alexa verify

Müslüman ve Arap parlamentolarına çağrı

Müslüman ve Arap parlamentolarına çağrı

Kudüs ve Sürecin Problemleri Sempozyumu'nun sonuç bildirisinde 15 Temmuz darbe girişimi kınanarak, bu girişimin sadece Türkiye’yi değil, bütün özgür halkları hedef aldığı belirtildi.

Haber: Anadolu Ajansı - Parlamentolararası Kudüs Platformu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı tarafından düzenlenen Kudüs ve Sürecin Problemleri Sempozyumu, sonuç bildirisinin açıklanmasıyla tamamlandı.

İki gün süren sempozyumun, Parlamentolararası Kudüs Platformu Yönetim kurulu üyesi ve Mısırlı Milletvekili Adil Raşid tarafından okunan sonuç bildirisinde, "Parlamentolararası Kudüs Platformu, senelik genel kurulunun bu yıl için BM'nin kabul ettiği 29 Kasım Filistin Halkıyla Dayanışma gününde yapılmasını kararlaştırdı." denildi.

Parlamentolararası Kudüs Platformu'nun 15 Temmuz Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) darbe girişimini kınadığı, girişimin sadece Türkiye'yi değil, bütün özgür halkları hedef aldığı belirtilen bildiride, şunlar kaydedildi:
Platform, Filistin içinde uzlaşı için gerekli adımları atmaya çağrıda bulunmakta ve bu konuda üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu ifade etmektedir. Platform, 15 Temmuz günü gerçekleşen darbe girişimini kınamış ve kınamaya devam etmektedir. Platform, bu girişimin sadece Türkiye’yi değil, bütün özgür halkları hedef aldığını, Türk halkının darbecilere karşı zafer kazanmasının bütün halklara ümit aşıladığını ve halk iradesinin daha güçlü olduğunu gösterdiğinin bilincindedir."

Müslüman ve Arap parlamentolarına çağrı
Müslüman, Arap ve dünya parlamentolarına hitap ederek onlardan bünyelerinde daimi Kudüs ve Filistin komisyonu kurmalarını talep etmek. Müslüman ve Arap Hükümetlerinden Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı İslam ve Hıristiyan mukaddesatı davasını eğitim müfredatlarına işgal altındaki mukaddesat olarak geçirmelerini istemek. Müslüman ve Arap parlamentolarından Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın kültürel ve dini kimliğine vurgu yapan kanunlar çıkarmasını talep etmek. Platform, Gazze’ye dayatılan ablukayı, 530’u çocuk ve 302’si kadın olmak üzere 2147 sivilin ölümüne sebep olan vahşi saldırıları kınamaktadır. Platform, Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslar arası kuruluşları Filistin halkının Gazze’de yaşadığı feci durumu araştırmaya ve yaklaşık 10 yıldır devam eden zalim ablukayı kaldırmak için çalışmaya çağırmaktadır. Platform, mevcut şartların devam etmesi durumunda Gazze’de bir patlamaya karşı uyarmaktadır. Platform, bütün ülkelere Filistin halkının altyapı, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaya devam etme çağrısında bulunmaktadır. Platform, İslam İşbirliği Teşkilatı, Kudüs Komisyonu ve UNESCO’yu Kudüs ve genel olarak Filistin’in tarihi mirasını korumaya davet etmektedir.

"Filistin halkının haklarının, özellikle de harici bir müdahale olmadan kendi kaderine karar verme, bağımsızlık, milli egemenlik haklarının, Filistinlilerin vatanlarına ve ellerinden alınmış olan mülklerine geri dönme ve onları geri isteme haklarının devredilmez olduğunu vurgulamıştır. Bunun yanında işgal güçlerinin Filistin halkına karşı uyguladığı öldürme, sistematik aşırı güç uygulanması, toplu cezalandırma, ırkçı ayrım duvarı, yerleşim yerlerinin inşası ve Filistinlilerin mülklerinin yıkılması gibi uygulamalarını kınayan Cenevre Sözleşmesi ve UNESCO'nun Mescid-i Aksa'nın sadece Müslümanların ibadetine ayrılmış bir İslami mekan olduğu kararı da Filistinlilerin haklarına vurgu yapmıştır."

Alınan tavsiye ve kararlar
Bildiride, 40 ülkeden fazla 15 Meclis Başkan ve Yardımcısı ile milletvekilleri, bakanlar, büyükelçiler ve çok sayıda davetlinin katılımıyla sempozyumun düzenlendiği belirtilerek, sempozyumda alınan tavsiye ve kararlar şöyle aktarıldı:
"Milletvekilleri, Birliğin hedeflerini ve sempozyumda alınan kararları gerçekleştirmek için sürekli bir iletişim ve koordinasyon içinde olmayı kararlaştırmışlardır. Uluslar arası hukuk ve uluslar arası insan hakları komisyonları kurmak. Bu komisyonların hedefi, işgalin suçlarını uluslar arası mahfiller önünde açığa çıkarmak, Siyonist savaş suçluları hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi ve buna izin veren devletlerin mahkemelerinde, özellikle de Mescid-i Aksa ve Kudüs hakkında her gün işlenen suçlarla ilgili olarak dava açmak olacaktır. İşgalin elinde esir olan milletvekilleri ve uzaklaştırma cezası alan Kudüs milletvekillerini savunacak hukuk komisyonları kurmak. UNESCO’nun kararını değerlendirmek, uluslar arası mahkemelerde işgal komutanlarını devam eden işgal ve mukaddesatın tarihi ve kültürel kimliğini değiştirmeye çalışmaları sebebiyle yargı önüne çıkarmak için hukuki açıdan harekete geçmek."