• Röportaj

Melih Bulu, 'TCMB'nin eleştirilmesine karşı olanlar döviz spekülatörleri'

Alışılmadık şekilde yükselen ve çeşitli spekülasyonlarla gündemi belirleyen dolar ve Merkez Bankası hakkında Sn. Doç.Dr. Melih Bulu'nun yorumlarını alma fırsatı bulduk.
Melih Bulu, 'TCMB'nin eleştirilmesine karşı olanlar döviz spekülatörleri'
CRA - Sayın Hocam sizce dolar niye yükseliyor?

Doların alışılmadık şekilde yükselişinin iki bileşeni var. Bunlardan birincisi dış kaynaklı ikincisi ise iç kaynaklı diyebiliriz. Dış kaynaklı dediğim konu büyük oranda Amerikan Dolarının piyasa yapıcısı olan FED’in faiz artırımı ile ilgili beklenti oluşturmasından kaynaklanıyor. İç kaynaklı sebep ise Türkiye piyasasını iyi bilen spekülatörlerin çeşitli haberleri abartarak insanları yanlış yönlendirmesinde kaynaklanıyor diyebiliriz basit olarak.

İç kaynaklı sebebin bu şekilde açıklamasını ilk defa duyuyorum. Buna bilindik ismiyle faiz lobisi diyebilir miyiz?

Büyük oranda aynı tip insanlar olduğunu düşünebiliriz döviz spakülatörleri ile yüksek faizden para kazanmak için faizin yüksek kalmasını isteyen kesimi. Aynı kişiler midir bilmiyorum. Ama üretmeden para kazanmak istedikleri muhakkak aynı faiz lobisi gibi.

Peki bu spekülatörlere karşı bir şey yapılamıyor mu? Yani nasıl oluyorda Türk Lirasını istedikleri gibi yükseltebiliyorlar?

Türk Lirasının değerinin korumak Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın görevidir. Merkez Bankası’nın bu tip spekülasyonlara önlem alması gerekir doğal olarak. Son dönemde bu aşırı yükselişteki anormallik ülke yöneticilerinin de dikkatini çekmeye başladı ki Merkez Bankası’na ardı ardına eleştiriler gelmeye başladı zaten.

Yani Merkez Bankası görevini yapmadı mı diyorsunuz?

Merkez Bankası’nın görevi kolay bir görev değil bir taraftan dünyayı izlerken bir tarafatan da iç piyasayı çok yakın takip ederek Türk Lirasının istikrarını korumaya çalışıyor. Bunu yaparken de en büyük silahı oluşturduğu algı. Yani Türk Lirasının geleceğine ilişkin kamuoyuna verdiği mesaj. Örneğin FED bu konuda oldukça başarılı. Dünyanın en fazla ticaret açığı veren ekonomisinin parası olan doların 2008 sonlarında başlayan krizi atlatabilmek için inanılmaz miktarda parasal genişleme yapmasına rağmen dolara dünyada olan talebin devam ediyor olması FED’in algı yönetimini ne kadar mükemmel yaptığın kanıtıdır diye düşünüyorum. Şimdi de biz de dahil bütün dünyayı faiz artıracak mı artırmayacak mı soru etradında altı aydır oyalıyor.

Bizim Merkez Bankamıza baktığımızda son dönemlerde Türk Lirası ile ilgili algı yönetiminde hatalar yapıldığını düşünüyorum. Özellikle Merkez Bankası Başkanı’nı 2013 yılı sonunda dolar hedefi açıklayarak büyük risk aldı. Ve bu hedef tutmadığında da inandırıcılığı piyasa tarafından büyük oranda sorgulanmaya başlandı. Bundan sonra ne dese artık eskisi kadar ciddiye alınmayacağı bir gerçek. Petrol fiyatlarının düşmesine ilaveten Türkiye’nin cari açığının da düşmesi ile oluşan havada faiz indirmekte de yetersiz kaldı. Eğer petrol fiyatlarında olan sert düşüşle birlikte daha fazla bir faiz indirse idi bugün en azında dış kaynaklı oluşan Türk Lirası üzerindeki baskıyı azaltmak için faiz artırımı etkisini daha rahat telaffuz edebilirdi.

Sonuç olarak Merkez Bankası’nın görevi oldukça zor. En ufak bir hatada bir ülkenin bütün ekonomisini zora sokabiliyorsunuz maalesef.

Peki şimdi ne olacak? Yani Merkez Bankası bu imaj kaybını nasıl düzeltebilir?

Bundan sonra hata yapmamak önemli elbette. Kısa vadede ise benim önerim özellikle bu iç kaynaklı spekülasyon yapan oyuncuları daha yakın takibe alıp onlarla ilgili gerekli tedbirlerin alınmasından yana. Çünkü bu oyuncularla ilgili tedbirler alınabilirse dövizin ateşinin hızla düşeceğini düşünüyorum. Dolar artsa bile Dolar ve Euro’dan oluşan sepet kur belli bir istikrara kavuşacaktır.

Merkez Bankası ile ilgili siyasilerin eleştirileri de basında eleştiriliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yani Merkez Bankası’nın bağımsızlığına zarar veriliyor deniyor.

Bu ülkede herkesin eleştirme hakkı var. Eleştiri aslında kişi ve kurumların kendini geliştirebilmesi için çok faydalı bir mekanizma. Tabii size yapılan eleştirilerden ders alıyorsanız. Ben Merkez Bankası’nın yapılan eleştirilerden ders alacağını düşünüyorum. Cumhurbaşkanımızdan randevu talep edilmesi de bunun bir göstergesidir diye düşünüyorum. Merkez Bankası’na eleştiri yapılmasına karşı olanların daha çok döviz spekülatörleri olduğunu düşünüyorum. Çünkü son dönemde adeta Merkez Bankası ile Siyasi Otorite arasında bir fikir ayrılığı var gibi kamuoyunda yanlış yönlendirmenin en çok Türk Lirasının değer kaybetmesini isteyen spekülatörlerin işi olduğunu düşünüyorum.

Türk Lirasında dalgalanma olmasının ardında küresel sermayenin olduğu yolunda da görüşler var. Bu konuda ne diyosunuz?

Günümüzde ülkelerin başka ülkeler üzerinde kontrol sağlayabilmelerinin önemli vasıtalarından birisi de ekonomik araçlardır. Örneğin bugün Yunanistan’ın durumuna bakalım. Düştüğü bu borç krizinden sonra herhangi bir AB ülkesine karşı itiraz edemez hale gelmiştir. Ya da Kırım’ın ilhakı sonrası Rusya’ya uygulanan ekonomik yaptırımlar Rus Ruble’sini ciddi oranda zayıflatmış bu da Rusları neredeyse yarı yarıya fakirleştirmiştir. Dolayısıyla Türkiye’nin de tarihsel çatışmaları da dikkate alındığında ekonomik saldırılara maruz kalması olanak dahilindedir. Son dönemdeki döviz hareketlerini bu şekilde de analiz etmek yerinde olabilir. Çünkü Türk ekonomisi son dönemlerde hiç olmadığı kadar iyi bir durumda: Cari açık ve enflasyon azalıyor, petrol fiyatlarındaki hızlı düşüş ile en büyük ithalat kalemlerinden enerji faturasında ciddi bir düşüş olacak. 7 Haziran seçimlerinde tek parti iktidarının devam edeceği hemen hemen kesinleşmiş gibi. Üstelik Barış Süreci ile Türkiye’nin en önemli meselesi çözülmek üzere. Sepet kurun bütün bu iyileşmelere rağmen Türk Lirası aleyhine dönmüş olması spekülasyonun ötesinde bir manüpülasyonu da çağrıştırıyor. Dövizde alım ve satım yapan oyunculara bakıp bu konu açıklığa kavuşturulabilir diye düşünüyorum.

Bu güzel sohbet için Hocamıza teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.
Yorum Yazın