Ferhat ile Şirin, Marriage Story ve Servant

Dizinin oyuncu kadrosunda; Yıldıray Şahinler, Ushan Çakır, Emel Çölgeçen, Şehsuvar Aktaş ve Işıl Yücesoy gibi birbirinden ünlü isimler bulunuyor.
 
Diziyi, diğer dizilerden ayıran farklı bir sinematografisi var.
 
Bu yönüyle dikkat çeken dizinin yönetmen koltuğunda ise Mehmet Ada Öztekin oturuyor.
 
Tarihi mekanlar, görüntü, kullanılan renkler, farklı kamera açıları ve oldukça iddialı müzikleriyle dizinin bambaşka havası var.
 
Açıkçası ben diziyi çok beğendim.
Değişik bir anlatım dili var.
 
Diyalogların titizlikle yazıldığı, oyuncuların karakterlerinin derinlemesine işlendiği belli oluyor.
 
Cansu Dere, Tolga Sarıtaş, Leyla Tanlar tamam da, benim en çok ilgimi çeken ve oldukça etkilendiğim kişi Emel Çölgeçen oldu.
 
Duygu değişimi, mimikleri, bakışları, duruşu müthiş başarılı.
 
Özellikle Türkiye’de bir ödül töreninde dizi kategorisinde yardımcı kadın oyuncu ödülü verilecekse bence bu isim Emel Çölgeçen olmalı.

Fakat bu dizi niye bu kadar eleştiriye maruz kaldı ve neden beklenen reytingi göremedi?
Kanaatim şu yönde;

Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı gibi efsane olmuş, aşk, savaş ya da kahramanlık hikayelerine ait, bilinen bir ismi koyuyorsan, mutlaka adaptasyonu olmalıdır.
 
Tıpkı Romeo ve Juliet de olduğu gibi.
Romeo ve Juliet’in bir çok yeni versiyonu yapılsa bile mutlaka Shakespeare’den izler taşır.
Bu bir adaptasyondur.
 
Mesela Westside Story’de bir adaptasyondur.
 
Ya da Othello yaparsın o da bir adaptasyon olmak zorundadır.
Başka bir şey yaparsın o da benzer hikayenin uyarlanışıdır.
 
Burada da bir uyarlama izlemek istedi insanlar.
 
Yoksa sadece karakterlerin adını Ferhat ile Şirin koyunca o bir aşk hikayesi olmuyor.
 
Seyirci de zaten kafasında ‘Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun gibi isimler gerçek hayatta kaç kere denk gelebilir.’ diye sorgular, bilinçaltında bunun olamayacağını baştan kabul eder ve yapımcının bu ismi kullanarak kendisinin haksız bir kabul peşinde koştuğunu düşünür.
 
Dolayısıyla zaten riskli bir isim ve ismin vaat ettiği hikaye ortada yok.
 
Keşke adı Ferhat ile Şirin olmasaydı.
 
Ne yazık ki güzel bir projenin kaderiyle oynanmış.
 
Umarım yayından kalkmaz ve ilerleyecek olan hikayesiyle seyircilerin önyargısını siler.
 


Haftanın Filmi: Marriage Story


Akademi Ödüllü sinemacı Noah Baumbach’in yönettiği Marriage Story filminin kadrosunda, başrolleri paylaşan Scarlett Johansson ve Adam Driver’ın yanı sıra Laura Dern, Alan Alda ve Ray Liotta yer alıyor.
 
Marriage Story, birbirini çok severek evlenen bir çiftin New York'tan, Los Angeles'a kadar uzanan sorunlu boşanma hikayesini konu ediyor.
 
Aşka ve evliliğe dair çekilen, izleyen herkeste kendine göre bir iz bırakan, herkesin yaşayabileceği türden bir konusu olan, mücadele etmeye çalışmanın yalnızca süreci kötüleştirdiğinin dersini veren, hepimizin bildiği gerçekleri suratımıza suratımıza vuran, karakterlerin hisleri ve tavırları aşırı gerçek görünen, ve bu evli çiftin boşanma sürecini detaylandırarak anlatan bir film olmuş.
 
Filmi izledikten sonra, iki taraf için de, ne haklı ne de haksız hissine kapılıyorsunuz.
 
Filmde konuşmalar, davranışlar, tepkiler, isyanlar, fedakarlıklar, yanlış kararlar, her şey çok ama çok gerçekçi.
 
Burada tabii yönetmenin mahareti de ortaya çıkıyor.
 
Scarlett Johansson, sesiyle, duruşuyla, konuşma şekliyle bambaşka birisi olmuş.
 
Adam Driver ise tam anlamıyla döktürüyor. Sizi derinden etkileyecek, çaresizliğin ne demek olduğunu hissettirecek ve hatta ağlatabilecek sahneleriyle olağanüstü performans gösteriyor.
 
Bu film aynı zamanda, evliliği bitmek üzere olan bir çiftin saygı ve sevgiyi koruyacak olgunlukta olmalarının altını çizen bir aşk hikayesi.
 
Ha bu arada filmde en çok aralarındaki sevgiye üzüldüm.
 
Kesinlikle tavsiye ederim.
 
 


Haftanın Yabancı Dizisi: Servant


Night Shyamalan ile birlikte yapımcılığını yürüten, aynı zamanda da dizinin ilk iki bölümünü de yöneten Tony Basgallop tarafından yaratılan ve yazılan psikolojik korku türünde bir dizi.
 
Bu dizinin iddialı olmasının sebeplerinden biri ise;
özellikle 6. His filmiyle tanınan, korku ve gerilim öyküleriyle ünlenen, başarılı yazar, yönetmen M. Night Shyamalan’ın yapımcılardan biri olmasıdır.
 
Dizinin oyuncu kadrosunda, Lauren Ambrose, Toby Kebbell, Rupert Grint ve Nell Tiger Free yer alıyor.
 
Servant’ın konusu kısaca şöyle:
 
Sean ve Dorothy, bebeklerini yeni kaybetmiş bir çifttir.
 
Ancak Dorothy bu travmanın üstesinden gelemez.
 
Dorothy’nin iyi olması için bir tavsiye üstüne oyuncak bebek alırlar ve bu çocuğa gerçekmiş gibi davranırlar.
 
Dorothy bebeğin gerçek olduğuna inanacak kadar hasta olsa da, muhabirlik işinden geri kalmayıp, çalışmaya devam etmektedir.
 
Bu yüzden oyuncak bebeğe bakması için genç bir kızı, dadı olarak yatılı tutarlar.
 
Fakat bu genç kızın gelmesiyle durumlar daha da tuhaflaşacaktır.
 
Dizi, bir evin içinde geçen, yavaş ilerlemesine rağmen sıkıcı olmayan ve oldukça gizemli bir hikayeye sahip.
 
Özellikle her bölüm sonu sizi çok meraklandırıyor.
 
Bu tür psikolojik korku filmleri sevenler kesin kaçırmasın derim.
 
Herkese iyi seyirler.
OGÜNhaber