İran'ın mart ayında ABD ile yürüttüğü ateşkes görüşmeleri sırasında Hürmüz Boğazı'nı baskı unsuru olarak kullanması, dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından birindeki güvenlik riskini artırdı. Buna rağmen kamuya açık denizcilik verileri, boğazdan gemi geçişlerinin tamamen durmadığını gösteriyor. DW'nin analizinde, savaş boyunca hangi ülkelere kayıtlı gemilerin Hürmüz Boğazı'nı kullanmayı sürdürdüğü ve şirketlerin bu riski neden göze aldığı inceleniyor.
İran'ın mart ayında ABD ile yürüttüğü ateşkes görüşmeleri sırasında ticari gemilere yönelik saldırılarla baskıyı artırmasının ardından Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en riskli geçiş noktalarından biri olarak öne çıktı. Petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının önemli bölümünün gerçekleştiği boğazda güvenlik endişeleri artmasına rağmen deniz trafiği hiçbir zaman tamamen durmadı.
ABD ile İran'ın Hürmüz Boğazı'nın açık olup olmadığı konusunda farklı açıklamalar yaptığı süreçte DW, Global Fishing Watch, MarineTraffic/Kpler ve Equasis verilerini analiz ederek savaş boyunca gemi hareketlerini inceledi. Analiz, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi'ne bağlayan stratejik geçitten hangi ülkelere kayıtlı gemilerin geçmeye devam ettiğini ve armatörlerin bu riski neden almaya devam ettiğini ortaya koyuyor.
Veriler, güvenlik riskine rağmen enerji arzının devamlılığı, uzun vadeli ticari sözleşmeler ve alternatif güzergâh bulunmaması gibi nedenlerle çok sayıda geminin Hürmüz Boğazı'nı kullanmayı sürdürdüğünü gösteriyor. Uzmanlar, boğazdaki olası bir uzun süreli kapanmanın küresel petrol ve doğal gaz piyasalarında ciddi fiyat dalgalanmalarına yol açabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
Kaynak: DW, Global Fishing Watch, MarineTraffic/Kpler, Equasis, AA
Derleme: OGÜNhaber GPT