23.04.2018 00:59 Güncelleme Tarihi: 01.05.2018 23:01 245804 Okunma

CHP ve Kılıçdaroğlu ip’e sarılıyor

CHP ve Kılıçdaroğlu  ip’e sarılıyor

Bu defa tersinden işleyen bir 'Güneş Motel' hadisesi yaşıyoruz.

11’ler” yerine “15’ler” durumu yani.

CHP’de “siyasal hümanizm” başlamış.

Aman ne hümanizm hem de…

Gönülleri İP’nin seçimlere girememe ihtimaline dayanamamış.

15 milletvekilini İP’e geçirerek grup kurmasını sağlıyorlar.

(Gerçi YSK İP seçimlere giriyor dedi. Yazık o parti değiştiren vekillere…)

Yahu bu Erdoğan korkusu, fobisi ve husumeti nelere kadir…

CHP’nin İP’leşmesini yaşıyoruz.

Yazık yazık…

İnönü’nün, Ecevit’in kemikleri sızlıyor.

Ama, asıl neden başka…

Hümanistik tavrın altında başka sebepler var.

Bir aday çıkartamıyorlar çünkü.

Hele de milletvekili olamayacak ya, Başkan adayı.

Bu durum, CHP Genel başkanı ve muhtemel aday olabilir vekillerin korkulu rüyası oldu.

Düşünün…

Ana muhalefet Partisi’nin başkanı ben adayım diyemiyor.

Ne kadar dramatik ve acınası bir durum.

Kaçış noktası arıyorlar.

Yarın diyecekler ki; “Biz fedakarlık yapıyor, aday bile çıkartmıyor ve Meral Akşener’e destek veriyoruz.

Hazırda, bir kamikaze zaten Akşener.

CHP için de, sarılacak bir İP…

Denize düşen İP’e sarılıyor.

Çünkü koskoca CHP’den bir aday çıkartılamıyor.

Genel Başkan çıkıp, “ya herro ya merro, ben liderim ve aday benim” diyemeyecek acziyette.

Vah CHP vah…

Sen bu hallere düşecek parti miydin..!

Ama “Çakma Zeyna” sahne almaya başladı.

Allah akıl fikir versin.

Yahu Akşener; son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görmedin mi E. İhsanoğlu atraksiyonunun sonunu.

Sen, benzemezlerden ve nefret kardeşliğinden doğan bir parti kurdun.

Yahu nefret ve intikam güdüsü siyaseten pirim yapmaz.

Bunu hiç mi düşünmedin/düşünmüyorsun.

25 Haziran gününün muhasebe ve murakabesini neden yapmıyorsun.

Derim ki sana;

Neden ovada koşar gibi kendini dik yokuşlara vuruyorsun.

Uçuruma atlar gibi bindireceksin, bu gidişle kayalıklara.

Koş koş diyenlere kanıp gaza gelerek atılıyorsun;

Ama kesilip kalacaksın, 25 Haziranda yarı yolda.

İnan ki, sana bugün “sensin, sensin” diye gaz verip sanki bir hız koşusundaymışsın gibi alkış tutanlar 25 Haziran sabahı başka bir şarkı tutturacak dillerinde.

Erdoğan Balkon konuşması yapıyor işitmedin mi,

Sen bu işin sonunu düşünmedin mi
”, diyecekler.

Siyaset böyledir Sayın Akşener.

Önce alkışlarlar, sonra; bir zamanlar "Cem Uzan vardı, Meral Akşener vardı” diye hikayeleştirirler.

Siyaset mezarlığı acıdır Akşener, acıdır.

Anında unuturlar; senin unutmazlığını dillendirenler.

Uzağa gitmeye gerek yok.

2019 yılında bile siyasi hatırata dair anekdot’un bir figürü yaparlar seni.

Sahi Sayın Akşener.

Bahçeli, seni milletvekili yapsa, Meclis Başkanvekili yapsa idi durum ne olurdu.

Yine MHP başkan adayı olur muydun.

Olmadı, İP’yi kurup genel başkan olur muydun.

Sadece merak ettim, sordum.

Sakın üstüne alınma.

Erdoğan ve Bahçeli nefretiyle oluşan hareket bakalım ne kadar uzun soluklu olacak.?

Yarın aday tespitlerinde neler olacak.?

Ama bir realite var ki; CHP yarın-birgün  acziyetini “hak hukuk adalet” gibi büyük  sözlerle Akşener üzerinden kamufle etmeye çalışacak.

Ama emin olunsun ki; HDP bile İP-CHP arasında oluşan “konjonktürel aşka” muhabbet besleyecek.

FETÖ’cülerin sosyal medyadan destek twitleri gelmeye başlayacak.

Avrupa ve ABD  menşeili şer odakları demokrasi güzellemeleri yapacak.

Maalesef ve ne acıdır ki; -söylemeye dilim varmıyor ama- Türkiye hasımlarının hepsi, bu muhteşem üçlüye (Akşener-Kılıçdaroğlu-Karamollaoğlu) desteklerini dile getirecekler.

Eğer, bugünden işaretlerini gördüğümüz bu birliktelik, aleniyet kesbedince bunların hepsini göreceğiz/göreceksiniz.

Ama yine de, şer ittifakı kaybedecek.

Ah Akşener ah…

Neden bu hallere düşürdün kendini.

Bu neyin hırsı, kini, garezi…

Yahu, “keskin sirke küpüne zarar” sözü de mi, hiç aklına gelmiyor.

Siyaset akıl işidir.

Duygusallık kaldırmaz.

Bu yolda, uzun solukla menzile gidilir.

Tek atımlık barutla menzile vasıl olunmaz.

Akşener-Kılıçdaroğlu-Karamollaoğlu derim ki size…

Neyse… Hiçbirşey demiyorum size.

Halep orda ise arşın 25 Haziran’da.

Herkes boyunun ölçüsünü alacak.

Zaman en büyük müfessirdir.

Ama siz ne yaparsanız yapın; ister şer ittifakı, ister düşman kardeşliği ve ister husumet ve kin birliği oluşturun.

24 Haziran akşamı genel merkezlerinizin ışıkları erkenden sönecek yine.

Yine kaybedenler safında  yerinizi alacaksınız.

Yine aklı selim galip gelecektir.

Millet, yürüyen atın başına vurdurmayacaktır.


Not: Hiçbir zaman siyasi ve bürokratik beklentiyle hareket etmedim. Bir talebim hiç olmadı ve olmayacak. Siyasetin ve bürokrasinin içinde ve yakınında oldum hep. Ama aktif bir rolde hiç olmadım olmayacağım da. Eş-dost durumundaki güzel insanlardan şahsıma dönük gurur verici yakıştırmalar işitiyorum. Ama bugün de, dün söylediğim noktadayım. Bugün  ve hatta yarınlarda da, kamusal ve siyasi hiçbir görevde olmayacağım. Dostların bana yakıştırdıkları güzel düşüncelere de müteşekkirim. Ama ben mevcut halimle, Cengiz Aygün olarak; devlet, millet, vatan, bayrak diyerek elimden geleni yapmaya devam edeceğim. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın mücadelesinde en güçlü şekilde destekçisi olmaya devam edeceğim. Makam, mevki, koltuk, görev beklentim asla olmayacak.

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah'a emanet olun sevgili okurlar.