Dizilerden tarih öğrenebilir miyiz?

1988 yılında TRT 1'de yayınlanmaya başlamış olan, Tarık Buğra'nın eserinden televizyona uyarlanmış Kuruluş/Osmancık adı verilen diziyi yaşı çok genç olanlar hariç bilir. Yönetmenliğini Allah rahmet eylesin Yücel Çakmaklı’nın yaptığı Osmancık dizisi gerçekten çok güzel bir çalışmaydı. 

O dönemin iptidai koşullarında gerçekten muhteşem bir iş çıkarılmış ödüle layık bir dizi olduğu muhakkaktır. 

O dönemin koşulları dikkate alındığında TRT’nin böyle bir çalışma içine girmesi ve böylesi bir yapımı üstlenmesi takdire şayandır. Ancak aradan geçen pekçok yıla rağmen TRT’de bu anlamda atamızı Osmanlıyı halka doğru bir biçimde anlatacak tarihi bir dizi yapılmamıştır. 

Elbette ki o dönemde iktidarda bulunan ANAP ve onun lideri rahmetli Turgut Özal’ın bu dizinin yapılmasındaki katkılarını söylemezsek bu dizinin nasıl yapılabildiğini anlayamayız.

Turgut Özal’ı anlatmaya hacet var mıdır bilmem! Onun milletimizin nazarında hak ettiği mimtaz bir yeri olduğu muhakkaktır. 

Gelelim 2011 senesine!

Karşımıza bu sefer halkımızın Osmanlıya olan manevi bağlarını zedelemek amacıyla Muhteşem Yüzyıl adı verilen ama ihtişamı sadece Harem duvarları arasında gösterilen bir yapım çıktı. Özel bir kanalda yayınlanan bu dizi tabiri caizse tam bir Muhteşem Rezalet oldu.

Bizler aile olarak bu diziye çok karşı çıktık. Hatta Sayın Cumhurbaşkanımız da Kanuni’nin bu şekilde tanıtılmasına itiraz etmişlerdir. Ancak dizi epeyi bir rayting yaptı ve çok tartışıldı.

Hatta sonraki yıllarda Araplara da satıldı. Ve bu arada dizinin ismi de değişti “Harim-ü’l Sultan/Sultan’ın hanımları” oluverdi. Esasında Araplar dizinin vermek istediği mesajı iyi anladıkları için iyi bir adlandırma da yapmışlardır.

Sene 2014’e geldiğimizde bu sefer karşımıza Diriliş Ertuğrul adı verilen mükemmel bir dizi çıktı. Demek ki isteyince oluyor ve tarihimiz pekâlâ doğru ve tarafsız anlatılabiliyormuş. 

Diriliş Ertuğrul’un 2014 senesinde yayın hayatına başlaması ile bize uyan milliyetçi vatan ve millet sevgisini yücelten, manevi değerlerimizi koruyan bir anlayış belirdi.

2015 senesinde ise danışmanlığını yürüttüğüm Payitaht Abdülhamid dizisi ile yeniden TRT ekranlarında güzel bir tarihi dönem dizisi serüveni başladı.

Çarşamba ve Cuma günleri artık iple çektiğimiz ve ekrana kilitlendiğimiz bir zaman aralığı oldu. Bu sebeple bu dizinin hayata geçmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi bir borç bilirim. 

Şimdi tekrar yazımızın başlığı olan ana konuya dönelim.

Muhteşem Yüzyıl adı verilen dizi ile tarihi bilgisi pek fazla olmayan bir kesim bu dizide anlatılanları hakikat zannetmek yanılgısına düşürülmüştür. Bir diğer kesim ise merakla Kanuni’nin ve Hürrem Sultan’ın hayatlarını merak ederek kitaplar satın almaya ve okumaya başladı. Tabi bu arada bazı fırsatçı tarihçiler de bu furyadan geri durmamak için alelacele kitaplar yazıp raflardaki yerlerini aldılar. 

Osmanlıyı suçlamak için fırsat kollayanlar işte sizin Osmanlı dediğiniz evlat katili kişiler demeye başladılar. 

Kendilerine bu ülkenin aydını diyenler öyle garip cümleler kurmaya başladı ki onların bu memleketin insanları olup olmadığı hakkında şüpheler oluştu. Bir misal olarak Muhteşem Yüzyıl'ı izlerken artık ecdadıyla iftihar edemediğini belirten Nazlı Ilıcak Twitter’dan yaptığı açıklamada "Kanuni ya da Muhteşem Süleyman yerine gaddar Süleyman diyeceğim geldi. Muhteşem Yüzyıl'ı seyrederken, demokratik bir Cumhuriyet olduğumuz için şükrediyorum. Tabii her dönem kendi şartı içinde değerlendirilir ama.. Ne olursa olsun, Hikmet-i hükumet denilse de, kabullenmek zor. O sarayda yaşayanların hepsi bence ruhi bunalım içinde. Yaşasın Cumhuriyet" yazarak ne kadar aydın olduğunu cümle âleme göstermiş oldu. 

Benim ecdadım Kanuni değil diyen Nazlı Hanım okyanus ötesinde soyu belli olmayan kişilerin peşinden giderek kendisini düşürdüğü ibretlik durum malumunuzdur. Merak etmeyin Nazlı Hanım bizde sizi kendimizden saymıyoruz zaten.

Payitaht Abdülhamid dizisine tekrar geri dönersek ezcümle şunu söylemek yerinde olur kanaatindeyim: Bu dizi ile ilgili olarak eleştiriler de yapılmakta. Ancak şunu da unutmamak icap eder: Amerikalılar olmayan sahte kahramanlar üretip bunlarla ilgili filmler ve diziler yaparken, bizim 1000 yıllık Selçuklu-Osmanlı şanlı tarihimizden nice isimsiz hakiki kahramanlar ve kahramanlıklar varken bunları anlatmamak üzerimize vebaldir.

Allah’ın izni ile tarihini seven Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde daha nice güzel işler yapmayı Rabbim bizlere nasip etsin inşallah. 
OGÜNhaber