(İHA) Yeşil Fener, milyonlarca yıl önce galaksinin güvenliği için oluşturulmuş bir tür koruyucu grubun adı. 3600 bölümden oluşan evrenin her biriminden sorumlu bir Yeşil Fener var. Gözü pek jet pilotu Hal Jordan’ın (Ryan Reynolds) Yeşil Fener olarak seçilmesi sonucu gelişen olayları anlatan Martin Campbell imzalı “Green Lantern/Yeşil Fener”in bütçesi 200 milyon dolar. Sinema dünyası bir süper kahramana daha kapılarını açtı. Şimdiden ikinci filmin hazırlıklarına başlandığını söyleyelim.
Yeryüzündeki Son Aşk
Kaynağı bilinmeyen bir virüsün yayıldığı Avrupa’da salgının etkileri üzerine çalışan bilim kadını Susan ile şef aşçı Michael‘ın aşkını anlatan “Perfect Sense/Yeryüzündeki Son Aşk” bu hafta gösterime giriyor. Virüs nedeniyle duyularını kaybetmelerine rağmen aşklarını yaşatmaya çalışan çifte Ewan McGregor veEva Green hayat veriyor. Yönetmen David MacKenzie.
Kolombiyalı: İntikam Meleği
Kolombiya’da 1992 yılında dokuz yaşındaki Cataleya’nın anne babası öldürülür. Gangster amcası ile birlikte ABD’ye giden Cataleya burada on beş yıl boyunca bir kiralık katil olarak yetiştirilir. Luc Besson’un Robert Mark Kanon ile birlikte yazdığı “Colombiana/Kolombiyalı: İntikam Meleği”nin yönetmen koltuğunda Olivier Megaton var. Megaton en son “Transporter 3/Taşıyıcı 3”ü çekmişti. Başroldeki Zoe Saldana’yı “Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl/Karayip Korsanları: Siyah İnci’nin Laneti”, “The Terminal/Terminal” ve “Avatar”dan hatırlıyoruz.
Babamın Penguenleri
İşkolik iş adamı Mr.Popper’ın hayatı babasından kalan altı penguen ile değişir. ABD’de okulların müfredatında yer alan Richard ve Florence Atwater imzalı 1938 tarihli eser “Mr.Popper’s Penguins/Babamın Penguenleri”nin sinema uyarlamasının başrolünde Jim Carrey var. Sahnenin zorluğuna göre gerçek İmparator Penguenleri ya da bilgisayar animasyonu tercih edildi. Haftanın en eğlenceli yapımı.
Uzaylılaların Şafağı
İngiliz aktör Joe Cornish’in ilk uzun metraj yönetmenlik denemesi “Attack the Block/Uzaylıların Şafağı”, Türkçe isminden de anlaşılacağı gibi 2004 yapımı Edgar Wright filmi “Shaun of the Dead/Zombilerin Şafağı” ile akrabalık bağları olan bir yapım. Yaygın gösterim şansı bulamasa da izleyen herkesin beğendiği ve eleştirmenlerin büyük desteğini alan film Los Angeles Film Festivali’nde seyirci ödülü kazanmıştı. Her etkinin bir tepkisi olduğu şeklindeki tezi kendine ana fikir seçen yapım bunu anlatırken Güney Londra’daki sosyal sorunları uzaylı istilası filmi kalıbında anlatıyor.