellikle de son iki sene de, Alman halkında çok kötü intibalar bıraktı! 

Son olarak, seçim kampanyalarında hiçbir şekilde iç siyasete yer vermeyen, ancak tümü ile Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan bir performans ile milletinin gözlerini boyamaya çalışsalar da, beklenen olmadı ve tamamen ters tepki vererek, popülist, ırkçı ve aşırı sağcı bir parti olan AfD’nin ekmeğine yağ sürdü. Sonuç malum! Fiyasko!

Peki şimdi ne olacak?

Şimdi ne olacağı açık: Yeniden seçimlere gidilecek! 

Burada ise şu etken vahim; eğer protesto mahiyetinde AfD ye oy verip, aslında CDU seçmeni olan yaklaşık %8lik kitle, tekrar CDU ya dönmez ise, Almanya’nın siyasi çerçevesi köklü bir metamorfoz geçirecektir. Almanya değişecektir! 

SPD’nin, ‘artık istemezük’ tutumu ile ülkenin istikrarının önünü kesmesi, tabanındaki çok az bir kitle tarafından kabul görmüştür. Kızgınlar ise oylarını ya Sol Partiye, yahutta FDP ye verecektir. SPD muhtemelen %20 civarında, hatta altında bir oy alarak, siyasi önemsizliğe kaybolacaktır!

CDU ya kızgınlık daha da artar ise, ki öyle gözüküyor, bu kızgınlar da AfD ye yönelecek ve bu faşizan partiye %13 ile 15 arası bir oy kazandırmaları kuvvetli muhtemel. Her şekilde, Almanya bu yılı kayyum bir hükümet ile geçirecek, önündeki seçimler, hiç de daha parlak bir geleceğe çıkmayacaktır!

Bu istikrarsızlığa, Türkiye hazır olmalı, güçlenmiş bir ele sahip olduğunu iyi idrak etmeli ve kozlarını bu minval üzere kullanmalıdır! 

Ne demişler: ‘Gülme komşuna, gelir başına!’

Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam 
OGÜNhaber