AJANSLAR -
Avrupa, kasım ayının ilk haftasında hava ulaşımını, gıda tedarik zincirini ve sağlık altyapısını etkileyen bir dizi güvenlik olayıyla karşı karşıya kaldı. Yolcu uçaklarına yönelik eş zamanlı bomba ihbarları, süpermarketlerdeki soğutucuların uzaktan kontrol edilerek devre dışı bırakılması ve kan ürünlerinin saklandığı tesislere yönelik siber saldırılar, kıta genelinde endişeleri artırdı.
2-5 Kasım 2026 tarihleri arasında Avrupa'da en az 25 yolcu uçağının bomba ihbarlarından etkilenmesi, bazı uçakların savaş jetleri eşliğinde iniş yapmasına ve seferlerin aksamasına neden oldu. Yapılan aramalarda patlayıcı bulunmazken, ihbarların kaynağına ilişkin soruşturmalar başlatıldı.
Aynı dönemde dokuz Avrupa ülkesindeki süpermarketlerde soğutma sistemlerine müdahale edildi. Bazı mağazalarda dondurucuların sıcaklığı 50 dereceye kadar yükselirken, çok sayıda gıda ürünü kullanılamaz hale geldi. Fransa'daki kan bankalarında da benzer sistemlere yönelik siber saldırılar tespit edildi.
Avrupa semalarında bomba alarmı: Savaş uçakları havalandı
Avrupa'nın farklı ülkelerinde faaliyet gösteren hava yolu şirketleri, son günlerde peş peşe yapılan bomba ihbarları nedeniyle olağanüstü güvenlik önlemleri aldı.
Ryanair, Aer Lingus, Finnair, Wizz Air, LOT Polish Airlines, EasyJet ve Aegean Airlines gibi şirketlerin uçakları, ihbarların ardından güvenlik kontrollerinden geçirildi. Bazı uçuşların rotası değiştirilirken, bazıları savaş uçakları tarafından takip edildi.
5 Kasım Perşembe günü Dublin'den Roma'ya giden Aer Lingus uçağı, bomba ihbarının ardından Fransa'daki Évreux askerî hava üssüne yönlendirildi. Uçakta bulunan 151 yolcu ve 6 mürettebat güvenli şekilde tahliye edildi.
Bulgaristan Hava Kuvvetleri de Madrid, Kopenhag ve Londra'dan Sofya'ya giden üç Ryanair uçağına savaş uçaklarıyla eşlik etti. Londra'dan gelen uçak Plovdiv Havalimanı'na yönlendirilirken diğer iki uçak Sofya'ya ulaştı.
Yunanistan'dan İtalya'ya: İhbarlar birçok ülkeye yayıldı
Yunanistan merkezli Aegean Airlines, Selanik-Milano ve Atina-Viyana seferlerini gerçekleştiren iki uçağına yönelik bomba ihbarları aldığını doğruladı.
Şirket, güvenlik prosedürlerinin uygulandığını ve yapılan kontroller sonucunda ihbarların asılsız olduğunun belirlendiğini açıkladı.
Çekya'da Prag'a yönelen dört uçak için benzer güvenlik önlemleri alınırken, Polonya, Romanya, Danimarka ve İtalya'da da bomba ihbarları nedeniyle hava ulaşımında aksamalar meydana geldi.
Yetkililerin açıklamalarına göre, aranan uçakların hiçbirinde patlayıcı maddeye rastlanmadı. Avrupa Birliği ise havacılık güvenliğine ilişkin ülkeler arası bilgi paylaşım mekanizmasını devreye aldı.
Süpermarketlerde benzeri görülmemiş saldırı: Dondurucular 50 dereceye çıktı
Avrupa'daki güvenlik endişeleri yalnızca hava ulaşımıyla sınırlı kalmadı.
2 Kasım Pazartesi günü, Belçika, Estonya, Finlandiya, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz ve İsveç'teki süpermarketlerde soğutma sistemlerini etkileyen siber olaylar meydana geldi.
Saldırganların bazı sistemlerde sıcaklık ayarlarını uzaktan değiştirdiği, dondurucuların çözülme modunu etkinleştirdiği ve gıda ürünlerinin bozulmasına neden olduğu bildirildi.
İsveç'teki bazı mağazalarda soğutucuların sıcaklığı 50 dereceye ulaşırken, Belçika'da onlarca marketin ürünlerini imha etmek zorunda kaldığı açıklandı.
Ekim ayında Fransa'da da benzer saldırılar gerçekleşmiş, yüzlerce süpermarketin soğutma sistemleri etkilenmişti.
Saldırılar nasıl gerçekleştirildi? Kritik güvenlik açığı
İlk teknik incelemeler, saldırıların mağazaların uzaktan yönetilebilen soğutma sistemleri üzerinden gerçekleştirilmiş olabileceğini ortaya koydu.
Bazı mağazalarda Danfoss marka soğutma kontrol sistemleri kullanılıyordu. Siber güvenlik uzmanları, internete bağlı endüstriyel cihazların yeterince korunmaması halinde saldırganların sıcaklık ayarlarını değiştirebildiğini belirtiyor.
Belçikalı soğutma sistemleri şirketi Sabcobel, kasım ayındaki saldırılarda kullanılan yöntemin ekim ayında Fransa'da görülen olaylarla benzerlik taşıdığını bildirdi.
Ancak soruşturmalar tamamlanmadığı için bütün olayların tek bir saldırgan grubu tarafından gerçekleştirildiği kesinleşmiş değil.
Fransa'da kan bankaları da hedef alındı
Siber saldırılara ilişkin en ciddi gelişmelerden biri Fransa'nın sağlık sektöründe yaşandı.
Fransız Kan Kurumu (Établissement français du sang - EFS), 2 Kasım'da üç ayrı tesiste kan ürünlerinin saklandığı soğutma sistemlerine yönelik bir siber saldırı gerçekleştiğini açıkladı.
Saldırganların soğutma cihazlarının sıcaklık ve buz çözme eşiklerini çok yüksek seviyelere çıkardığı belirlendi.
Kurumun açıklamasına göre, erken uyarı sistemleri sayesinde teknisyenler zamanında müdahale etti ve kan ürünleri zarar görmeden tehlike önlendi.
Siber saldırının doğrudan kan kurumunun kendi sistemlerini değil, soğutma ekipmanlarını sağlayan şirketin uzaktan erişim altyapısını etkilediği bildirildi.
Cadılar Bayramı şekerlerinde iğne ve çivi bulundu
Avrupa'da endişe yaratan bir diğer gelişme ise 31 Ekim'deki Cadılar Bayramı (Halloween) kutlamalarının ardından ortaya çıktı.
Almanya'nın çeşitli eyaletlerinde çocuklara dağıtılan çikolata ve şekerlemelerin içine iğne, çivi ve kesici metal parçaları yerleştirildiğine ilişkin çok sayıda ihbar yapıldı.
Alman kamu yayıncısı ARD'nin haberine göre, Aşağı Saksonya eyaletinin Bremervörde kentinde dokuz yaşındaki bir kız çocuğu, içine iğne yerleştirilmiş çikolatayı ısırdıktan sonra dilinden yaralandı.
Hamburg'da ise 13 yaşındaki bir kız çocuğunun aldığı çikolatanın içinde iğne bulundu. Avusturya'da da benzer olaylar kaydedildi.
Polis, aileleri çocukların topladığı şekerleri kontrol etmeleri konusunda uyardı. Olaylara ilişkin soruşturmalar sürerken, bu vakaların ortak bir organizasyonun parçası olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bulgu bulunmuyor.
Avrupa Birliği'nden açıklama: Hibrit savaş mı, tesadüf mü?
Avrupa'daki olayların kısa aralıklarla gerçekleşmesi, bunların hibrit savaş faaliyetleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusunu gündeme taşıdı.
Hibrit savaş; siber saldırılar, sabotaj, dezenformasyon, ekonomik baskı ve psikolojik operasyonlar gibi yöntemlerle bir ülkenin veya toplumun istikrarını bozmayı amaçlayan faaliyetleri kapsıyor.
Avrupa Birliği yetkilileri, son dönemde artan sabotaj ve siber saldırıların kritik altyapılar üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Ancak farklı ülkelerdeki bütün olayların aynı merkezden yönetildiğine ilişkin kesin bir kanıt bulunmuyor.
AB Ulaştırmadan Sorumlu Komisyon Üyesi Apostolos Tzitzikostas, 5 Kasım'daki açıklamasında uçaklara yönelik bomba ihbarlarının birbiriyle bağlantılı olup olmadığı konusunda sonuca varmak için henüz erken olduğunu söyledi.
Tzitzikostas, ulusal soruşturmaların sürdüğünü ve Avrupa Birliği'nin ilgili ülkelerle koordinasyon halinde çalıştığını belirtti.
Avrupa'nın karşı karşıya olduğu yeni güvenlik sorunu
Son gelişmeler, Avrupa'nın günlük yaşamını destekleyen altyapıların ne kadar geniş bir tehdit alanına dönüşebileceğini gösteriyor.
Sivil havacılık, gıda tedariki ve sağlık hizmetleri, birbirinden farklı saldırı yöntemleriyle hedef alınabiliyor. Üstelik bu tür olayların etkili olabilmesi için her zaman fiziksel yıkıma veya patlayıcı kullanımına ihtiyaç duyulmuyor.
Bomba ihbarlarıyla uçuşlar durdurulabilirken, uzaktan kontrol edilen soğutma sistemlerindeki değişiklikler büyük ekonomik kayıplara ve kritik ürünlerin zarar görmesine neden olabiliyor.
Avrupa'daki soruşturmaların yanıtlaması gereken temel soru ise henüz değişmedi: Bu olaylar birbirinden bağımsız saldırılar mı, yoksa daha geniş çaplı ve koordineli bir istikrarsızlaştırma faaliyetinin parçaları mı?
Şimdilik mevcut bulgular, saldırıların bir bölümünde teknik benzerlikler bulunduğunu gösterse de bütün olayları tek bir örgüte veya devlete bağlamak için yeterli kanıt sunmuyor.