Hamaney’e göre yaklaşık kırk yıldır süren bu karşı karşıya gelişin özü oldukça basit:
“Amerika, İran’ı yutmak istiyor; İran’ın cesur milleti ve İslam Cumhuriyeti ise buna engel oluyor.”
Hamaney, İran’ın ABD açısından cazip olmasının nedenlerini şu başlıklarla sıraladı:
- İran’ın petrol ve doğal gaz kaynakları
- Zengin maden rezervleri
- Stratejik ve coğrafi konumu
ABD’nin İran’daki geçmiş varlığına da değinen Hamaney, Amerikalıların 30 yılı aşkın süre boyunca ülkedeki kaynaklar, siyaset, güvenlik ve dış ilişkiler üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti. Bu dönemin Pehlevi yönetimiyle sona erdiğini vurgulayan Hamaney, İran halkının bu müdahaleye karşı durarak “elleri kestiklerini” söyledi.
“Şimdi Pehlevi dönemine geri dönmek istiyorlar. Ancak İran milleti dimdik ayakta durdu, kendini korudu ve bir engel oluşturdu.”
İnsan hakları ve benzeri başlıkların ise ABD tarafından bir araç olarak kullanıldığını savunan Hamaney, bu söylemleri “değersiz sözler” olarak nitelendirdi.
