Dökülen tüm kanın gerçek sebebi...

Mutsuzlukları onların acıma duygularını yok ediyor. Gerçek huzurun ne olduğunu bilmedikleri için bunu zafer zannediyorlar. .

Bazı ırklar vardır saygılarıyla anılır çerkezler gibi.. Kimi ırk vardır zerafetleriyle anılır Japonlar gibi.. Kimi ırk disiplinleriyle tanınır Almanlar gibi.. Ancak tek bir ırk vardırki cesaretiyle, vicdanı ile anılır Türkler gibi.. Yani tüm ırkların genetik özellikleri vardır. Bahsedildiğinde tanımazsınız bile ama bir onyargınız oluşur o kişi hakkında.  Ancak tek bir ırk var ki merhametsizligiyle,  gaddarlığıyla, herşeye sahip olduğu halde doyumsuzluğuyla anılan,  kan ile beslenen bir ırk.  Yahudiler..
 
Nasıl bir nefret duygusuyla yaşıyorlar anlamak imkansız. İnsan bir başkasının canını, malını sevdiklerini elinden alırken hiç mi bişey hissetmez? Hiç bir intikam duygusu bile bu kadar acımasızca davrandıramaz insana.. Bu başka bir duygu.  Anlayamadığım bu kadar nefret duygusuyla nasıl mutlu olabiliyorlar? Acaba gerçek mutluluğu hiç yaşamadıkları için bu yaşadıklarını, yaşattıklarını mutluluk mu sanıyorlar?  Hadi kendilerini gözden çıkardılar ve dünyanın tek hakimi oldular diyelim, gelecekte ki nesillerinin de bu nefret duygusuyla insanlıklarını yaşayamayacaklarını, daima nefret edilen, yanında olunmak istenmeyen kişiler olarak mutsuzlasacaklarınıda mı düşünmüyorlar? Allahın tek olduğuna inanan herkes "can yakanın caninin yanacağını" bilmesi gerekir. Bu tüm inançlar da böyledir. .

Ortadoğu alev alev yanıyor tek sebebide "hırs".. İktidar hırsı, para hırsı üstün olma hırsı,  vs vs..  Bunu inanç adı altında yapıyor olmaları daha vahşice..

Gazzede olanların gerçek sebebi ise, Gazze'nin dünyanın en zengin gaz yataklarına sahip olmasıdır.. Gazze açıklarında 2000 yılında Marine -1  Marine -2 sondajlarında 40 milyar metreküp gaz bulunmuştur.  Yaklaşık 4 trilyon dolar değerindedir.. Büyük ihtimalle bu yatakların varlığı ve bulunması 2000 yılı da değildir.

Büyük Ortadoğu projesinin temelinde hep buna benzer sebepler vardır. Dünyanın neresinde bir karışıklık, bir kan varsa hemen aklımıza orada bir yeraltı zenginliğinin olduğu gelmelidir.

Tüm bu ülkelere inançlarıyla alakalı nifak tohumları ekenler önce o ülkeyi kendi içlerinde birbirlerine düşürerek bölüyor, sonrada zayıf halkayı yok edebilmek adına müdahalede bulunuyor.. Tüm bu zenginliklere sahip olabilmek için acımasızca masum insanları yok ediyorlar.

Yarı açık cezaevi haline gelen ve başkaldıranın başının kesildiği ülkelerinde zulm görenlere dünyada hiç bir ülkenin tam anlamıyla sahip çıkmaması daha da vahim bir durumdur.  Dolayısıyla akıllara şu soru gelmektedir.  Müslüman, doğal zenginliklere sahip, coğrafyası tüm Ortadoğu ya hakim olabilecek bir konumda olan ülkemize yarın birilerinin ağzının suyu akarak saldırması söz konusu olabilir mi.? Bizler de ileride aynı kaderi yaşamak istemiyorsak şimdiden ilişkilerimizi kontrol altına alıp gücümüzü muhafaza etmek zorundayız.
OGÜNhaber