Halk merhamet bekliyor!..

İnsan kendini sorgulamadan nasıl yaşar? Yaptığın her şeyin doğru olduğuna kendini inandırmak tamamen cahilliktir. Bu eğitimle alakalı bir durum değil sadece, egolarla alakalıdır. Hatalarımızı anlayabilmek ve düzeltebilmek için mutlaka muhalif bir görüş duymaya veya eleştirilmeye ihtiyacımız vardır. Bir durumun tek bir doğrusu ve sadece bir yanlışı vardır.. O yüzdendir ki eleştirilmek daima doğruyu bulmamıza yardımcı olur..

Muhalefeti dikkate almayan bir hükümet tarafından yönetiliyoruz. Muhalefeti dinlememelerini bir nebze anlayabiliyorum, çünkü onlar kendilerince rakipler ama halkı dikkate almamalarını ve isteklerini, eleştirilerini, isyanlarını, ağıtlarını, kızgınlıklarını dikkate almamalarını algılayamıyorum. Bu halk kendisini yönetecek olanları seçerken öncelikle onların yapabileceklerini, inançlarını(!) benimsedi ve içlerine sindirdiler..

Onların da beklentileri bu değildi elbet. Her vatandaş bir önceki hükümetin başarısızlığından şikayet etti ve genel bir değişim istedi. "Dini bütün olan insanın her yaptığı doğrudur" mantığıyla hareket ettiler.. Doğrusuda budur zaten.. " Gerçek dindarlar Allah’ın gazabını bilir ve kul hakkından korkar". Zannettiler ki gelenler onların haklarını kollayacak, birlik beraberlik içerisinde refah yaşanacak, insanca yaşama hakları kendilerine verilecek, imkansızlıklardan dolayı yıkılan yuvalar kurtulacak ve aile birliği değerlerine kavuşacak.. "ne olursan ol gel" çağrısına tamamen teslim olarak gittiler.. Yanlış mı yaptılar diye sorulduğunda, aslında müslüman bir ülke olarak haksız da sayılmazlardı. Ben kendimde dini bütün olduğuna inandığım kimsenin sözüne biraz fazla itibar ederim. Haksız değillerdi aslında.

Ancak hayal kırıklıkları ülkemiz insanının yakasını maalesef bırakmıyor. Verilen sözler bunlar değillerdi. Tabii ki her sözün yerine gelmesi ve olgunlaşması için zaman ve zemin gereklidir ancak vaatlerle yapılanlar arasında fersah fersah yol varsa, hesabını da sormak bu insanların hakkı olur.
Demiyoruz ki bu dönemde hiç iyi şeyler yapılmadı…

Elbet pek çok güzel şey de yapıldı. Ama zaten sizin o makama oturmak için verdiğiniz sözler bunları yerine getirmek değil mi? Sizler görevinizi yapıyorsunuz tabii ki alkışlarız her güzel olayda. Lakin her yanlışınızda söylenileni de dinlemek zorundasınız... Biz sizlerden korkmak için seçmedik ki sizi… Şu an tüm insanları bir korku sarmış durumda. Uzaktan bakıldığında bunun ne dinen, ne insanlık olarak hiç bir affedilir yanı yoktur. Olay artık sağ-sol olayı değildir ülkemizde. Emperyalizmin ağzının suyunun aktığı bu güzelim ülkemizi ve insanımızı korumak kollamak ve insanca yaşamalarını sağlamaktır asıl görev... Kürdü, Türk'ü, Laz’ı, Çerkez’i vs hepsinin bu ülkede vatandaşlık hakları vardır.

Ancak bu parçalanakar ayrışma yöntemiyle yapılmaz. Birlik ve beraberlik çatısını kurmadığınız taktirde ne akan kan duracaktır nede bu misak-ı milli sınırlar mevcut durumunda kalacaktır.

Sizler bizim insanımızsınız… Bizim yollarımızdan geçtiniz. Tek bir simitle tüm gün geçirmeyi de bilen insanlarsınız çoğunuz. Sizlerin bu vatanı ve vatandaşlarını "evlat" gibi görmeniz gerekmez mi? Size oy vererek her şeyinize kefil olan bu halkı mağdur etmek, ağlatmakta neyin nesi?

Sağlık sektöründe reform yaptık , ama biz özel hastanelerin tuzaklarından kurtulamıyoruz. Eğitimde çığır açtık diyorsunuz özel okullardan geçilmiyor. Yani kısacası yeni reformlar parası olan için muhteşem…

Hadi bunlar aşılabilecek sorunlar.. Ya teröristlerin itibarına ne demeli? Neredeyse öldürdükleri her mehmedimiz için ödüllendirilecekler. Bir terörist başının benim başbakanımla değil muhatap olması adını bile ağzına alamaması gerekir. "One minute" dediğinde ayaklara kalkıp alkışladığımız başbakanımız, bizim evlatlarımızı katledenlere ne zaman "one mınute" diyecek? Hatta elinin tersiyle ağızlarına çarpacak?

Ne medya denetimi var ne de kamuoyu denetimi... Herkes başına gelebileceklerden korkuyor ve susuyor.

Şehitlerin sayısı gittikçe artıyor, terör sorununa çözüm getirileceğine daha girift bir hale getirilmiş, ekonomi derseniz Allaha emanet yaşıyoruz. Her gün benzine zam, elektriğe zam... Millet kış geliyor yakıt masrafını nasıl karşılayacağız diye karalar bağlıyor. Şaşkınlıkla seyrediyor ve haklarını teslim ettikleri, yukarılara çıkardıkları insanların artık halkın arasına inip göz perdelerinin açılmasını bekliyor..

OGÜNhaber