Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Kenevir üreteceğiz' açıklaması Kastamonu'da sevinçle karşılandı. Kastamonulu çiftçiler, tekrar kendir dikimi yapabileceklerini söyledi.

Kastamonulu çiftçiler, Kendir dikimine hazırlanıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Tarım Bakanlığımız bir çalışmanın içerisine giriyor ve yeniden kenevir üreteceğiz’ şeklindeki açıklaması Kastamonu’da sevinçle karşılandı.

Kastamonulu çiftçiler, 1940’lı yıllardan itibaren 2002 yılına kadar tek ekonomik geliri olarak kenevir üretimi yapıyordu. Fabrikaların kapanması ve kenevir üretiminin yasaklanmasıyla birlikte Kastamonu’da hem göç yaşandı hem de çiftçiler alternatif ürünler ekmeye başladı. 
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bize dost görünen düşmanlar, ülkemden kenevir üretimini aldı. Şimdi keneviri dışarıdan ithal ediyoruz. Tarım Bakanlığımız bir çalışmanın içerisine giriyor ve yeniden kenevir üreteceğiz” ifadeleri en çok Kastamonu’da sevinçle karşılandı. 1940’lı yıllardan itibaren kenevir üretimi yapan Kastamonulu çiftçiler, kenevir üretiminin yasaklanması ve fabrikaların kapanmasıyla birlikte 2002 yılından itibaren kenevir üretmeyi bıraktı. Kenevir yerine sarımsak veya şeker pancarı ekimi yapan çiftçiler, istedikleri ekonomik geliri de elde edemeyince iş bulma ümidiyle topraklarını terk ederek Kastamonu’dan İstanbul’a göç etti. Bu gelişmeler ışığında Kastamonulu çiftçiler, kenevir üretimi için iyi bir fiyatlandırma yapılması durumunda tekrar üretmeye başlayabileceklerini söylediler. 
 
“Ürettiğimiz kendiri satamayınca kendir ekimini bizde bırakmak zorunda kaldık” 
 
1940’lı yıllardan itibaren özellikle Taşköprü bölgesinin kendir üreticisi olduğunu belirten kenevir üreticisi ve özelleştirilmeden önce SEKA Kağıt Fabrikasında çalışan Taşköprü Gizlice Mahallesi Muhtarı Cengiz Durgut, “Taşköprü’de Gökırmak Havzasının hemen hemen tamamında kendir ekilirdi. Sümerbank’ın yanında daha sonra Taşköprü’ye 1984 yılında SEKA Kağıt Fabrikası açıldı. Bir tarafta kendirden iplik üretimi yaparken diğer tarafta sigara kağıdı üretimi yaptı. Taşköprü’de o zamanları komple kendir ekilirdi. İlçemizin ekonomik girdisi kendirdi. Bir süre sonra sarımsak ve pancar çıktı. Sümerbank Fabrikası kapatıldıktan sonra SEKA Kağıt Fabrikası da özelleşince fiyatlar yeterli olmadığı için Taşköprü çiftçisi kendir üretimini terk etti. Yani yaklaşık 2002 yılından itibaren Taşköprü’de kendir ekimi yapılmıyor. Ama güzel bir fiyat verilirse yeniden kendir ekilir. Çünkü kendir ekimi için Taşköprü’de Gökırmak Havzası en uygun bölgedir” dedi. 

Tarım İlçe Müdürlüğünden aldıkları izinle kendir üretimi yaptıklarını anlatan Durgut, “Bizler, kendirden esrar, eroin gibi uyuşturucu madde üretimi yapılmaya başlandıktan sonra Tarım İlçe Müdürlüğüne giderek ‘ben, kendir ekeceğim’ diyorduk ve tarlanın tapusuyla birlikte kayıt yaptırıp kendir ekebiliyorduk. Ama Taşköprü’de kendir ekimi fiyatların yetersiz olmasından dolayı bırakıldı. Ürettiğimiz kendiri satamadık, fabrikanın biri kapandı, diğeri de özelleşince kendirde elimizde kaldı. Bunun üzerine 1,5 liradan sattığımız kendiri 450 kuruşa almaya başladılar. Bu yüzdende çiftçiler kendir üretimini bıraktı” diye konuştu. 
 
“Kendir dikimini bırakınca tarlalarımızda sarımsak yetişmez oldu” 
 
Kendir ekimini bıraktıktan sonra tarlalarında sarımsağında yetişmemeye başladığını ifade eden Durgut, “Bizler, kendir dikimi yaptığımız yıllarda Gökırmak Havzasında bir yıl sarımsak ekerken diğer yılda kendir ekiyorduk. Kendir ekimini bıraktıktan sonra şuanda Gökırmak Havzasında sarımsak yetiştiremiyoruz. Bizler, 450 kuruşa kendiri kendimiz mal edemiyorduk. Ekonomik kaygılardan dolayı kendir üretimini bıraktık. Hem satamadık hem de fiyat yetersizliğinden dolayı kendir üretimini çiftçilerimiz bıraktı” şeklinde konuştu. 
 
“Fabrikalar özelleşince ürettiğimiz kendiri satamadık, bu yüzdende dikimini bıraktık” 
 
Kenevir üretimi yapan ve özelleştirilmeden önce SEKA Kağıt Fabrikasında çalışan Taşköprü Gizlice Mahallesi Muhtarı Cengiz Durgut, 20 dönüm alanda kenevir diktiklerini belirterek, kenevirden elde ettikleri gelirle büyüdüklerini kaydetti. 
 
1984 yılında çalışmaya başlayan SEKA Kağıt Fabrikasında 2003 yılında özelleştirilene kadar çalıştığını ifade eden Durgut, “Fabrikada 450 tane işçi ve 100 tanede memur vardı. Bunlar değişik yerlere dağıtıldı. Şuanda fabrikada sadece yurt dışından gelen selüloz ile kağıt üretimi yapıyorlar ama kendir üretimi yok. Bizim çocukluğumuzda Taşköprü’nün her yerinde kendir vardı. Ben kendimde yıllarca kendir ektim” dedi. 

Geçtiğimiz yıl Kastamonu’da Ticaret Borsası tarafından düzenlenen bir sempozyuma katıldığını anlatan Durgut, “Kendire alternatif ürünlerde mevcutmuş. Heybe gibi, kilim gibi, urgan gibi ürünler yapılabiliniyor. Ayrıca yakıt olarak üretimini araştırıyorlardı. Hatta özel bir firma ilçemizde kendir ekimi yaptırıyor. Bundan da şuanda hediyelik eşya üretiyor” ifadelerini kullandı. 
 
“Başkan Erdoğan’ın kendir ile ilgili açıklamalarını memnuniyetle karşılıyoruz” 
 
Başkan Erdoğan’ın açıklamaları televizyondan kendisinin de izlediğini belirten Durgut, şöyle konuştu: “Poşet olayından sonra sanırım fileye dönüş düşünülüyor. Bunu da kendirden üretmek istiyorlar. Güzel bir fiyatlandırma yapılırsa zaten bizler, ne ekeceğimizi düşünüyoruz. Neden kendir ekimi yapmayalım. Ama benim kendir ekebilmem için soyulmuş elyaf kendirin kilosunun en az 25-30 TL olması gerekiyor. Bunun dışında ekonomik olarak kurtarmaz. Böyle olmazsa çiftçide bunu ekmeyebilir diye düşünüyorum. Çünkü yıllarca biz, bunu ektik, bunu da bir çiftçi olarak söylüyorum. Çiftçi şuanda arayışta. Ne ekeceğimizi bilmiyoruz” 
 
“Kendir ekiminin bitmesi ilçemizde göçe neden oldu” 
 
Kendir parası ile büyüdüğünü ve çocukluğunun da kendir ile geçtiğini söyleyen Durgut, şunları kaydetti: “Kendir fabrikaları kapandıktan ve kendir ekimi de bittikten sonra Taşköprü’de büyük bir göç başladı. Özellikle büyükşehirlere göç edildi. Şuanda bırakın dağ köylerimizi, ova köylerimizden bile büyükşehirlere göç var. Kendir ekiminin bitmesi ilçemizde büyük bir kayıp oldu. Biz, bir demet kendir ile bir haftalık traktörümüzün mazotunu ve evimizin tüm erzakını alabiliyorduk. Ama kendir üretimi bittikten sonra sarımsağı bağlı kaldık. Sarımsak, bazen para etti bazen para etmedi. Şimdi alternatif ürün olarak pancar ekimi yapılıyor. O da Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi gündemde olduğu için yeteri kadar ekilmiyor. Bu yüzden çiftçi, köyünü terk etmek zorunda kaldı. Bazı köylerimizde hiç yaşayan yok, tamamen kapalı. Kendir, zamanında Taşköprü’nün her yerinde ekilirdi. Ama şuanda kendir ekimi ilçemizde yok” 
 
“Kış ayında bile istirahat etmeden kendir soyardık” 
 
1 dönüm ekilen kendirden 15-20 bağ arasında bir ürünün ortaya çıktığını ifade edene Durgut, “1 dönüm kendirden 15-20 bağ ortaya çıkar. 1 bağdanda 12-18 kilo arasında soyulmuş elyaf çıkar. Bir dönümden 15 bağ olunca ortalama 15 kilo dediğimiz zaman 225 kilo soyulmuş elyaf elde ediliyor. Yani benim bir dönüm ekilmiş alandan benim alacağım kendir, yaklaşık 225-250 kilo arasındadır” diye konuştu. 
 
Kendir ürettiği dönemde yıllık ortalama 150-200 bağ kendir bağladığını anlatan Durgut, şunları söyledi: “Kişinin evdeki nüfusuna ve arazisine göre bu artabilir. 10 dönüm ekende olur, 50 dönüm ekende olurdu. Kenevir ekimi zor olduğu için fazlada eken olmazdı. Çünkü o zaman makineleşme de yoktu. Kendir çekimi çok zordu, kucaklarımıza çuval bağlayıp öyle ekerdik. Tek tek kurutulup çırpınırdı. El bağı yapılırdı. Kendi gölü dediğimiz suda ıslanıp birkaç gece gölde ıslanırdı. Günde bir kadın, bir bağı ancak soyabilirdi. Kendir, kış aylarında kadınlarımızın istirahatı olmadan soydukları bir bitkiydi, gelir kaynağıydı” 
 
“Kendirin hem kullanım alanı hem de faydaları saymakla bitmez” 
 
Kendirin birçok alanda kullanıldığını ve faydalarının da saymakla bitmeyeceğini vurgulayan Durgut, şöyle devam etti: “Doç. Dr. Yalçın Koçak tarafından kendir mucizesi adı altında kitap hazırlandı. Bu kitapta kendirden bahsediliyor. Kendir, ilaç yapımında, kağıt yapımında, yakıt yapımında, otomotiv sektöründe, Petro kimyanın kullanıldığı her alanda, kozmetik ve sabun yapımında kullanılıyor. 1 dönüm ekilen kenevir 25 dönüm orman kadar oksijen üretiyor. 1 dönüm kenevirden 4 dönüm ağaca eşdeğer kağıt üretiliyor, bir ağaç elli yılda yetişirken kenevir ise 4 ayda yetişiyor. Dünyanın her yerinde kolaylıkla yetişiyor. Çok az suya ihtiyaç duyar. Kendisini böceklerden korumak için tarım ilacına ihtiyaç duymayan dayanıklı bir bitkidir” 
OGÜNhaber