CHP'li Belediyeler ne yapmaya çalışıyor?

Değerli Dostlarım, öyle bir çağda yaşıyoruz ki sahip çıkmaya çalıştığımız bizim olan, geçmişimizden bizlere miras kalan bütün maddi-manevi ve kültürel değerlerimiz ya yozlaştırılıyor ya içi boşaltılıyor ya da yok ediliyor.

Bilinçli ya da bilinçsiz çağımızın gündelik telaşları, koşuşturmacaları, teknolojinin ayağımıza getirdiği rahatlık pek çok değerin de hayatımızdan çıkıp gitmesine neden oldu. Ancak ne olursa olsun bazı günlerde, haftalarda bu değerlerimize sembolik te olsa sahip çıkıyor, eskiyi yad ediyor, özlemle anıyorduk.

İşte bunlardan biri de Anadolu manevi geleneğimizde çok önemli yer tutan Şeb-i Arus günleridir. Hz Mevlana'nın vefat ettiği gün "Hakka Vuslat" günü olarak Mevlevi geleneğinde Kur'an-I Kerim tilavetleri ve mevleviliğe has zikir törenleriyle günümüze kadar her yıl anılarak Anadolu'da ve dünyada adını duyurmuştur.

Ancak bu sene öyle bir sözde anma törenine şahit olduk ki Hz. Mevlana'nın vefatından bu yana geçen yedi asırda böyle bir rezalet görülmemiştir.

İBB'nin 17 Aralık'ta sözde Hz. Mevlana'yı anma amacıyla "Mevlevi Mukabelesi adını verdikleri, mevlevilikle alakası olmayan bu törende Ney taksimi ile başlayan ardından da farsça kasidelerin, tören sonunda okunan Kur'anın ve hatta baştaki besmele ve sondaki kapanış lafzının tamamen değiştirilerek Türkçe okunduğu, semanın ise kadın erkek yapıldığı törenden bahsediyorum.

Evet CHP'li İBB'nin bu bütün değerleri ayaklar altına alan, mevlevileri rencide eden eylemine çok sert tepkiler geldi. İletişim başkanı Fahrettin Altun bir açıklama yaparak olaya şu sözlerle tepki gösterdi: "Hoşgörü denildiği zaman akla ilk gelen bu toprakların sönmeyen kandili Hazreti Mevlânâ'nın vuslat gecesinde, ne yazık ki bizlere geçmişin kötü hatıralarını yeniden hatırlatacak kahredici bir olay vuku bulmuş, Kur'an'ı Azim'e ve Hz. Mevlânâ'ya büyük bir saygısızlık yapılmıştır.
İlahî kelamı nüzûluna aykırı bir biçimde, özünden koparırcasına, sözde semâ gösterisi eşliğinde Türkçe okumak "hoşgörü" kelimesiyle ifade edilecek bir olay değildir. Hoşgörü, her inancı özü ve şekli itibarıyla olduğu gibi kabul etmek ve saygı duymaktır.

Aynı zamanda konuyu köşesinde ele alan Gazeteci Yazar Murat Bardakçı'nın da CHP'ye gönderme yaptığı şu sözleri manidardı: "Bu iş İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde görevli her kimin marifeti ise o kişiye şimdi çok ama çok daha önemli bir vazife düşmektedir: İstiklal Mahkemeleri'ni yeniden kurup ibret-i alem için şöyle birkaç yüz kişiyi sallandırıvermek! İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1930'ların hızlı inkılap günlerine dönebilmeyi ancak böyle sağlayabilir.''

BİR SKANDAL DA İZMİR BELEDİYESİNDEN !

Evet dostlarım daha bu skandal gündemden düşmeden bu kez İzmir’in CHP'li belediyesi yeni bir skandalla gündeme geldi.
İzmir'de düzenlenen bir festivale Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'e her fırsatta hakaret eden Charlie Hebdo dergisinin yazarı Plantu, CHP'li İzmir Belediyesi tarafından davet edildi. Plantu karikatürleriyle dergisindeki hakaretlere destek vermesiyle tanınıyor.

Bu haber medyada duyulunca büyük tepkiler aldı ve şükür ki İzmir Valiliği tarafından bu davet iptal edildi?
Şimdi biz soruyoruz CHP ne yapmaya çalışıyor?
CHP'li belediyeler her fırsatta halkın milli-manevi, dini değerlerine saldırmakla, onları aşağılamakla, onlara saygısızlık yapmakla ne yapmaya çalışıyor?

Yüz yıldır dine karşı bu politikalarınızla halkın gözünden düştünüz, hala düşmeye devam ediyorsunuz. Bu millet CHP demek dinsizlik demektir dediğinde millete kızmayın, dönüp bir kez olsun aynaya bakın!
Allah'a emanet olunuz !
OGÜNhaber