O MİT'çi, bu istihbaratçı…

Bunu söyleyen şizofreni müptezeline, çok da fazla değinmek istemiyorum. Fakat gelelim bu cümleye: “O MİT ajanı, şu istihbaratçı, bu gizli polis, falanca devletin adamı!”

Pardon da bunları söyleyenler, bunları neden küfredermiş gibi aşağılık bir şeymiş gibi söylerler, bakın bunu da benim aklım almıyor.

Velev ki bir insan MİT’çi.
Velev ki istihbaratçı.
Velev ki gizli polis.
Velev ki devletin adamı!

Bunların hepsi, kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti’nin birer elemanları değil mi?
Bu devletin birer memurları değil mi?

Yani burada hakir görülecek, küfür maiyetinde yorumlanacak ne olabilir?

Ha tabii, siz bu devletin dışında, bu milletin dışında, bu ülkenin dışında görüyor iseniz kendinizi, siz bu toprakların mahsulü, bu vatanın evladı değilseniz, dahi Türkiye’yi, Türk Milletini, Türk Devletini, bir karşıt, bir düşman olarak biliyor iseniz böyle düşünmeniz de doğal!

Evvela bir tespitte bulunalım.

Bu ülkenin hangi kurumunda, hangi mertebesinde, hangi görevinde olur ise olsun, bu bir şereftir!

Türkiye’nin kolluk kuvvetlerinin ferdi olmak hem şeref hem cefakarlık hem de özveriliktir.

Hele de bu devletin herhangi bir istihbarat servisinin mensubu olmak, öyle her babayiğidin icra edebileceği bir görev hiç değildir!

Zira, kendinizden vazgeçmelisiniz, ailenizden, sevdiklerinizden, yerinizden, yurdunuzdan, hatta vatanınızdan bile feragat etmelisiniz.

Gün geldiğinde belki de “vatan haini” yaftasını yemeye hazır olacaksınız.
Kimliğinizden vazgeçebilmelisiniz.

En yakınlarınız bile, sizin aslen ne iş yaptığınızı bilmeyebilir.

Belki siz, tek başına olağanüstü kahramanlıklar sergileyeceksiniz, ancak bunu asla kimse öğrenmeyecek.

Belki bir görevde bir kahpe kurşun ile şehid düşeceksiniz ve asla bir töreniniz olmayacak, kimse bilmeyecek ve belki bilinen bir mezarınız bile olmayacaktır.

Yani siz, sizden vazgeçmiş, her şeyinizi vatana, millete ve devlete adamış olacaksınız.
Bu adanmışlık olmadan, bu milliyetçilik olmadan, bu görevi asla icra edemezsiniz.

Hayatınızda başat fikir “Her şey vatan için” değilse, bu görev sizin için değil.

Bu devletin ne kadar isimsiz, mezarsız kahramanları var, asla bilemeyiz.

Kaç adanmış ruh, görevini icra ederken, hangi şartlar altında ve dünyanın hangi köşesinde, şehadet şerbetini içti, bilemeyiz.

Bundan dolayıdır ki, hiç kimse, asla, istihbarat servislerimizi, şerefli mensuplarını, sanki bir haydut, bir düşman olarak görmesin.

Görenler, bu devletin asıl düşmanlarıdırlar!

Bu devletin polisine, jandarmasına, İstihbaratçısına, küfreden, aşağılayan, düşman görenler, asıl şerefsizlerdir!

Bu konuda sanırım söylenecek başka bir söz yoktur!

Devlet ebed müddet felsefesi ile Aziz Milletimiz yar olsun, Devletimiz var olsun!
Bu devleti, bu milleti, bu vatanı düşman bilenler ise kahrolsun!

Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam
OGÜNhaber