İstanbul Sözleşmesi'nin bilinmeyenleri..

Yukarıda belirttiğim üzere imzalar İstanbul'da atıldığı için, adına İstanbul sözleşmesi denen bu anlaşmanın, detayları ve içinde gizli şifreleri iyi okumak gerekir...

Toplumsal cinsiyet ve cinsel tercih, yönelim gibi kavramların Batı seküler medeniyetinin kavramları olduğunu unutmamak gerekir...

İstanbul sözleşmesinin meşruiyet kazandırdığı ve Devlet politikası haline getirdiği, kavramların sözleşmenin asıl kimliğini oluşturduğunu, fakat aslında görülmeyen bir tarafında, kadına karşı şiddeti değil, bu sıfat adı altında bazı kavramlara meşruiyet kazandırmak olduğunu iyi görmek gerekir...

Sözleşmede yer alan "cinsel yönelim" ve "toplumsal cinsiyet" kavramından hareketle bir takım çevrelerin konuyu LGBT'ye nasıl bağladıklarını iyi kavramak gerekir...

Türkiye'nin İstanbul sözleşmesinin yerine 6284 sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanun maddesini işletmesi ve bu kanunun hükümlerini yolunu tercih etmesi, izlenmesi gereken en doğru yol olacaktır...

İstanbul sözleşmesindeki tuzağı iyi görmek ve iyi anlamak gerekir. Toplumsal dejenerasyonun, getireceği ağır sonuçlara dikkatleri özellikle çekmek istiyorum...

Son bir söz "sadece kadınlarımız değil, yaşayan tüm canlılar koruma altına alınmalıdır. Toplumun genleri ile oynamakla, şiddetin önüne geçilemeyeceğinide iyi benimsemek gerekir..."

Selam ve dua ile...
OGÜNhaber