• Ekonomi

Karşılıksız çekte alarm: Tutar 200 milyar liraya dayandı

Kredi büyümesindeki yavaşlamanın şirketlerin nakit döngüsünü zorladığı dönemde, yılın ilk yedi ayında karşılıksız çıkan çeklerin tutarı 198 milyar liraya ulaştı.
Karşılıksız çekte alarm: Tutar 200 milyar liraya dayandı
Sıkı para politikası ve kredi büyümesindeki yavaşlama, şirketlerin finansmana erişimini ve ticari ödeme zincirini zorluyor. Dünya yazarı Naki Bakır'ın TBB Risk Merkezi verilerine dayandırdığı hesaplamaya göre, 2026'nın ilk yedi ayında 190 bin 699 çek karşılıksız çıktı. Bu çeklerin toplam tutarı 198 milyar liraya ulaşarak 2025 yılının tamamındaki 128 milyar lirayı aştı.
 
Türkiye'de sıkı finansal koşulların reel sektör üzerindeki etkisi çek piyasasında daha görünür hale geliyor. Dünya Gazetesi yazarı Naki Bakır'ın Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi verilerine dayandırdığı hesaplamaya göre, 2026'nın ilk yedi ayında ibraz edildiğinde karşılıksız çıkan çeklerin toplam tutarı 198 milyar liraya ulaştı.
 
Bakır'ın aktardığı verilere göre ocak-temmuz döneminde 26 bin 768 keşideciye ait 190 bin 699 çek, bankalara ilk ibrazında karşılıksız çıktı. Karşılıksız çeklerin toplam tutarı böylece yaklaşık 200 milyar liraya dayandı.
 
2025 yılının tamamında karşılıksız çek tutarının 128 milyar lira olduğu dikkate alındığında, 2026'nın yalnızca ilk yedi ayında ulaşılan seviye dikkat çekici bir artışa işaret ediyor.
 
Kredi freni ticaretin finansmanını zorluyor
 
Ekonomi yönetiminin iç talebi sınırlamaya yönelik politikaları kapsamında kredi büyümesine getirilen kısıtlamalar, reel sektörün finansmana erişim koşullarını sıkılaştırdı.
 
Bakır'ın değerlendirmesine göre kredi hacmindeki nominal artışın enflasyonla birlikte değerlendirildiğinde reel bir genişleme yaratmaması, bankacılık sisteminden piyasaya sağlanan yeni reel likiditenin sınırlı kaldığına işaret ediyor.
 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Mayıs 2026 Finansal İstikrar Raporu da yükselen TL finansman maliyetlerinin reel sektörün finansman tercihlerini etkilediğini gösteriyor. Raporda firmaların özellikle yüksek TL finansman maliyetleri karşısında yabancı para kredilere yöneldiği belirtiliyor.
 
Şirketler birbirini finanse ediyor
 
Banka kredilerinin sınırlı kaldığı ortamda vadeli çek, senet ve şirketler arasındaki ticari borçlanmanın işletme sermayesi ihtiyacının karşılanmasındaki önemi artıyor.
 
Ancak tahsilat zincirinin herhangi bir noktasında yaşanan aksama, borcunu tahsil edemeyen şirketin kendi yükümlülüğünü yerine getirememesine yol açabiliyor. Özellikle finansmana erişimi büyük şirketlere kıyasla daha sınırlı olan KOBİ ve esnaf açısından bu durum likidite baskısını artırıyor.
 
Bu mekanizma, bir şirketin ödeme güçlüğünün tedarik zincirindeki başka işletmelere aktarılması riskini de beraberinde getiriyor.
 
Reel sektörde finansman baskısı yakından izleniyor
 
Reel sektörün finansman koşullarındaki sıkılaşma daha önce ekonomi yönetiminin de gündemindeydi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sektörlerin bazı alanlarda zorlandığını kabul ederken ticari kredilerdeki tahsili geçmiş alacak oranlarının tarihsel ortalamaların altında kaldığını belirtmişti.
 
Şimşek, 2025 sonundaki değerlendirmesinde tutar bazında karşılıksız çek oranının yüzde 2,8 olduğunu, uzun dönem ortalamasının ise yüzde 2,5 seviyesinde bulunduğunu açıklamıştı.
 
2026'nın ilk yedi ayına ilişkin son rakamlar ise şirketlerin nakit akışı ve ödeme zincirindeki gelişmelerin önümüzdeki dönemde yakından izlenmesi gerektiğine işaret ediyor.
 
Dikkat: 190 bin 699 adet çek ve 198 milyar liralık tutar, Dünya yazarı Naki Bakır'ın TBB Risk Merkezi verilerine dayandırdığı hesaplamadan aktarılmıştır. TBB'nin Temmuz 2026'ya ilişkin ilgili istatistik tablosundaki rakamlar bağımsız olarak doğrulanamadığından bu veriler atıfsız biçimde kesinleştirilmemiştir.
 
Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi, Dünya, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Anadolu Ajansı
Derleme: OGÜNhaber GPT
Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları