21.12.2017 23:57 Güncelleme Tarihi: 29.12.2017 19:34 305004 Okunma

ABD'ye rağmen dünya galip geldi..

ABDye rağmen dünya galip geldi..

Yer: Birleşmiş Milletler Genel kurulu. Konu: ABD, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olması kararını geri alsın mı.?

Evet: 128
Hayır: 9
Çekimser: 35

ABD’nin BM daimi temsilcisi Nikki Halley tehditler savuruyor;
"Başkan oylamayı yakından takip edecek ve benden bize karşı oy kullanan ülkelerin raporunu istedi. Bu konuda bütün oyları not edeceğiz."

Trump tehditlere devam ediyor;
"Yüz milyonlarca dolar, hatta milyarlarca dolar alıyorlar ve bize karşı oy veriyorlar. Bu oyları izliyoruz, kaydedeceğiz."

Dikkate almıyoruz..
Pentagon-Evangelist-NeoCon cephesinin bu tehditleri sonuç aldı mı.?
Hayır, sökmedi.

Sonuç ortada…
Kovboy’un Dalton’luğu elinde patladı.
Aklıselim galip geldi.

Dünya’da başat ülkeler, gelişmekte olanlar, az gelişmiş olanlar ve hatta ABD’nin sağduyuluları haykırdı:
Dünya 1’den büyüktür”.
Dünya Amerika’dan büyüktür” diye…
Tehditlere, kabadayılığa, külhanbeyliğe geçit yok dediler.
Bakar mısınız red veren 9 ülkenin dört tanesine.
Toplam nüfusları 200 bin sadece.
Dünya ABD’ye galip geldi.
Dünya Trump’a galebe çaldı.
ABD’yi ve dolayısıyla Dünya’yı Pentagon-NeoCon’lar yönetmiyor ve yönetmeyeceği ilan edildi.
İngiltere başta olmak üzere, Rusya, Çin, Fransa, Almanya gibi dünya sathında etkili ülkelerin de verdiği “Evet” sonucu daha manidar kılmıştır.
Bu sonuç; Merkeziyetçi’lerin büyük hamlesi ve golüdür.
Mazlum halkların, milletlerin, ülkelerin, coğrafyaların ABD’nin açık veya örtülü terörizmine başkaldırısı, bu sonuç.
Din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin herkesin, zalimlik ve baskıya isyanı, bu sonuç.



Bu sonuç;
İslam Alemi’nin zaferidir.
Hıristiyan Dünyası’nın zaferidir.
Aklıselim Yahudilerin ve sağduyulu ABD’lilerin öne çıkmasıdır.
ABD harici dünyanın, varlık mücadelesinin dillenişidir.
Türkiye bu sürece liderlik etti.
Risk aldı, ABD terörüne ve ülkeler üzerindeki terör kültürüne açık açık meydan okudu.
Dolarınızla ülkemizi ve ülkeleri satın alamazsınız” dedi.
Bütün dünyaya seslendi.
Tehditlere boyun eğmeyin dedi.
Eğilmedi dünya; terör örgütleri üzerinden vekalet savaşları yapan ABD’ye.
Boyun eğmedi dünya; parasıyla, askeriyle, siyasetiyle ülkeleri karıştıran, çatıştıran, kaos ve karışıklığa sürükleyip müstemlekesi yapan ABD’ye.
Türkiye; Merkeziyetçi’lerle ve antiPentagon olanlarla, asgari müştereklerde ittifak etti.

Birkaç defadır yazıyorum.
Artık dış politikada aklı önceleyen, ince diplomasiyi ve müşterekliği tercih eden adımlar atılmalıdır diye.
Özellikle 2017 başından itibaren “Devlet Aklı”nın hakim olmaya başladığını, bunun ise; ülkemize, daha doğru ve isabetli ittifaklar oluşturacağını söylemiştim.
Kudüs olayı vesilesiyle de, aynı stratejinin elzemliğine netlikle vurgu yapmıştım..
ABD terörüne karşı “müşterek cephe” oluşturmanın önemine vurgu yapmıştım.
Öyle de oldu.
Atılan akıllı adımlar, “akıl sahipleriyle” istişare ve ittifaklar, çok yönlü ve çok boyutlu proaktif ve ince diplomasi sonuç vermeye başladı.
Bundan sonra da, taviz vermeden devam etmemiz gereken süreç budur.
Bu yürüyüş ve tarzdan asla taviz verilmemelidir.
Kılı kırk yararcasına” bir diplomatik refleks, arka kapı diplomasi ve farklı figürlerin etkenliğini içeren adımlar daha da derinleşerek devam etmelidir ve inanıyorum ki edecektir de.
Ülkesel ve bölgesel menfaatlerin öncelenmesi, hissiyat ve romantizmden uzak, gerçeklikle hareket edilmesi ve kendi realitemizin farkındalığı, uluslararası ilişkilerimizde temel prensip olmaya devam etmelidir.
Çünkü ABD’ye rağmen, Pentagon-Evangelist-NeoCon saldırganlığına ve hasımlığına rağmen, aklıselim ABD’lilerce; ülkemize tahvil karşılığı ciddi finansal aktarımlar olduğu duyumu alıyorum.
Erdoğan’ın farklı kanal ve etkin kişiler aracılığıyla Merkeziyetçi’lerle kurduğu diyaloğa dair gelen bilgiler yeni imkanların işaretidir.
Bu bile Türkiye’nin; dizayn edilmekte olan “Yeni Yüzyıl” ve “Yeni Dünya Sistematiğinde” ne kadar önemli bir aktör olduğunu gösteriyor.
Yeter ki, biz aklıselimi kaybetmeyelim.
Duygusallıktan uzak; ihtilaflı olduklarımızla bile, müşterek noktalarda ittifak etmeyi düşünebilelim.
Çoklu yaklaşımlı” bir dış politikayı, ince siyasetle yürütelim.
Yerli ve milli” ekonomiyi, savunmayı, teknolojiyi bütün eforomuzla geliştirmeye, gece gündüz devam edelim.
Yeter ki; içerdeki ihtilaflarımıza, farklı siyasi tercihlerimize rağmen, dışarıya karşı bir ve beraber olalım.
İnanalım ki; artık dünya eskisi gibi olmayacaktır.
ABD içindeki Amerikalı’lar da, Pentagon-Evangelist-NeoCon ABD’sini tartışmaya yüksek sesle başlayacaktır.
Belki NeoCon’lar kudurmuşçasına  saldırmaya başlayabilir.
Ama artık, “pandoranın kutusu açıldı”.
Artık, “Ok yaydan çıktı”.
Bütün dünya ABD’ye seslendi.
Dünya eski dünya değildir diye haykırdı.
Ve,
Dünya 1’den büyüktür”, “Dünya ABD’den büyüktür” dedi.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlarım…