Türk milletinin kurban hassasiyeti..

Değerli dostlarım, Hz. İbrahim'in, oğlu İsmail'i Allah'ın imtihan maksatlı emriyle kurban etmek istediği ve sonrasında Cenab-ı Hakkın büyük bir koç göndererek onu kurtardığı günün yıldönümleri olan hac ibadet mevsimi, hicretin ikinci yılında Allah Teala tarafından Hz.Muhammed (sav) vasıtasıyla ümmete bir kurban bayramı olarak armağan edilmiştir.

Bu bayram, hanîf İslam dininin önderleri olan peygamberin anılarını tazelemek, Allah uğruna canı ve malı feda etmek, bu yolda sabır ve metanet göstermek konusunda onları örnek almak anlamları taşır.

Kurban ibadeti, Allah'a yaklaşmak ve O'nun rızasına ermek için belirli şartları taşıyan hayvanı usûlüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban bayramında kesilen kurbana udhiyye denir.

Mezheplerin çoğuna göre udhiyye kurbanı kesmek sünnettir, Hanefî mezhebinde ise tercih edilen görüş, kurbanın vacip olduğudur.

Kurban, Kur'an-ı Kerim, Sünnet ve icmâ ile sabit bir ibadettir. Kurbanın meşru bir ibadet olduğuna dair Kur'an-ı Kerim'de deliller mevcuttur. Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail'in yerine bir kurbanın, Allah tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir (Sâffât, 37/107).

Hz. Peygamber (s.a.s.) de, kurbanı bir ibadet olarak kabul etmiş ve bizzat kendisi de kurban kesmiştir. Hz. Peygamberin (s.a.s.), meşru kılınmasından itibaren vefat edinceye kadar her yıl kurban kestiği bilinmektedir .

Biz Türkler millet olarak bu ibadete ayrı bir hassasiyet ve önemle değer vermişiz. Dünya da böyle bir başka millet yoktur ki borç alıp yine de kurbanını kessin. Bizim insanımız bir sene boyunca biriktirip yine de kurban alır ve bu ibadeti yerine getirir. Bugün haberlerde izlediğimizde de bunu görüyoruz. Kurbanlıkların tamamına yakını satılmış. Bu hem ekonomiye canlılık katması açısından güzel bir haberdir, hem de insanımızın bu ibadete verdiği değeri, önemi göstermektedir.
Kurban bizim için yardımlaşmanın merhametin üst noktada yaşandığı bir ibadettir.

Türkler, aldığı kurbanlıkları en iyi koçlardan seçip, boynuzlarına tülbentler bağlayarak, kına yakarak, süsleyerek başına gülsuyu serperek bayrama hazırlar.

Kurban etlerinin çok azı evlerde bırakılır bu miktar genelde üçte biri kadardır ve diğer kısımlar tamamen yoksullara dağıtılır. Daha bayram öncesinden hangi evlere et girmediği, hangi evlerde yoksulluk nedeniyle et yenmediği araştırılıp kesilen kurbandan özellikle o evlere paylar dağıtılır.

Son senelerde Kurban ibadeti yine devam etmekle beraber, paylaşımların azaldığını görmekteyiz. Evlere özellikle kurban eti saklamak için derin dondurucular alanlar bile var. Dağıtılan bir kaç pay dışında kurbanın neredeyse tamamı eve bırakılıyor.

Bu Kurban ruhuna, infak ve cömertlik ruhuna uygun değildir. Kurban paylaşmaktır, cömertliktir.
Bizler Osmanoğlu Yardımlaşma Derneği olarak Afrika'da öyle ailelerle karşılaşıyoruz ki değil bir senede
3-4 senede bir et yüzü görmemiş aileler var. Bizler bu Kurban Bayramında bu ailelere yöneldik.
Yardımlarımızı onlar için topladık, topluyoruz. Derneğin kendi bünyesinden bağışlar yaparak bu ailelere yardım eli uzatmaya çalışıyoruz.

Bu vesile ile sizlerin de Kurban Bayramınız mübarek olsun, infak ve cömertlik kavramlarının, ibadet formunda bütünleştiği, huzurlu ve sağlıklı bir bayram diliyorum.
Allah'a emanet olunuz!
OGÜNhaber