• Genel

Yargıtay’dan karar: İş yerindeki dedikodu haklı fesih nedeni olabilir

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma arkadaşları hakkında onur kırıcı iddialarda bulunan işçinin davranışını “sataşma” sayarak tazminatsız feshi haklı buldu.
Yargıtay’dan karar: İş yerindeki dedikodu haklı fesih nedeni olabilir
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2019 tarihli kararında, çalışma arkadaşları hakkında özel hayatlarını hedef alan ve kişilik haklarını zedeleyen iddialarda bulunan işçinin davranışı “başka bir işçiye sataşma” kapsamında değerlendirildi. Yüksek Mahkeme, işverenin haklı nedenle fesih yapabileceğine ve somut olayda işçinin kıdem ile ihbar tazminatına hak kazanamayacağına hükmetti.
 
İş yerinde yapılan her dedikodunun otomatik olarak tazminatsız işten çıkarma nedeni olduğu yönündeki sosyal medya paylaşımlarının dayandırıldığı Yargıtay kararının ayrıntıları ortaya çıktı. Söz konusu karar yeni değil; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 1 Temmuz 2019 tarihli, 2017/12550 Esas ve 2019/14617 Karar sayılı ilamına dayanıyor.
 
Davada işçi, yaklaşık bir buçuk yıl çalıştığı iş yerindeki iki çalışma arkadaşı arasında duygusal ilişki bulunduğuna yönelik iddialarda bulunmak ve kadın çalışma arkadaşına hakaret içeren sözler söylemekle suçlandı. İşveren, bu davranışlar nedeniyle iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi kapsamında feshetti.
 
İlk derece mahkemesi, olayın haklı değil “geçerli fesih” kapsamında olduğu değerlendirmesiyle işçinin kıdem ve ihbar tazminatı alabileceğine karar verdi. Dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise bu değerlendirmeye katılmadı.
 
Yargıtay “sataşma” kapsamında değerlendirdi
 
Yargıtay, dosyadaki şikâyet dilekçeleri ve diğer bilgilerden işçinin çalışma arkadaşlarının özel hayatına ilişkin iddiaları iş yerinde yaydığının anlaşıldığını belirtti.
 
Kararda bu davranışın, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d maddesinde düzenlenen “işverenin başka bir işçisine sataşma” kapsamında olduğu sonucuna varıldı. Yargıtay, işveren açısından haklı fesih koşullarının oluştuğuna, dolayısıyla işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiğine hükmetti. Karar oy birliğiyle verildi.
 
Her dedikodu tazminatsız işten çıkarma anlamına gelmiyor
 
Kararın, “iş yerinde dedikodu yapan herkes tazminatsız çıkarılabilir” şeklinde yorumlanması hukuken eksik kalıyor. Yargıtayın değerlendirmesi, somut olayda çalışma arkadaşlarının kişilik haklarına yönelik ağır ifadeler, özel hayata ilişkin iddialar, şikâyetler ve iş yeri ilişkilerine etkisi üzerinden yapıldı.
 
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesi, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan belirli durumlarda işverene bildirim süresini beklemeksizin iş sözleşmesini feshetme hakkı tanıyor. Maddenin II-d bendinde işçinin işverene, aile üyelerine veya işverenin başka bir işçisine sataşması da haklı fesih nedenleri arasında bulunuyor.
 
Bu nedenle bir konuşmanın yalnızca “dedikodu” olarak nitelendirilmesi tazminatsız fesih için tek başına yeterli kabul edilemez. Söylenen sözlerin içeriği, kime yöneltildiği, ispat durumu, kişilik haklarına ve çalışma barışına etkisi ile fesih sürecinin kanuni şartlara uygunluğu her uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilir.
 
Karar 2026’ya ait değil
 
Sosyal medyada güncel bir Yargıtay kararı gibi yeniden dolaşıma giren içtihat 1 Temmuz 2019 tarihinde verildi. Karara ilişkin haberler de Eylül 2019’da yayımlandı. Örneğin Yeni Asır haberi 15 Eylül 2019’da, İhlas Haber Ajansı kaynaklı haber ise aynı dönemde kamuoyuna yansıdı.
 
Doğrulama sonucu: İddianın özü doğru, ancak “iş yerinde dedikodu yapan işçiler tazminatsız çıkarılabilir” şeklindeki genelleme yanıltıcı olabilir. Yargıtayın kararı belirli bir somut olaya ilişkin ve davranışın “başka bir işçiye sataşma” niteliğinde olduğunun kabulüne dayanıyor.
 
Kaynak: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu, İhlas Haber Ajansı, Yeni Asır
Derleme: OGÜNhaber GPT
Yorum Yazın
islami sohbet
dini chat sohbet odaları