23.12.2018 18:29 Güncelleme Tarihi: 23.12.2018 19:02

Eldorado

Eldorado

Colombia da Guatavita, antik bir meteor kraterir olduğu düşünülülüyor. Kayıp altın şehir Eldorado 16 yy dan bu yana Eldorado servet avcıları için kutsal kase gibidir.

Efsaneler güney amarika da bir yerler de anlatılamaz zenginlıkleri hakkında bir yer olduğunu söylerler ancak bugüne kadar bu efsanevi şehir keşfedilmemiş bir şekilde duruyor, ama eğer böyle muhteşem bir yer varsa yüzyıllar boyunca insanları kendinden nasıl uzak tutmuştur? Bazıları bunun cevabını bu gizemli gölün altında olduğuna inanıyor.
 
Eldorado hikayesi Muhıska veya Çıpca halklarının ülkesinde yer alan kuativata gölünden şekillenmiştir. İnkalar ve astekler kadar yüksek bir uygarlık değildi ama onlar bir çok altını içeren bir medeniyete sahıpler di. 16 yy da eski dünyadan gelenler buraya Edorado dediler. İspanyolca da altın kaplı anlamına geliyor. Ona bu ismi bohiskanın en kutsal retüelini gözlemlediken sonra verdiler, zipa gölün dibinde yaşadığına inanılan bir tanrıya altın adakları sunmak için asıl bir mavnaya binip guatavita gölünün ortasına kadar yüzerdi. Söylenenlere göre önce reçine sonra da altın tozuyla bezenmiş kabile reisi altın tozundan temizlenmesi için suyun içine atlarmış daha sonra bu altın gölün içinde birikicek ardından, altın desteler adaklar olarak o özel göle atılacaktı. İşte böylece Colombia da ki Eldorado inanışı ortaya çıkmış oldu.

1912 yılında Guatavita gölünde bir İngiliz mühendis olan Hartville Nous tarafından bir kazı yönetildi. Nous yaklaşık 2O bin dolar değerinde çok kıymetli bir hazineyi topladığını rapor etti, buna altın eserler de dahil ama o aynı zamanda sertleşmiş göl yatağının altında daha fazlasının olduğuna inanıyordu Nous'un buluşu Moiska kabile reisinin gerçeğe dayalı olduğuna dair bir kanıt olabilirmi acaba ?



Eğer öyleyse gölün dibinde yaşayan o sözde Tanrı kimdi veya neydi? Bir gurup araştırmacı antik zamandaki uzaylıların dünyaya gelmekteki ilk hedeflerinin altın bulmak olduğunu öne sürüyorlar. Ünlü sümerelog Zacharias için bu dünya dışı varlıkların atmosferlerinin devamlılığını sağlamak ve gezenlerini korumak adına altına ihtiyaç duyduklarını öne sürdü. Altın gerçekten de uzay araştırmaları ve astronomi için önemli bir şey mi? Kesinlikle öyle olduklarını söyleyen Sümerologlar var. Sebebi ise altının atıl bir malzeme olması hiçbir şeye tekti vermemesi. Altının çok önemli olmasındaki diğer bir neden ise elektrik için harika bir iletken olması. Son ve de en önemlisi altının kızıl ötesi enerjinin mükemmel bir yansıtıcısı olduğu gerçeği dir. Uzay gemisini bir yıldızın yoğun ısısına veya herhangi bir ısı kaynağına karşı korumak için altın kaplamalar kullanılabiliniyor. Altın bu efsanelerde çok nadir bulunan ve değerli kıymetli bir elementtir.

Uzaylılar dünya ya altın aramak için mi geliyorlar? Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Antik gök bilimci kuramcıları mümkün olmasının yanı sıra bunun kanıtının antik dünyadaki sayısız metinlerde ve efsanelerde olduğunu öne sürüyorlar, tıpkı efsanevi İnka kenti Paititi gibi. Paititi ve Eldorado nun hikayeleri amazon ormanlarının keşfine yol açtı. Eldorado ve Paititi sürekli olarak üstünde tartışılır, konuşulur. 1984 den bu yana Amerikan kaşif Gereori Teremenjian ve onun Perulu meslektaşı Poulino Momali, bu efsanevi altın kentini aramak için 15'den fazla sefer düzenlediler. Bir efsanenin yani Paititi'nin gerçek olma ihtimali, efsane de bahsedilen taştan bir İnka yolu gerçekten var olması. İşte takip edilen konuda bu. Toprak tanrıçası Paçamama'nın bu alanda etrafını her şeyin sonsuza kadar içinde saklanabileceği yosun orman ve nehir gibi zorluklarla çevrildiğini söylüyorlar. Onların arayışı Kusko da başladı İnka'nın kutsal mekanı Korikança da. Altın avlu anlamına gelmektedir

1559'da İspanyol kaşifler Santodominyo Katedralini inşa etmek için Korikançe'yi devirdi ve bugün burası hala İnka Tapınağı'nın kalıntılarıyla çevrili olan Kusko'nun merkezinde bulunmaktadır.

Katedral altın kaplı muazzam bir sunağa sahiptir. Ancak kaşiflerin kayıtlarına göre burası altın heykellerle dolu olmasının yanı sıra aynı zamanda som altın yapraklarla kaplı olan muhteşem Korikançe ile kıyaslandığında çok sönük kalır.

Altın İnka için önemliydi çünki o güneşin teri idi. Güneş, İnka'nın en yüksek tanrıllığı idi. Bu nedenle güneşin teri hayal edilebilecek en kutsal mülkü temsil ediyordu.