Hoşgeldiniz; Bugün 11 Şubat 2012 Cumartesi
6 °C
-1 °C
Çok Bulutlu
Karakter Boyutu :

Vücudumuzu hormonların yönettiğini biliyor musunuz?

20 Temmuz 2010 - 20:09
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hasan Aydın, vücudumuzdaki tüm organların ve sistemlerin düzgün çalışmasının endokrin sistemin yani hormonların düzgün çalışmasına bağlı olduğunu dile getirerek
Dr. Aydın,  “Endokrinoloji gelişmeye çok açık bir bölüm. Her geçen yıl yepyeni hormonların keşfedilmesiyle, mevcut hastalıkların tedavisinde yeni yöntemler ve ilaçlar geliştiriliyor” diyor.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hasan Aydın, endokrin sistemin yani hormonların vücudumuzdaki tüm sistemleri ve organları yönettiğini belirterek, vücudumuzun herhangi bir yerinde söz konusu olabilecek bir aksaklığın ya da bozukluğun hormonlarımızla yakından ilgili olduğunu ve hastalığın teşhisinde hormonal tetkiklerin yapılması gerektiğini ifade ediyor.

Hormonların belli organlar tarafından üretilen, kana salınan ve gidip başka bir dokuda etki eden maddeler olduğunu söyleyen Dr. Aydın, insan bedeninde hormon salgılayan pek çok organ olduğunu ifade ederek bunları şöyle sıralıyor:
“Hipofiz bezi,  hormon salgılayan diğer organların kontrol merkezidir. Troid bezi, metabolizmamızı, paratroid bezleri kalsiyum dengemizi, pankreas bezi ise şeker dengemizi kontrol eden endokrin organlarımızdır. Bunun yanı sıra vücudun su, kortizon dengesini kontrol eden ve bazı cinsiyet hormonlarının salgılandığ böbrek üstü bezleri ve son olarak erkeklerde testisler kadınlarda yumurtalıklar olmak üzere üreme organları diğer hormon salgılanan organlarımızdır.”

“Hastalıkların teşhisinde hormonlar akla getirilmeli”
Vücudumuzda çok fazla endokrin organ olması sebebiyle, hormonların vücudumuzun her noktasını kontrol ettiğini vurgulayan Dr. Aydın, “Endokrin sistemimizin vücudumuzun kontrol merkezdir. Bütün organların ve sistemlerin düzgün çalışması hormonların düzgün çalışmasına bağlıdır. Bir organda oluşan hastalık doğrudan ya da dolaylı olarak endokrin sistemi etkiler. Aynı şekilde endokrin sistemdeki bir hastalık bütün organları etkileyebilir. Dolayısıyla her hastalığın teşhisinde ‘acaba hormonlarda bir problem mi var?’ yaklaşımı benimsenmeli ve hasta gerekli taramalardan geçirilmelidir” diyor.

Dr. Aydın hormonların salgılanmasıyla bozuklukların yol açabileceği rahatsızlıklara ise şu örnekleri veriyor:
“Örneğin troid bezlerinde oluşan bir bozukluk tüm bedeni etkiler. Bu hormon metabolizmayı yani organların çalışma temposunu yönettiğinden fazla salgılanması, organların fazla çalışmasına ve yorulmasına neden olur. Bu durum kalbi yorar, kas kasılmalarını artıracağı için kas dokusunu etkiler; titremelere neden olur. Sinir dokusunu etkiler; uykusuzluk ve sinirlilik gibi şikayetlere yol açar. Bağırsak hareketlerini etkiler, sık tuvalete çıkılmasına neden olur. Cildin incelmesine ve saçların dökülmesine neden olur.. Paratiroid hormonunun fazla salgılanması kemik erimesine, böbrek taşı oluşumuna neden olur. Aynı şekilde böbreküstü bezlerinden salgılanan bazı hormonların fazla salgılanması tansiyon yüksekliğine yol açar.  Özetle bir hormonun fazla ya da az salgılanması bedenimizin farklı yerlerinde bulunan farklı organları etkileyebilir. Şikayetler tüm bedeni kapsar.”

Adet düzensizliğinin nedeni büyük ihtimalle hormonlarla ilgilidir
Kadınlarda sıklıkla görülen adet düzensizliğinin de bu anlamda iyi bir örnek olduğunun altını çizen Dr. Aydın, adet düzensizliği olan kişilerin çoğunlukla kadın doğum uzmanına başvurduğunu, ancak bu rahatsızlığın jinekolojik bir nedeni olmasının çok nadir olduğunu belirtiyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:  “Adet düzensizliğinin altında yatan neden büyük ihtimalle hormonal bir bozukluktur. Bu illa yumurtalıklardan salgılanan bir hormonun bozukluğu olmak zorunda değildir. Böbrek üstü bezleri ya da hipofiz bezinde kaynaklanan bir sorun da olabilir. Dolayısıyla tek bir şikayette üç farklı organın taranması gerekebilir. Bu durumda ilk olarak hormon sistemi incelenmeli, eğer bir sorun yoksa jinekolojik bir nedenden şüphelenilmelidir. Diğer şekilde hasta vakit kaybedecektir.”

Endokrin sistemin son yıllarda çok daha fazla anlaşılmaya başlandığını belirten Dr. Aydın, hormonlar ve organlar karşılıklı olarak birbirini etkilediği için pek çok hastalıkta birtakım hormonların doğrudan ya da dolaylı olarak etkili olduğunu söylüyor. Hastalıkların tedavisinde endokrin sistemin önem kazandığını vurgulayan Dr. Aydın,  “Endokrinoloji gelişmeye çok açık bir bölüm. Her geçen yıl yepyeni hormonların keşfedilmesiyle, mevcut hastalıkların tedavisinde yeni yöntemler ve ilaçlar geliştiriliyor” diyor.



Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

DİĞER HABERLER

  • Kredi Kayıt Bürosu taşınıyor

    Kredi kuruluşları ile finansal kuruluşlar arasında her türlü bilgi ve belge paylaşımını sağlamak üzere kurulan Kredi Kayıt Bürosu A.Ş., merkezini Ataşehir'deki Varyap Meridian'a taşıyor.

  • Kırmızı et üretimi azaldı

    Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) kırmızı et üretim verilerine göre aralık ayında toplam kırmızı et üretimi, bir önceki aya göre yüzde 59,7 oranında azaldı.

  • Sanayi üretimi arttı

    Sanayi üretimi 2011'in tamamında yüzde 8.9 artış gösterdi.

  • Azeri gazında kriz aşıldı

    Azeri Şahdeniz platformundaki teknik sorun giderildi. Türkiye'ye gaz akışının öğleden sonra başlaması planlanıyor. İran gazıyla ilgili sorun halen sürüyor.

  • Otomotiv ihracatı tam gaz

    Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 34.2 oranında daralırken, otomotiv ihracatı 2009 yılı ocak ayında 1 milyar dolar olan ihracat rakamını bu yıl 1.61 milyar dolara yükseltti.

  • Açlık sınırında artış

    Memur-Sen tarafından yaptırılan araştırmaya göre, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 5,573 TL artarak bin 31,913 TL'ye yükseldi.

  • Memura iki ay daha zam yok

    Memur ve memur emeklilerinin zamlı maaşları ocak ayından sonra şubat ve marta da yetişmiyor.

  • Gül'den YÖK'e atama

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliğine 2 yeni isim atanırken, 1 üye ise yeniden atandı.

  • En çok o kaybettirdi!

    1990-2011 yılları arasında en kazançlı yatırımcılar gecelik repoyu tercih edenler oldu.

  • 4 milyon araç sahibine haciz şoku!

    MTV ve trafik cezalarını ödemeyenler dikkat!



ANKET

Bir internet haber sitesinde en çok aradığınız özellik nedir?

Ankete Katıl »