TIC HOLDING Header
  • USD 18.622
  • EUR 19.314
  • Altın 1043.007
  • BIST 100 4890.56
  • Ekonomi

Yüksek hızlı tren sayısının artışı sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor

- İGÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Mustafa Karaşahin: - "Çevre kirliliği ve enerji tasarrufu bağlamında önemli avantajlara sahip olan yüksek hızlı trenlerin sefer sayılarının artırılması ile sürdürülebilirliğe katkı sağlanmış oldu"
AA -

İSTANBUL (AA) - İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Mustafa Karaşahin, çevre kirliliği ve enerji tasarrufu bağlamında önemli avantajlara sahip olan yüksek hızlı trenlerin sefer sayılarının artırılmasıyla sürdürülebilirliğe katkı sağlandığını bildirdi.

Gelişim Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre, vatandaşların ilgi ve talepleri üzerine, yüksek hızlı tren seferlerinin sayısı 10 Eylül'den itibaren 44'ten 56'ya çıkarıldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yüksek hızlı tren sefer kapasite artışının devreye alındığı 10 Eylül'de günlük 31 bin 651 yolcuyla yolcu taşıma rekorunun kırıldığını açıkladı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Karaşahin, 23-29 Eylül Demiryolu Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulundu.

Karaşahin, demir yolu araçlarının çevre dostu olduğunu ve sıfır emisyonlu elektrik enerjisi kullanıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Çevre kirliliği ve enerji tasarrufu bağlamında önemli avantajlara sahip olan yüksek hızlı trenlerin sefer sayılarının artırılması ile sürdürülebilirliğe katkı sağlanmış oldu. Demiryolu ulaşımının en önemli özelliği sıfır emisyonlu elektrik enerjisi kullanılmasıdır. Eğer demiryolu araçlarında kullanılan elektrik tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilir ise yüksek hızlı tren araçlarının sera gazı etkisi sıfır mertebesindedir.

Kara yolu araçlarında elektrik enerjisi kullanımının yeni gündeme geldiği dikkate alındığında, demiryolu araçlarının ne kadar çevre dostu olduğu kolay bir şekilde anlaşılıyor. Ülkemizde üretilen elektrik enerjisinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı yüzde 35 oranındadır. Kalan elektrik enerjisi ise doğalgaz ve kömür ile üretiliyor. Sonuç olarak, elektrik enerjisinin tamamının yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilmesi durumunda, yüksek hızlı tren araçlarının işletmecilikten kaynaklanan sera gazı etkisi minimum düzeye inecektir."