27 Mayıs, Hukukun yok sayıldığı ve Demokrasinin katledildiği tarihin adıdır..

Bugün 27 Mayıs. Bugün demokrasimiz, açısından kara bir gündür.
Çünkü bugün, bütün darbelerin önünü açan, 27 Mayıs'ın 60'ıncı yıldönümüdür...

27 Mayıs'ın açtığı yoldan 12 Mart müdahalesine, 12 Eylül darbesine, 28 Şubat'a ve 15 Temmuz kanlı darbe girişimine ulaştık...

27 Mayıs'ta millet iradesi ile seçilmiş Başbakan Adnan Menderes ve iki bakanını darağacına çekenler, 12 Mart ve, 12 Eylül’de ise gençlerimizi idam ederken, 15 Temmuz'da 248 insanımızı şehit ettiler...

Türk milletini tepeden dizayn etmeye çalışan toplum mühendisliğinin temelleri, Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen ilk darbe olma özelliğini taşıyan 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile atılmıştır...

Vesayet ve statükonun hüküm sürdüğü bir anlayışla gerçekleştirilen 27 Mayıs Darbesi, milli iradeden kopan bir zihniyetin ürünü olarak; demokrasiye, insanlığa ve vicdanlara yönelik büyük bir ihanettir...

Seçilmiş bir başbakanın idama mahkûm edilmesiyle demokrasi tarihimizde silinmez bir leke oluşturan 27 Mayıs Darbesi, ilerleyen süreçte askeri otoriteye, milli iradeyi silah zoruyla tahakküm altına alma imkânının kapılarını da açmıştır...

Milletin iradesini hiçe sayan cuntacı zihniyet, demokratik yönetime antidemokratik yöntemlerle el koyarak seçilmiş yöneticileri tutuklamış ve Yassıada da hukuk dışı yargılamaların ardından darağacına göndermiştir...

Mahkeme Başkanı Salim Başol'un, "Sizleri buraya tıkan irade böyle istiyor" sözleri hukuksuz yargılamaların apaçık yaşandığı bu dönemleri tarihe kara bir sayfa olarak işlemiştir...

Üzerinden yarım asrı aşkın bir süre geçmesine rağmen 27 Mayıs Darbesi'nin benzer senaryosu 15 Temmuz hain darbe girişiminde tekrar karşımıza çıkarılsa da milletimiz vakur duruşuyla bu kez bu oyuna izin vermemiştir...

2016 yılında gerçekleştirilen 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı sokağa çıkan milletimizin önemli bir kısmında bu hadise zuhur etmiş ve necip milletimiz bir daha darbelere geçit vermemek için meydanlara dökülmüştür...

Demokrasimizin ve özgürlüklerimizin daim olması adına başta Adnan Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan olmak üzere tüm demokrasi şehitlerimizi ve onları şehit eden demokrasi düşmanlarını unutmadık, unutmayacağız...

27 Mayısların, 12 Eylüllerin, 28 Şubatların, 15 Temmuzların bir daha asla yaşanmamasını temenni ediyor ve darbe dönemlerinde hayatlarını kaybeden, başta merhum Başbakan Menderes ve 2 Bakanı olmak üzere tüm vatandaşlarımızı rahmetle ve minnetle anıyoruz...

Son bir söz. "Darbe sevicisi ve Demokrasi katilleri şunu çok iyi bilmeliler. Cunta tarihe karışmış ve vesayet rejimleri toprağa gömülmüştür..."

Selam ve dua ile...
OGÜNhaber