• Genel

Mavi Marmara Baskını 10. Yılında

Mavi Marmara gemisinde hayatını kaybedenler, 10. yılında Diyarbakır'da anıldı.
Mavi Marmara Baskını 10. Yılında
Diyarbakır/Mehmet Yasin Aslan - Mavi Marmara gemisi ile Filistin'in Gazze şehrine insani yardım götürürken uluslararası sularda İsrailli askerler tarafından saldırılıp 9 kişinin hayatını kaybettiği olay 10. Yılı geride bırakırken, her yıl olduğu gibi yapılan gösteri ve protestolar 10. yılında ise koronavirüs tedbirleri kapsamında yapılmayarak Diyarbakır’da basın açıklaması düzenlendi.

Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesi İnönü Caddesi üzerinde bulunan Şehid Ali Haydar Bengi Derneği’nde düzenlenen basın açıklamasını HAYDER adına Ömer Aytaş yaptı.

Aytaş, “31 Mayıs 2010 tarihinde Gazze’ye insani yardım götürmek için yola çıkan Mavi Marmara gemisine saldıran Terör Devleti İsrail tarafından Şehid edilen Mavi Marmara şehidlerini ve Üstadımız Şehid Ali Haydar Bengi’yi şehadetlerinin onuncu yılında hasret, minnet ve özlemle anıyoruz” dedi.

“Birlik ve beraberlik, Özgür Kudüs yolunda büyük bir ivme kazandırmıştır”
Mavi Marmara Yardım Gemisi’nin Filistin’de ve İslam âleminde yeni bir mücadelenin kapısını araladığını belirten Ayataş, “İsrail Terör Devletinin, uluslararası sularda Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırının üzerinden on yıl geçti. On insani yardım gönüllüsünün şehit edildiği, onlarcasının yaralandığı, alıkonulduğu, işkence gördüğü, gasp edildiği Mavi Marmara saldırısının onuncu yıldönümündeki Özgür Kudüs mücadelemiz, kutlu bir sefer hüviyeti kazanarak bugün, büyük bir kutlu mücadelenin diriliş muştusuyla tüm dünyaya yayılmıştır. Gazze’ye yapılan insani yardım yolculuğu, 36 ülkeden ve her inançtan insanların olduğu kutlu bir sefer ve Özgür Kudüs yolunda önemli bir dönüm noktasıydı. Bu kutlu seferle Gazze’ye ve dolayısıyla Filistin’e uygulanan ağır ambargo şartları gevşetilmiş, Filistin halkı rahat bir nefes almıştı. Ancak bu kutlu seferde on değerli kardeşimizin şehadeti, Kudüs’ün önemine dikkat çekmiş ve Filistin’de ve İslam âleminde yeni bir mücadelenin kapısını aralamıştı. Kudüs davasının diriliş ve direniş ruhunun en güçlü mücadele örneği bugün tüm İslam ülkelerinde kendini göstermeye devam etmektedir. Dolayısıyla Mavi Marmara ruhundaki sinerji, bugün tüm İslam alemindeki her Müslüman Kardeşin benimsediği manevi bir güç haline gelmiştir. Bu birlik ve beraberlik, Özgür Kudüs yolunda büyük bir ivme kazandırmıştır” diye konuştu

“Abluka devam ediyor”
Gazze’deki ablukanın halen devam ettiğini ifade eden Aytaş, “Bilindiği üzere Mescidi Aksa’da ve Filistin topraklarının bir parçası olan Gazze’de abluka hala devam etmekte, kara, deniz ve hava koridorları rahatlıkla giriş ve çıkışların gerçekleşmesine imkân tanımayan bir kuşatmayla kapalı bulunmaktadır. Akdeniz’de ve dolayısıyla Gazze kıyılarında bulunan doğalgaz rezervleri bu ablukayı şiddetli hale getirmiş ve getirmeye devam etmektedir. Bilindiği üzere Mescidi Aksa’da ve Filistin topraklarının bir parçası olan Gazze’de abluka hala devam etmekte, kara, deniz ve hava koridorları rahatlıkla giriş ve çıkışların gerçekleşmesine imkân tanımayan bir kuşatmayla kapalı bulunmaktadır. Akdeniz’de ve dolayısıyla Gazze kıyılarında bulunan doğalgaz rezervleri bu ablukayı şiddetli hale getirmiş ve getirmeye devam etmektedir. Bu kirli siyonist emellere son verilmeden, Gazze halkının sağlık, barınma ve beslenme ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayacağı serbest dolaşım imkânları sağlanmadan, dışarıdan kara ve deniz yoluyla yardımların Gazze’ye ulaşımı açık hale gelmeden, yani abluka tamamıyla kalkmadan Mavi Marmara Kutlu Seferin amacına tam da ulaştığını söyleyemeyiz. Mavi Marmara’nın Kutlu Seferinin onuncu yılında büyük davada atılacak her bir adımı, başta Filistin işgali olmak üzere tüm dünyadaki adaletsizliklerin ortadan kalkması için vesile kılmasını, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz” şeklinde konuştu.
Yorum Yazın