TIC HOLDING Header
  • USD 18.639
  • EUR 19.557
  • Altın 1072.313
  • BIST 100 5028.31
  • Dünya

NATO üyesi Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olabilir mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Özbekistan ziyaretinde sarf ettiği Şanghay İşbirliği Örgütü'ne 'üye olmayı hedefledikleri' yönündeki sözleri Batı'da da yankı buldu. Kimileri bunu Erdoğan'ın izlediği 'muğlak dış politikanın' bir örneği olarak yorumlarken, kimileri de 'Batı'ya karşı kullandığı bir kart' olarak görüyor. RIA Novosti'ye konuşan Rus Dışişleri Bakanları kaynakları ise, Türkiye'nin ŞİO'ya üye olabilmesi için NATO üyesi olmaması gerektiğini söyledi.
NATO üyesi Türkiye, Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye olabilir mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) 22'nci Devlet Başkanları Zirvesi için Özbekistan'a gerçekleştirdiği ziyaretin sonunda yaptığı değerlendirmelerde hedeflerinin ŞİÖ üyeliği olduğunu belirtti. Erdoğan, "Bundan sonraki süreç bu işin en ileri kademesine doğru atılacak bir adımdır." dedi.

Almanya'da koalisyon hükümeti ortaklarından Yeşil Parti, Erdoğan’ın bu açıklamalarıyla “NATO’yu stres testinden geçirdiğini” savundu. Sosyal Demokrat Parti ise bu yönde atılacak bir adımın "Türkiye için büyük hata olacağı" uyarısında bulundu.

Daha sonra Amerikan PBS kanalına konuşan Erdoğan, "Böyle güçlü bir konumu olan Türkiye'nin böyle oyalama taktikleriyle bir kenarda tutulması şüphesiz ki bizim için çok çok manidardır. İster istemez farklı arayışlar içerisine girme durumunda da olabiliriz. Avrupa Birliği 52 yıldır bizi tutacak, bizi yanına yaklaştırmayacak ve ondan sonra da 'Niçin şurayla görüştü, niçin burayla görüştü?' diyecek. Görüşürüm." ifadelerini kullandı.

"Rusya'nın Türkiye'ye azımsanmayacak bir ekonomik desteği olabileceği işaret ediliyor. Bu durumda ekonomik destek, Erdoğan'ın seçimleri kazanmak için belirleyeceği rolü oynarsa Erdoğan'ın da Türkiye'nin yüzünün Doğu'ya çevirmesinde şaşırtıcı bir durum olmaz.

Erdoğan'ın bu yöndeki söylemlerini bir 'denge' ifadesiyle açıklamanın çok da yerinde olmayacağını söyleyen Kadir Has Üniversitesi'nden Uluslararası İlişkiler Uzmanı Serhat Güvenç, "Ben henüz bunun arkası ne kadar doldurulabilecek emin değilim, üyelik nihayi hedef ise o zaman Türkiye'nin AB üyeliğinin nihayi hedef olmaktan çıkmış olduğunu varsaymamız gerekecek, muhtemelen Türkiye'nin NATO'dan çıkmayı da planladığını düşünmemiz gerekecek." değerlendirmesi yaptı.

euronews'e konuşan Güvenç, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hem de Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın S-400 hava savunma sistemi konusunda da aynı yaklaşımı sergilediğini söylüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçmişteki söylemlerini hatırlatan Prof Dr. Güvenç'e göre ana muhalefet partisi de Şanghay İşbirliği Örgütü konusunda iktidar ile benzer yaklaşım içinde.

Güvenç, "Uzunca süre ikisi de hem F-35 hem S-400'lere aynı anda sahip olunabileceği konusunda ısrarlıydı. Bunların birbirini dışlayan seçenekler olduğunu kabul etmeyi uzun süre reddettiler. Bu stratejik sonuçları doğurma ihtimali olan bir silah sistemi alma ikilemiydi." şeklinde konuşuyor.

'İktidarın Doğu'ya yönelmesinin habercisi olabilir'
S-400 ve F-35 ikileminin üst düzey siyasete sirayet etmiş olabileceğini belirten Güvenç, Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üyelik hedefi söylemine ilişkin "Ya çok hazırlıklı olmadan anlık verilen bir cevap ya da iktidarın tamamen Doğu'ya çark etmesinin bir habercisi de olabilir. Şu noktada Erdoğan için en yaşamsal konu seçimleri kazanmak. Bu eksen kaymış kaymamış onun meselesi değil. Genel olarak pragmatik ve sorun çözme yaklaşımıyla konuları değerlendirdiği için 'zamanı gelince onun vereceği hasarı düşünürüz' yaklaşımı." ifadelerini kullanıyor.

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi Direktörü (EDAM) Sinan Ülgen de Türkiye'nin Şangay İşbirliği Örgütü'ne üye olabileceğini ancak bu üyeliğin Türkiye'nin iç ve dış düzeninin geleceğine dair kuvvetli bir mesaj niteliği taşıyacağını söylüyor.

Ülgen'e göre Türkiye SİÖ üyeliği ile "Bir yandan 'toplumsal düzeninde demokrasi ve temel özgürlükleri önceliklendirmeyen ülkeler ile kader arkadaşlığı yapacağım' demiş olur. Diğer yandan Ukrayna savaşından sonra belirginlik kazanan jeopolitik kırılmada, dünyaya 19. asır benzeri nüfuz bölgeleri temelinde bakan, egemen devletler üzerinde hak sahibi olduklarını iddia eden ülkeler ile benzer bir jeopolitik duruşa sahip olduğunu ilan etmiş olur."

'Rusya'dan ekonomik destek gelirse Türkiye'nin Doğu'ya dönmesi şaşırtıcı olmaz'
Uluslararası İlişkiler uzmanı Güvenç, Rusya'dan gelebilecek ekonomik desteğin Türkiye'nin konumunu belirlemesinde rol oynayabileceğini söylüyor: "Açık kaynaklardan okuduklarımız doğruysa Rusya'nın Türkiye'ye azımsanmayacak bir ekonomik desteği olabileceği işaret ediliyor. Bu durumda ekonomik destek, Erdoğan'ın seçimleri kazanmak için belirleyeceği rolü oynarsa Erdoğan'ın da Türkiye'nin yüzünün Doğu'ya çevirmesinde şaşırtıcı bir durum olmaz."

Peki Türkiye'nin olası Doğu'ya yakınlaşma politikası ABD tarafında nasıl karşılık bulur?
ABD'nin bu mesajları almayı uzun zamandır reddettiğini ifade eden Güvenç, "Erdoğan pazarlığa oturmak istiyor ama bunların hiçbiri onun istediği açılımı getirmedi. ABD, Türkiye'nin Batı ittifakına sırtını çevirme seçeneğine kendini hazırlamış gibi görünüyor." değerlendirmesini yapıyor.

Ülgen ise Türkiye'nin ŞİÖ'ye üyelik hedefinin zamanlamasına vurgu yapıyor: "1996 yılından bu yana varolan bu örgüte, Ukrayna savaşı sonrasında 2022 yılında üye olmak istemek de Türkiye'nin stratejik yönelimine dair belirsizliği de iyice arttıracaktır."

Öte yandan Ülger, olası ŞİÖ üyeliği Çin dahil mevcut üyelerin onayına tabi olduğu için, "Böylesi bir adaylıktan Türkiye'nin Uygurlar meselesinde Çin'in uygulamalarını eleştirmeyeceği anlamı da çıkar." ifadelerini kullanıyor.

Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİO) nedir?
Şanghay Beşlisi olarak da adlandırılan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ilk olarak Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın katılımıyla 26 Nisan 1996'da kuruldu. Türkiye 2012'de örgütün diyalog partneri oldu.

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının akabinde bölgede siyasi, ekonomik ve güvenlik iş birliğini artırma amacıyla kurulan örgüt zamanla genişledi.

Bugün Çin ve Rusya'nın yanı sıra Hindistan, Pakistan, İran, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan ve Özbekistan Şanghay İşbirliği Örgütü üyeleri arasında yer alıyor.

Dönemin Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin ile Çin Devlet Başkanı Ciang Zımin, bu anlaşmayla "çok kutuplu dünya"yı deklare ediyordu.

Rusya'nın 2014'te Kırım'ı yasa dışı ilhakından şubatta Ukrayna'ya savaş açmasına uzanan süreçte örgüt, Avrasya bölgesinde güvenlik ve ekonomi alanında kritik önem kazandı.

Rusya ile Batı'yı Soğuk Savaş'ın ardından yeni bir cepheleşmeye götüren gelişmeler, Moskova’nın Asya tarafında sırtının dayayabileceği bir güvenlik mutabakatına gereksinimini arttırdı.

Batı’nın Kırım ve Ukrayna’daki eylemleri nedeniyle Rusya’ya uyguladığı ekonomik yaptırımlar da Moskova Çin ve Hindistan Asya’nın gibi büyük pazarlara sahip yükselen ekonomileriyle iş birliğini derinleştirmesini zorunlu hale getirdi.

Rusya’nın gelecek yıllarda ŞİÖ’nün oluşturduğu stratejik güvenlik şemsiyesini güçlendirmeyi ve ekonomik iş birliği potansiyelini ilerletmeyi isteyeceği öngörülüyor.
Yorum Yazın