13.06.2017 16:54 Güncelleme Tarihi: 14.06.2017 05:08 2952 Okunma

TBMM 'nin Engelli Araştırma Raporunu yayınlıyorum!..

Köşemizden yaptığımız eleştiriler birilerini çok öfkelendirmiş. Benim desteksiz salladığımı söyleyecek kadar ileri gitmiş.

TBMM nin Engelli Araştırma Raporunu yayınlıyorum!..
Bende bunun üzerine 2013 yılında yapılan bir araştırma dosyasını yayımlamaya karar verdim. Bir kaç yazı dizi olacak tabi.

Bu araştırma raporu neden önemli?

Çünkü tüm kurum ve kuruluşların eksikliğini ve çözüm önerilerini ortaya koyuyor.

Çünkü Devlet, yaptıklarını ve yapamadıklarını ortaya koyarak özeleştiri yapıyor.

Çünkü; Çıkarılmış yasalara, BM’lerin çıkardığı ve TBMM'ininde onay verip 2019 da yürürlüğe giren yasayla verilişmiş taahhütlerin yerine getirilmediğinden söz ediyor.

Umarım bu yazı dizimiz Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Başbakanımıza ve Sayın Bakanımıza ulaşır. En azından bu rapordan haberdar olurlarda koltuğa yapışan bürokratlarına gereğini sorarlar diye düşünüyorum.

Buradan FETÖ’cülük suçlamasıyla, görevden alınıp, başka göreve atanan, eski Genel Müdürlüğün danışmanı, Yaşlı ve engelli Hizmetleri Genel Müdürü sayın İshak Çiftçi. Şimdi sana kaynaklarımı ve içindekileri buradan yazacağım. Sizin sayenizde Engelli Hakları İnceleme Raporundan okuyan ve ulaştığımız herkes haberdar olmuş olacak.

İsterim ki Sn. Cumhurbaşkanımız ve Bakanımız, Sn. Fatma Betül de bu yazıyı okusun. Çünkü bir kaç yazı ile dillendireceğim sorunlar ve çözüm önerilerini ben değil, “TBMM İnsan Hakları İnceleme Raporu” ortaya koymuş.

Bu rapordan, haberin var mı? Sn. Genel Müdür'üm.

Bu rapordan, Sn. Bakanımız ve Cumhurbaşkanımızın haberi var mı? Doğrusu emin değilim.

Kıymetli okuyucularımız, elimizde çok önemli bir Araştırma Raporu var. Bu rapor, kurum ve kuruluşlar için çok önemli bir veri kaynağı olabilir. Tabi iş yapmak isteyen, işgüzarlık peşinde olanlar için değil. “TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu- Engelli Hakları İnceleme Raporu.” 24.Dönem 3. Yasama Yılı 2013. Başkan Ayhan Sefer Üstün ve 23 İmza ile yayımlanmıştır.

Yayımlanan bu raporda, Türkiye genelinde tarama yapılmış, Türkiye genelinde bilgilendirme toplantıları yapılmış, tüm kamu, kurum ve kuruluşlarından bildirimlerde bulunulması istenilmiş. Bu talepler bir çok kurum ve kuruluşlar tarafından cevabi bilgilendirmelerle katkı sağlamıştır.

Bu kurumlardan birisi de, ki konunun muhatabı ve çözüm merkezi aynı zamanda, Yaşlı ve Engelli Hizmetleri Genel Müdürlüğünden de bilgilendirme talebinde bulunmuştur.

Yine bu raporda, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm okullarda, Üniversitelerde, Büyükşehir belediye başkanlıkları, özel sektörde ve STK’larla da işbirliği yapılarak sorunların tespitine dair çalışmalar yapılmıştır.

Bazen yerinde incelemeler yapılmış, bazen de sorunların neler olduğunun yazılı bilgilendirilmesi istenilmiştir. Özellikle de fiziksel düzenlemelerin yapılması hususunda neler yapıldığı Türkiye genelinde taranmış ve ortaya çıkan sonuç, bir rapor halinde ilgili tüm bakanlık ve kurumlarla paylaşılmıştır.

Bu raporun, ilk giriş sayfasında şöyle deniyor, Türkiye genelinde yapılan araştırma raporu göstermiştir ki; "Toplumsal hayata bir engelli olarak katılan bireyin engelliliği dolayısı ile, her alanda haklarından yararlanması ve pozitif ayırımcılığa tabi tutulması esastır. Ama ne yazık ki bu yapılamamıştır ve denetlenememiştir. Üstelik anılan muafiyet engelli bireylerin ulaşımlarında yaşadıkları zorlukların bir nebze olsun önlenmesi için çözümler üretilmesi kaçınılmazdır?"

Şimdi, konunun muhatabı ilgili Genel Müdürüme sormak isterim, söyler misiniz? Rapor 2013 yılında tamamlandı, yıl 2017? Şimdiye kadar ne yapıldı?

Devam ediyorum rapordan alıntılamaya "Ülkemizin de taraf olduğu Birleşmiş milletler Engelli Hakları Sözleşmesi uyarınca, Engellilik gelişmekte olan bir kavramdır ve sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve yetişkin katılımını önleyen tutum ve çevre engelleriyle etkileşiminden kaynaklanmaktadır. Başka bir deyişle engellilik, kişinin fiziksel ya da zihinsel /ruhsal bozukluğunun yanı sıra çevresinin de kendisine engel olmasını ifade der."

Sayın Genel Müdürüm sizin ve tepe yöneticisi Daire Başkanlarınızın, Müdürlerinizin, Uzmanlarınızın, 28 Ekim 2009 yılında TBMM’nin onay vererek taraf olduğu, 50 maddelik "BM Engelli Haklarına Dair" bu sözleşmeden haberiniz var mı?

Haberiniz varsa eğer; ortak kullanım alanlarının engellilerinde kullanabileceği şekilde düzenlenmesi için verilen süre 2013 yılında dolmuş olmasına rağmen, neden? Hala kanunun ön gördüğü fiziksel düzenlemeler yapılamadı. En azından şehrin ortak kullanım alanlarında? Söyler misiniz? fiziksel düzenlemeler neden yapılmadı ve yapılmıyor?

TBMM Engelli Hakları inceleme raporuna öre, Türkiye genelinde ancak % 12 iyileştirme/düzenleme yapılabilmiş. Vicdanınıza soruyorum, Ya geri kalan %88?’ ne oldu veya ne olsun istersiniz?

Devam ediyorum raporun özetine; “Kişilerin yalnızca sağlık durumlarına odaklanan yaklaşımdan vaz geçilerek engelliliğin toplumsal açıdan ve hak temelli olarak tanımlanması gerekmektedir. Bu konuda paradigma değişikliğini ortaya koymak gerekmektedir. Bu değişiklikle engellilerin yalnızca bir yardım nesnesi olduğu fikri terk edilerek sistemin engellilere göre yeniden ayarlanması, bu kapsamda gerekli düzenlemelerin/değişikliklerin yapılması ve her politika alanına engellilik boyutunun dahil edilmesi gereklidir ve acilen yapılmalıdır”

Şimdi dönüp bir bakın lütfen, yapılan bir şey var mı? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ve pek tabi Yaşlı ve Engelli Hizmetleri Genel Müdürlüğünün, Bir sosyal politikası var mı?

Bakın Sn. Genel Müdürüm, bunları ben değil TBMM istiyor. O bunu görmüş ve sana, bana hepimize ne yapmamız gerektiğini öğütlüyor. Gerçekten bu rapordan haberiniz var mı?

Gerçekten bu rapordan haberiniz varsa, bu çok vahim bir durum demektir ve neden gereği yapılmamış diye yakanıza yapışmalı engelliler ve aileleri…

Devam ediyorum rapordan alıntı yapmaya, "İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Alt Komisyon çalışmaları kapsamında değerlendirilmek üzere, bütün valiliklerden, Büyükşehir Belediyelerinden, Yüksek Öğretim Kurumlarından (üniversiteler hk), Adalet Bakanlığından, (adliyeler hk.) erişilebilirlik çalışmaları ile ilgili bilgi talep etmiştir. Yapılan bilgilendirme ve gözlemler sonucunda durumun içler acısı olduğu görülmüştür. Esasen yapılacak ufak tefek düzenlemelerle engellilerin hayatı son derece kolaylaştırabilirken, bundan bile imtina edilmiştir. “Mış” gibi uygulamalarla günü geçiştirmişlerdir. Oysa mesele yalnızca kaldırıma bir rampa yapmak değil, öncelikle onu standarda uygun yapmak, ardından ise onu kullanacak olan engelli kişiyi tek başına özgürce dışarı çıkarmaya yüreklendirmektir. Diğer bir ifadeyle, fiziksel düzenlemelerin toplumsal bir karşılığının olması gerekmektedir."

Şimdi sokaklara, toplu taşıma araçlarına, sahillere, alışveriş merkezlerine, hastanelere, okullara, bir bakın lütfen, düzenlemelerden eser var mı? TBMM insan hakları raporunun ön gördüğü vicdani bir gayret sizin gözünüze çarpıyor mu?

Engelli hangi cesaretle sokağa çıkıp işini görebilir. Bunu yapmak için "bir gün bizde engelli olabiliriz" düşüncesini içselleştirmek lazım. Çünkü İnsan hakları mutlaktır ve bunu savunmak bireysel menfaatten öte bir anlam taşımaktadır.

Şimdilik kısa bir girişle bu rapordan haberdar ettik. Bir sonraki yazımızda ve yazılarımızda daha detaylıca, süre gelen sorunların neler olduğunu ve çözüm önerilerini sizinle paylaşacağım.

Ben ömrünü Sosyal Politika ve Engellilere adamış bir neferim. Engellilerin sesiyim.

Hayırlı ramazanlar diliyorum

Selam ve dua

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Gün Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayınız.