TİC Holding Header
  • USD 31.129
  • EUR 33.825
  • Altın 2029.748
  • BIST 100 9425.89
  • Genel

Elazığ’da ağır hasarlı yapılar, vatandaşların korkulu rüyası haline geldi

Kahramanmaraş’ta meydana gelen yıkıcı depremlerden etkilenen Elazığ’da aylardır yıkımı yapılmayan ve çevresinde hiçbir güvenlik önlemi alınmayan ağır hasarlı binalar, adeta vatandaşların korkulu rüyası haline geldi.
Elazığ’da Ocak 2020’de 6,8 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş, 5 bina yıkılmış toplam 37 kişi de hayatını kaybetmişti. Bu depremde kentteki bazı binalar ağır hasar görmüş, yıkım çalışmaları da başlatılmıştı. Elazığ’da depremden sonra ağır hasarlı binalar bir bir yıkılırken, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7,7 ve 7,6’lık iki büyük depremde de bir bina yıkıldı. Asrın felaketinde Elazığ’da 10 bin 694 yapı ağır hasar alırken bunun 7 bin 750’si yapılan çalışmalar sonucu yıkıldı. Kent merkezi ve mahallelerde bulunan 2 bin 944 ağır hasarlı yapı ise yaklaşık 9 aydır yıkılmayı bekliyor. Çevresine hiçbir önlem alınmayan ve adeta metruk bir hale gelen binaların çatılarından düşenler insan hayatını tehlikeye atıyor. Yağışlarla beraber binalardaki dökülmeler ve tehlikeler daha da artarken, bazı şahıslar tarafından farklı amaçlar için de kullanılıyor. Binaların çevresinde hiçbir önlemin alınmadığını ve içine giren şahısların yasaklı maddeler kullanarak yangın çıkardığını dile getiren vatandaşlar, eve veya iş yerlerine giderken korktuklarını söyledi.
"Kış aylarının gelmesiyle birlikte ağır hasarlı yapılar daha fazla tehlike saçmaya başladı"
Ağır hasarlı boş binaların içerisinde uyuşturucu madde kullanıldığını belirten mahalle sakinlerinden Hacı Ertaş, “Bu binaların bir an önce yıkılmasını istiyoruz. Kış aylarının gelmesiyle birlikte ağır hasarlı yapılar daha fazla tehlike saçmaya başladı. 60 senelik binalar bu binaların bir an önce yıkılmasını istiyoruz” dedi.
"Sabahları dükkanı korkuyla açıyorum"
Hasarlı yapıların tehlike saçtığını ve çocukların dibinden geçerken her an yıkılabileceğini aktaran vatandaşlardan Muzaffer Demir, “Tinercilerin yeri olmuş durumda. Sabahları dükkanı korkuyla açıyorum. Yıkılan binaların yerlerini de odun ambarına çevirmişler temizliğe dair bir şey yok. Ağır hasarlı yapıların karşı tarafında kepçeler yolun üstünde dolaşıyor. Yıkımlarda zaten bir su kullanılmıyor. Buraların denetlenmesini istiyoruz. Ağır hasarlı binaların altından geçerken korkuyorum. Mahallemizde yıkımına başlanan ağır hasarlı yapıları o kadar dikkatsiz yıkıyorlar ki yanlarında ki binaların da yıkılmasından korkuyoruz. Bu ağır hasarlı yapıların bir an önce yıkılarak çevre düzenlemesinin yapılmasını istiyoruz. Ben bu mahalleye girince korkuyorum. Her tarafı yıkık görünce kendimizi hayalet şehirde hissediyoruz” ifadelerini kullandı.