Velilerin, çocuklarının TC Kimlik numaralarıyla internet üzerinden bütün derslerde alınan sözlü ve yazılı sonuçlarını öğrendiği sistemde heyecanlı bekleyiş TATİL duygusunun çağrıştırdıklarıyla yer değiştirebiliyor.
Eylül ayından Ocak sonuna kadar derste öğrenilen bilgilerin 15 günlük tatil sırasında özellikle 1. sınıf öğrencilerinin okuma-yazma becerilerindeki gelişim hızını kesebildiği, tekrarlanmadığı takdirde bu becerilerin unutulabileceği de gözlemlenebiliyor.
1. yarıyılın derslerini öğrenmeye ilişkin çabaların ürünleri KARNE NOTLARI ile ifade edilmektedir.
Burada küçük sınıflarda daha olumlu bir yaklaşım sergilenebilirken yaş büyüdükçe notlara ilişkin tepkiler de sertleşebiliyor.
Velilerin, çocuklarının karnesini incelerken, öncelikle “zayıfı var mı?” taraması yapmak ve sonra genel değerlendirmeye geçmek yerine, her öğrencinin bireysel özellikleri çerçevesinde bir sonuçla gelmiş olacağı gerçeğini, ona gösterilecek ilk tepkinin öfke içermeyen, anlayışlı ve soğukkanlı bir tepki olması gerektiğini unutmamalarını öneriyoruz.
Olumlu yönde değişimin sadece OLUMLU iletişimlerle; yüreklendirici, destekleyen iletişimlerle sağlanabildiği bir gerçektir. Burada kızmanın-eleştirmenin ya da kötü davranmanın ne çocuğa ne de veliye bir yararı olacağını bir kez daha hatırlatmak isteriz.
Zayıfları olan bir çocuğa: “Bu karnede değişmesini istediğin, beğenmediğin bir durum var mı? Peki ne yapabilirsin? Aklına gelen çözüm yolları neler? Ben sana nasıl destek olabilirim?” yaklaşımı çocuk ve aileler için önerilen yararlı iletişim şekillerinden birisidir.
Sonuçlardan çok, sürece dayalı bir değerlendirmeyi, çocukların öğrenme tutumlarını, çabalarını, soru sorabilme becerilerini, bundan sonra ne yapmak niyetinde ve kararlılığında olduklarını… önemsemek gelecek kuşaklar için büyük önem taşımaktadır.
Basınımızın değerli mensuplarına saygı ile duyurulur.
MEF Okulları
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi
CRA -