• Röportaj

Tuncer 'Hacettepe yarım asırlık bir çınardır'

Hacettepe Üniversitesinin yarım asırlık bir çınar olduğunu belirten Prof. Dr. Abdullah Murat Tuncer, 'Yaklaşık olarak 50 bin öğrencimiz üniversitemizde eğitim görmektedir. Özellikle sağlık alanında başarılarımız birçok üniversiteye örnek teşkil etmektedir.' dedi.
Tuncer 'Hacettepe yarım asırlık bir çınardır'
CRA - Ferhat YILDIRIM - Prof. Dr. Abdullah Murat Tuncer, "Teknik üniversite olmamamıza rağmen her alanda başarılanıyla isminden söz ettiren bir üniversiteyiz. Sağlıktan mühendisliğe, sosyal bilimlerden teknik konularda başarılı bir çizelgeyi yakalamış bulunmaktayız. Bu başarımızın altında yatan gerçek ise bizden önce yapılmayan tüm çalışmaları başarıyla uygulamaya koymamızdır. Daha önceki yöneticilerimizin aksine öğrencilerimiz ile diyalogu eğitim anında ve sonrasında hiçbir zaman bırakmadık. Bu diyalogumuz başarımızın altın anahtarıdır” diyerek konuştu.

28 yaşında en genç doçent ünvanı alan ve Tübitak ödülü de sahibi olan Prof. Dr. Abdullah Murat Tuncer, Rektör olmak için çalıştığı 10 yıl boyunca neler yapılacağı üzerine çalıştığını belirtti.

PROF. DR. ABDULLAH TUNCER’İN MESLEĞİ DE, İSMİ DE İSTİKLAL MADALYASI DEDESİNDEN MİRAS
Daima yanında bulundurduğu ve onur duyduğunu söylediği İstiklal madalyası ile alakalı açıklama yapmasını istediğimiz Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdullah Murat Tuncer, “Dedemin İstiklâl Madalyası’na sahip askeri bir doktor olması bana hem örnek olmuş hem de önemli bir sorumluluk vermiştir. Kendimi bildim bileli beri İstiklâl Madalyası’nı taşımayı hak eden, vatansever, onun kadar mücadeleci ve sabırlı iyi bir hekim olmayı aklımdan çıkaramamışımdır. Bir hekim olarak mesleğim de adımda bulunan Abdullah ismi de dedemden bana mirastır. Kendisi 9 yaşında Padişahımız Vahdettin’in aldığı bir kararla İstanbul’a getirilmiştir. Bu karar parlak öğrencilerin Anadolu’dan İstanbul’a getirilerek yetiştirilmesi projesidir. Dedem Boyabat Esengazili köyünden 9 yaşında çıkan hafız olan bir kişidir. Aynı zamanda o zamanlar ahilik çok yaygın kendisi bu sebeple Abdullah ahi şeklinde anılıyor. Kendisi 9 yaşında çıktığı bu yolda tabip olarak yetiştiriliyor. Kendisi askeri bir hekim olarak 3 kez esaret hayatı yaşıyor. Dedemin esaret yıllarındaki sabırlı mücadelesi, babamın vefakâr çalışmaları ve hizmeti, annemin sürekli en iyiyi başarma mücadelesi, ben ve iki kardeşime hayatta en iyiyi yapma ve ülkemize hizmeti bir ibadet bilme duygusu kazandırmıştır” dedi.

TEK KİTAPLI İNSANDAN KORKARIM SÖZÜNÜN YER ALDIĞI HEYKEL KARMAŞASINA SON VERDİ
Farklı zihniyette bulunan kişilerle yıllardır mücadele ettiğini belirten Tuncer, “28 Şubat’ta üniversitemize Aquinas’lı Thomas’ın “Tek kitaplı insandan korkarım” sözünün yer aldığı heykeli dikmişlerdi. Bu heykelin altına Yunus Emre’nin sözlerini yazarak bu çirkinliğe son verme şansını yakaladım” dedi.

GELİR GETİREN PROJELERİMLE ÜNİVERSİTEMİZİ BORÇ BATAĞINDAN KURTARMAK İÇİN ÇALIŞTIK
Tuncer, İlk rektör olduğumda Mercedes marka lüks makam arabalarını kaldırıp, öğrencilerimize burs vermek oldu. Her yıl bu sebeple 3000’e yakın öğrencimize burs sağlıyoruz. Değişik bankalardan gelen promosyonları değişik desteklerle kullanıyoruz. Öğrenci merkezli bir üniversite olmak adına gayret ediyoruz. Bilgi işlem, barınma ve alt yapı sorunumuz vardı bu sorunları sorun olmaktan çıkardık. Bilimsel araştırma ve ar-ge faaliyetlerinde ciddi bir yok aldık. TÜBİTAK projelerinde en ön sıralarda yer alıyoruz. Erasmus projesini en iyi kullanan üniversiteyiz. Şu an 300 öğrencimiz Avrupa da eğitim görüyor. Döner sermaye sorunumuz vardı. Rektör olduğumda devir aldığım borçları ödemek için gelir getirecek alanlara yatırım yapmayı tercih ettik. Yatak sayılarımızı artırdık. 10 yıldır kapalı olan yataklarımızı kullanıma açtık. Yeni borç oluşturmuyoruz ve borçları bitiriyoruz. Döner sermaye ile borçlarımızı bitirmeyi planlıyoruz. Hibe almadığımız halde borçlarımızı artırmadığımız gibi borçları hızla azaltıyoruz.

TEKNOKENT, SANAYİ İLE ÜNİVERSİTEMİZİ BULUŞTURDU
Bir kanunla kurulan Teknokent’in gelişiminden bazı çıkar çevrelerinin rahatsız olduğunu belirten Prof. Dr. Abdullah Murat Tuncer, “Teknokent projesi üniversiteleri sanayi ile buluşturma projesidir. Öğretim üyelerimiz teknokenti idare etmektedirler. Bizde kendilerine yardımcı oluyoruz. Direk bizim bir projemiz değil ama onların karşısında bir engel olursa kaldırıyoruz. Ülkemizin ilk elektrikli otomobili Teknokent’in projesidir. Türkiye’nin ilk elektrikli otomobilini bir cam fanusun içine koyarak üniversitemizin bahçesinde sergileyeceğiz. İnşallah bu proje benden sonra da devam edecektir diye ümit ediyorum. Çünkü Türkiye artık projeleri rafa kaldırma zamanlarını çoktan aşmıştır.

GEÇMİŞTE EZAN SESİNDEN RAHATSIZ OLANLAR VAR İKEN BUGÜN BÜYÜK BİR CAMİ PROJEMİZ VAR
Teknokent yaşam alanları ile iş alanlarını buluşturuyor. Arkadaşlarımız gerçekten çok çalışıyorlar. Modern teknokentimizde hem sosyal, hem spor, hem de ibadet alanı projesi var. Burada ezan okunması geçmişte problem iken bugün büyük bir cami yapılacak inşallah. Çalışanların mutlu olacakları bir alan oluşturdular” Teknokent içerisinde yapılan çalışmalardan gurur duyduğunu söyledi.

TEKNOKENT’İN PARALEL İLE BAĞLANTISI VAR İDDİASI ÜZERİNE DEVLET KURUMLARINA BİLGİ AKIŞI SAĞLAYACAK BİRİM OLUŞTURARAK İNCELEME BAŞLATTIM
Üniversiteyi devir alırken sorunları da devir aldıklarını söyleyen Tuncer, “Sorunların hep üzerine gittik. Bundan rahatsız olanlar dedikodu çıkardılar. Özellikle teknokent hızlı geliştiği için engellenmeye çalıştılar. Paralel yapı orada para aklıyor dediler. Böyle bir şey olursa istiklal madalyası taşıyan benim önce karşı çıkmam gerekir zaten ve öyle de oldu. Savcılığa, Sanayi Bakanlığına, SPK’ya bizzat müracaat ederek inceleme başlattık. 5 kişilik benden bağımsız bir ekip oluşturduk ve devlet kurumlarına bu ekip bilgi akışı sağladı. Bu söylenenler tamamen iftiraydı” dedi.

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN KATILIMIYLA DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜNDEN ÖDÜL ALMAK BENİM İÇİN BÜYÜK GURUR KAYNAĞI OLDU
Sadece Hacettepe Üniversitesi için değil, ülkemiz için durmadan çalıştıklarının altını çizen Dr. Abdullah Murat Tuncer, “Dünya sağlık teşkilatından bir ödül aldık. İlk bu ödül sayın cumhurbaşkanımıza sigara dolayısıyla verilmişti. Bu ödülü sayın Recep Akdağ ve sayın Cevdet Erdöl’de almıştı. Ülkemizden 4 kişinin aldığı bu ödül benim için bir onur olmuştur” dedi.
Yorum Yazın