Yeter, haddinizi bilin bir kere

Başlıca, İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz, Almanya, Rusya ve tabii ki de ABD'nin, insan hakları, hürriyet, katliam, soykırım ve vahşet gibi konularda, tarihten bugüne ağır sabıkaları var.

İşbu sabıkalar halen göz önünde iken, okullarda ders olarak okutulur iken, bunların kalkıp da "Efendim biz tarihimiz ile yüzleştik, hatalarımızı biliyoruz" demesi ile, olmuş olanlar, olmamış olmuyor.

Katledilen milyonlarca insanlar dirilmiyor, soyulup soğana çevrilen ülkelerin çalınan zenginlikleri geri gelmiyor.

Yaşanan travmalar, yaşanmamış olmuyor.

Afrika'nın ülkelerinin kahir ekseriyeti bugün açlık sınırında yaşayan insanlar ile dolu ise, hatta açlıktan ölen çocuklar ile dolu ise bunun müsebbipleri Emperyalist Batı ülkeleridir.

Güney Amerika, bugün uyuşturucu kısırdöngüsünde boğuluyor ise, dakikada on, on beş kişi cinayete kurban gidiyor ise, bu da aynı ülkelerin izledikleri politikalardır.

Bugün Meksika de facto uyuşturucu mafyası tarafından kontrol ediliyor ise günde yüzlerce insan öldürülüyor, binlerce insan kayıp ise bu da Batı ülkelerinin suçu değil mi?

Afrika'da siyahiler, bir zamanlar, bildiğimiz ticaret öğesi idi.

Bugünün Amerika'sı, milyonlarca siyahi kölenin kemikleri üzerine inşa edilmiştir.
Tabii soykırıma uğrayan sayısı bile belli olmayan milyonlarca kızılderilinin de kemikleri üzerine.

Belçika, Kongo'yu düne kadar sömürmese idi, ayakta kalabilir miydi?

Keza Fransa, Afrika ülkelerini sömürmese idi ülke olarak bugün nerede olurdu?

İngiltere, Afrika, Asya ülkelerini sömürmese idi Hindistan'ı sömürmese idi "üzerine güneş batmayan imparatorluk" olur muydu acaba?

İspanya, altın uğruna, Aztekleri, Majaları tarihten silmedi mi?

Kaç uygarlığı batırdı, söndürdü Batı Emperyalizmi?

İki Cihan harbini çıkaran, yüz milyonlarca insanın ölümüne sebep olan, hep yine bu ülkeler olmadı mı?

Rusya, kendi milleti dahil olmak üzere, on milyonlarca insanı katletmedi mi?

Peki, ABD denilen ülke, bugüne kadar kaç ülkede, "hürriyet ve demokrasi getirmek" bahanesi ile milyonlarca insanın ölümünden sorumlu değil mi?

Ve bütün bunlar ne uğruna Allah aşkına?

Neft (Petrol), altın, değerli taşlar, madenler, hammaddeler, uyuşturucu uğruna!

Şimdi, bugün bu eşkıya ülkeleri gelmiş, Türkiye'ye parmak sallayarak, ders vermek istemez mi?

Hem de hangi konularda dersiniz?

İnsan hakları, demokrasi, hürriyet, basın özgürlüğü, hümanizm!

Acaba gülsem ayıp olur mu?

Bu ne yüzsüzlük ne cüret?

Evet, kendilerini yakın gördükleri Yunanistan antik tarihinde bir terim icad edildi:

Politik.
Bu terim iki hece POLİ ve TİK!
Poli çok demektir, tik ise yüz.

Yani çok yüzlülük.
Günümüzün tabiriyle iki yüzlülük!

Ve bunu gerçekten de mükemmellik derecesinde beceriyorlar.

Ellerinden gelse, tarihi de değiştirecekler de…
Yazılanlar yazılmış bir kere.
Hoş, ben şahsen, bunları yazanların da doğru yazmadıklarından adım gibi eminim.

Düşünsenize, cürümü işleyen sizsiniz, tarihe bunu not düşecek olan da sizsiniz.
Acaba ne kadar dürüst davranabilirsiniz?

Osmanlı Devleti de evet bir İmparatorluk idi.

Üç Kıta, tesi iklime hükmeden, 650 sene süren bir İmparatorluk.

Tabiiki savaşlar yaşandı.
Ancak ne katliamlar ne soykırımlar ne vahşetler, asla yaşanmadı.

Aman dileyene aman edildi, merhamet diyene kılıç çekilmedi.
Hiçbir milletin, kadınına, yaşlısına, çoluk, çocuğuna asla el sürülmedi.

Hiçbir milletin dili de dini de gelenekleri de asla yasaklanmadı.

Osmanlı tarihinde leke yok.
Batı tarihinde vahşet çok.

Bugün AK Partisi iktidarındaki, Sayın Cumhurbaşkanının liderliğindeki Türkiye, Afrika'ya merhem oluyor, Myanmar'a yardım oluyor, sayısız ülkeye elini uzatıyor, ancak Batı dünyasına göre, bu İmparatorluğa yeltenmek oluyor.

"Türkiye haddini bilmeli" deniyor.

Türkiye haddini gayet iyi biliyor.
Tarihin Türkiye'yi çağırdığını da mazlumlara derman olması gerektiğini de, çok iyi biliyor.

Türkiye ve Türk milletinin, hiç kimseden ders almaya ihtiyacı da yok.

Hele, hele mazisi çamur olanlardan hiç yok, olamaz da.

İnsan hakları, Batının icadı değil.
Osmanlı ve Türk devletlerinin asıl felsefesidir.

İki bin yıllık kadim devlet geleneğinin mihenk taşıdır.

Haddini bilmesi gereken birileri var ise, bunlar saydığımız, dahi sayamadığımız Batı ülkeleridir.

Buyursunlar, katlettikleri her insanın i, hayattaki yakınlarından özür dileyip, tazminat ödesinler.
Çaldıkları her şeyin bedellerini iade etsinler, ki sonra gelip bizimle göz hizasında konuşmayı denesinler.


Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam
OGÜNhaber