alexa verify

Yok hükmünde kabul edilir bizim tarafımızdan

AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Eker, IKBY'nin yapmayı planladığı referandumla ilgili, 'Yok hükmünde kabul edilir bizim tarafımızdan.Tavrımız bu şekilde,net bir şekilde ifade edildi ve bu şekilde de ifade edilecek' dedi.

Giriş Tarihi: 14.09.2017 15:27 125 Okunma 0
Yok hükmünde kabul edilir bizim tarafımızdan
Haber: Anadolu Ajansı - AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi Eker, AK Parti Genel Merkezi'nde diplomasi muhabirleriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Dünyanın zor bir süreçten geçtiğini, son yıllarda insanlık trajedisine dönüşen olayların küresel barış ve istikrarı olumsuz etkilediğini vurgulayan Eker, AK Parti'nin Türkiye'yi, bölgesinde güçlü bir hale getirmeyi hedefleyen siyasi programıyla yaşananları yakından izlediğini belirtti.

Eker, Türkiye'nin dünya genelindeki ve bölgesindeki gelişmelerde söz sahibi olduğunu hatırlatarak, "Türkiye Cumhuriyeti olarak başkasının toprağında asla gözümüz yok. Net bir şekilde bunu her fırsatta, her şekilde Cumhuriyet tarihi boyunca da Türkiye bunu söyledi, söylüyor. Ama Türkiye kendi güvenliğini gözetmek durumunda. Bizim için aslolan Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığıdır. İki,Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenliğine tehdit oluşturabilecek bir istikrarsızlık bizim istediğimiz bir durum değildir." diye konuştu.

IKBY referandumu

Mehdi Eker, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 25 Eylül'de yapmayı planladığı bağımsızlık referandumuna ve Dışişleri Bakanlığının konuya ilişkin açıklamasında yer alan, "referandumda ısrar edilmesinin mutlaka bir bedeli olacağı" ifadesi hakkındaki bir soruya, "Biz en başından itibaren Irak Anayasası'nı dikkate alıp o çerçevede ve bunun yaratacağı muhtemel komplikasyonları da dikkate alarak, biz bu referandum kararından vazgeçilmesi tavsiyesinde bulunduk. Muhalefetin bizim tepkimizin şiddetini ölçmek gibi bir duruma kalkışmasının ben doğrusu haklı ve doğru olmadığını düşünüyorum." yanıtını verdi.

Komşu Irak'ın toprak bütünlüğünün söz konusu olduğunu belirten Eker, "Biz ikaz ettik, muhtemel sonuçları da olabilecek gelişmeleri kendileriyle dostça hükümetimizin, devletimizin yetkilileri, Sayın Cumhurbaşkanımız veya Başbakanımız çeşitli platformlarda dile getirdiler." diye konuştu.

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamanın uygun ve gerekli ifadeleri içerdiğini söyleyen Eker, şöyle devam etti:
"25 Eylül'de bu referandum olur mu, olmaz mı bilmiyoruz. Ama bu referandumun yapılmasından yana olanlar var, karşı olanlar var. Örneğin komşu ülkeler, bu havzada yaşayan Rusya Federasyonu gibi ülkeler dahil olmak üzere, hatta ABD de bu konuda tutumunu, tepkisini ortaya koydu. Her şeye rağmen olması halinde, Irak Anayasası'na göre yok hükmünde kabul edilir bizim tarafımızdan. Tavrımız bu şekilde, net bir şekilde ifade edildi ve bu şekilde de ifade edilecek."

Eker, Irak Anayasası'nı dikkate almayan referandumun istikrarsızlığa ve ilave sorunlara yol açabileceğini, bölgeyi de etkileyecek zarara sebep olabileceğini vurgulayarak, "Biz bunu dostça ikaz ettik, ikaz etmeye devam ediyoruz." dedi.

Türkiye-AB ilişkileri

Türkiye'nin AB'ye entegrasyon sürecinde de samimi bir şekilde çaba verdiğini ve bu gayretinin devam ettiğini aktaran AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eker, "Maalesef aynı samimiyetle ve aynı duygularla bunun karşılığı görülmedi. Türkiye'ye yer yer aleyhine bir tür ayrımcılık yapıldığını ve bunun da AB değerleriyle uyuşmadığını görüyoruz. AK Parti olarak da bunu görüyoruz ve çeşitli platformlarda dile getiriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Sürecin tek taraflı olmadığına ve Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerini yürüttüğüne dikkati çeken Mehdi Eker, Türkiye'nin bütün fasılları açmaya hazır olmasına rağmen, süreci engelleme çabası olarak nitelendirilebilecek yeni kuralların ortaya atıldığını söyledi.

Eker, Türkiye'nin terör örgütlerinin artan faaliyetleriyle mücadele ettiği süreçte, AB'nin bazı ülkelerinden bu mücadeleyi zayıflatma anlamına gelebilecek ilave beklentilerle karşı karşıya kaldığını dile getirerek, bazı AB ülkelerinin Türkiye ile görüşmelerin askıya alınması yönündeki açıklamalarının da kabul edilebilir olmadığını anlattı.

Mehdi Eker, AK Parti'nin dış politika anlayışının, barışçı tutumu sürdürerek, komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne saygı çerçevesinde bölgesel istikrarsızlığın önlenmesine yönelik olduğunu belirtti.

Almanya ile ilişkiler

Türkiye'deki referandum öncesinde Almanya'ya gidişinin engellendiğinin hatırlatılması ve Almanya'nın Türkiye'ye yönelik son dönemdeki tutumunu nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Eker, Almanya'da seçim öncesinde tarafların kampanyalarını Türkiye düşmanlığı üzerine inşa ettiğini ve bunun sürdüğünü ifade ederek, "Bu tür konuların iç siyaset malzemesi yapılması bir dereceye kadar anlaşılır bir şeydir. Ama doğrusu Türkiye'ye haksızlık yapıldığına ve düşmanca tavır sergilendiğine şahit olduk." diye konuştu.

Eker, Alman hükümetinin tutumunun bir yıllık bir tutum olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
"Biz hep diplomatik nezaket içindeydik, sorun çıkaran taraf olmadık. Çünkü Türkiye ve Almanya ilişkileri, Türkiye ve Almanya'daki iki halkın arasındaki mesele değil bu. Bu, maalesef Almanya'daki bazı siyasetçilerin kendi iç sorunlarını çözememeleri sebebiyle insanları merkeze toplayacakları yerde uçlardaki siyasi görüşlerin kuyruğuna takılmalarından kaynaklanıyor. Herkes Türkiye düşmanlığı üzerinden prim yapmaya çalışıyor, yarışa girmişler."

"ABD'deki davaya Zafer Çağlayan'ın dahil edildiği iddiaları"

Mehdi Eker, ABD'de devam eden İranlı iş adamı Rıza Sarraf davasına eski bakanlardan Zafer Çağlayan'ın da eklendiği iddiaları ve Cumhurbaşkanlığı korumalarıyla ilgili iddianamenin hatırlatılması ile CHP'nin davaları izlemek üzere ABD'ye bir heyet göndereceği haberlerine ilişkin soru üzerine, "Korumalara dönük tutum vesaire, bunlar hukuk dışı. Belli ki çok acil karar almışlar. Örneğin, Washington'da olmayan insanlar hakkında karar verilmiş. Bu bile tek başına, bu kararın hukuki olmadığını ve açık tarafgirliğini ifade etmesi açısından yeterli." karşılığı verdi.

Eker, Sarraf ve Çağlayan hakkında ABD yargısının verdiği kararlara yönelik ise ABD Anayasası'nda ve demokratik anayasaların çoğunda, illegal ve gayrimeşru yollarla elde edilen bulgularla oluşturulan kararların bir geçerliliğinin olmadığını vurguladı.

17- 25 Aralık sürecinde ortaya atılan iddiaların sahte delillerle üretildiğine, dinlemelerin mahkeme kararı olmadan yapılmasının ABD'nin bu kararını hukuken sakatladığına dikkati çeken Eker, Türkiye'nin ABD nezdinde gerekli girişimleri yaptığını söyledi.

Eker, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kazakistan'da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede de bu hususların ele alındığını belirterek, "Türkiye o kararları hukuk dışı, tek taraflı kabul ediyor. Kararları kabul etmiyor." dedi.

CHP'nin davaları izlemek üzere ABD'ye heyet göndermesinin CHP'nin verdiği karar olduğunu vurgulayan Eker, AK Parti'nin de süreci büyükelçilik ve bakanlık kanalıyla yakından takip ettiğini dile getirdi.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

YORUMLAR

Bu içeriğe herhangi bir yorum eklenmemiş.